Muhterem dostlar…
Dün, 10 Mayıs Anneler Günü’ydü.
Ben, ‘Analar Günü’ diyorum. Çünkü anne dilinin ucuyla söylenen bir söz gibi geliyor bana. Ama ‘Ana’ yürekten, kalbin derinliklerinden gelen bir söz.
Dünyanın en güzel canlısı ana cefakâr ve özverili canlısı anadır. Tüm canlılar için bu böyledir.
İnsanların anası daha bir başkadır.
Yavrusunu 9 ay karnında taşır. Geceleri uyumaz, yemez, içmez, temizler yavrusunu mutlu etmek için çabalar. Vatana millete hayırlı evlat olsun diye cabalar.
Her Türk anası, oğlu için büyüsün asker olsun, vatanını korusun, kızı için de büyüsün telli duvaklı gelin olsun diye dua eder. Dünyada başka bir örneği yoktur herhalde. Bu sadece Türk analarına mahsustur.
Ana çocuklarını eğiten bir öğretmen, bir yol göstericidir.
Bu eğitimi verirken bazen maşa, bazen süpürge, bazen de terlik kullanır.
Benim anam da bizi eğitmek için bunları kullanırken, kimi zaman da kekik yağı kullanır, ağzımıza sürerdi. O da çok yakardı. Kekik yağını bilhassa yalan söylediğimiz zaman kullanırdı. Tabii bizde bir daha yalan söylemezdik. Bizi böyle yetiştirdi.
Keşke sağ olsaydı da süpürge ile maşa ile dövüp, arkamdan terlik atsaydı.
Ama nafile, geçti, göçtü, gitti.
O gidince anladım ki ana kucağından gayri sıcak kucak yok.
Onun için sağlığında anaların kıymetini biliniz. Her gün sarılıp koklayıp dizine yatın. O kucakta bulduğunuz huzuru başka yerde bulamazsınız.
Yüz yaşına da gelsek elimize diken batsa anam diye bağırırız. İşte o anam ciğerden gelir.
Analarımızın hakkını ödeyemeyiz.
Bu vesileyle sağ olan analarımızın ellerinden öpüyorum, sağlıklı günler yıllar diliyorum.
Vefat eden analarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun inşallah.
Sevgili dostlar…
Sizlere de sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice yıllar diliyorum.
Selam ve saygılarımla…
































YORUMLAR