Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bel fıtığı varsa ameliyat gerekli mi?

Vücut ağrıları, hayatımızın farklı dönemlerinde karşımıza çıkıyor ve yaşam kalitemizi

Vücut ağrıları, hayatımızın farklı dönemlerinde karşımıza çıkıyor ve yaşam kalitemizi ciddi şekilde düşürebiliyor. Ancak birçok kişi, ağrılarla baş ederken kulaktan dolma bilgiler ve yanlış yönlendirmeler nedeniyle doğru tedavi yöntemlerine ulaşamıyor. “Bel fıtığı sadece ameliyatla geçer”, “Yaşlılıkta ağrı normaldir”, “Algoloji yalnızca bel ve boyun ağrılarına bakar” gibi yaygın inanışlar doğru mu? İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alireza Soltanzadeh, ağrı tedavisinde toplumda sıkça karşılaşılan yanlış bilgileri düzeltiyor, doğru yaklaşımlarla ağrısız bir yaşamın mümkün olduğunu vurguluyor. Ağrının bir hastalık değil, altta yatan başka bir problemin belirtisi olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Alireza Soltanzadeh, bu nedenle her ağrının multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiğinin altını çiziyor ve doğru bilinen yanlışlar hakkında uyarıyor.

BEL FITIĞI VARSA AMELİYAT GEREKİR Mİ?

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alireza Soltanzadeh sıkça sorulan soruları şu şekilde cevapladı: “Aslında her bel fıtığı ameliyat edilmez. Çoğu hastada istirahat, egzersiz, fizik tedavi ve algoloji uzmanlarının uyguladığı girişimsel yöntemlerle başarılı sonuçlar alınır. Lazer, radyofrekans veya ozon tedavisi gibi teknikler sayesinde hastalar ameliyatsız ağrılarından kurtulabilir. Ameliyat her durumda zorunlu değildir.

AĞRIYA KATLANIRSAM GEÇER Mİ?

Kronik ağrı, kendi kendine geçmez. Aksine zamanla sinir sisteminde kalıcı değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle ağrıya katlanmak yerine, erken dönemde bir algoloji uzmanına başvurmak önemlidir. Ağrıyı hafifletmek sadece konfor için değil, sağlığın korunması için de gereklidir.

FİBROMİYALJİ, MİGREN YA DA KRONİK YORGUNLUK PSİKOLOJİK MİDİR?

Bu hastalıkların temelinde sinir sistemi ve bağışıklık sistemiyle ilgili karmaşık mekanizmalar vardır. Elbette ruhsal durum ağrıyı etkiler ama tek neden psikoloji değildir. Vagus sinir hidrodiseksiyonu gibi yeni yöntemler, bu hastalıklarda bedenin dengesini yeniden kurmayı hedefler. Yani bilim, artık bu sorunların “gerçek” olduğunu ve tedavi edilebileceğini gösteriyor.

AĞRI KESİCİ İLAÇLAR ZARARLI MIDIR?

Gereksiz ve uzun süreli kullanım zararlı olabilir ancak kontrollü ve doktor gözetiminde kullanılan ağrı kesiciler güvenlidir. Önemli olan, ağrının kaynağını bulmak ve doğru tedaviyle sorunu çözmektir. Algoloji tam da bu noktada devreye girer.

SİNİR BLOKLARI TEDAVİSİ RİSKLİ MİDİR?

Bu yaygın bir korkudur. Oysa ki sinir blokları, ultrason veya floroskopi gibi ileri görüntüleme yöntemleri eşliğinde güvenle yapılır. Doğru ellerde risk son derece düşüktür ve hastaya büyük rahatlama sağlar.

YAŞLILARDA AĞRI NORMAL MİDİR, TEDAVİYE GEREK YOK MUDUR?

Yaş almak, ağrı çekmek anlamına gelmez. Kronik ağrı yaşlıların hayat kalitesini ciddi şekilde düşürür, hareketlerini kısıtlar ve depresyona yol açar. Algoloji tedavileriyle yaşlılarda da ağrısız ve aktif bir yaşam mümkündür.

ALGOLOJİ SADECE BEL-BOYUN AĞRISINA BAKAR MI?

Algoloji çok daha geniş bir alandır. Kanser ağrılarından migrene, eklem ağrılarından nöropatik ağrılara kadar birçok farklı tabloyu kapsar. Sinir blokları, eklem içi enjeksiyonlar, epidural ve spinal uygulamalar, hatta sinir kökü tedavileri algolojinin alanına girer. Yani algoloji sadece “bel-boyun” değil, bütün kronik ağrılar ile ilgilenen uzmanlık alanıdır ve yüksek teknoloji ile kişiye özel tedaviler sunar.”