Muhterem dostlar…
Bugün okullarımız açılıyor. Milyonlarca öğrencimiz okula başlayacak. Öğrencilerimize başarılar, velilerimize kolaylıklar diliyorum.
Bu arada, okulları kapatılan köylerden taşımalı öğrencilerimiz var. Bunların durumları çok vahim. Sabahın erken saatlerinde kalkacaklar, uykusuz ve belki de aç susuz okullarına gelecekler.
Ben gerek Valilik Halk Günü Toplantılarında gerekse belediye başkanlarına defalarca müracaatta bulundum. Eski velilerimiz ve Burhanettin Çoban Bey pekala biliyorlar.
İsteğim şuydu:
İlk ve orta öğretime gelen çocuklara sabahları bir bardak çorba, öğlenleri bir tabak yemek verelim.
Ayrıca, şehir içi ucuz yolculuk imkanı sağlayalım. Hatta 65 yaş üstü ücretsiz seyahat eden kişilerden belirli bir ücret alınsın, bu paralar öğrencilerimize katkı sağlasın.
Başaramadım…
En son, bu yemek olayını Belediye Başkanımız Burcu Köksal Hanıma ilettim. Bana söylediği şey şu: Ahmet amca, ben ücretsiz yemek veririm. Teklif de ettim. Ama
Milli eğitim Bakanlığı ve haliyle Afyon Valiliği ret cevabı verdi. Ben de çocuklara üzülüyorum ama kabul görmedi.”
Bu yemek işini bazı belediyeler ücretsiz veriyorlardı. Maalesef baskıyla kaldırıldı. Bu konuyu yeniden gündeme getireceğim…
Bir tost olmuş 80-100, bir simit 15 lira olmuş. Bizler dedik ki öğlen yemeklerinden katkı payı gibi 20-25 TL alınız. Olmuyor olmuyor.
İnşallah bu sezon başarılı oluruz. Bana bazıları siyaset yapıyorsun diyecektir, ama bunun siyasetle ilgisi yok. Gerçek bu.
***
Yeni dönemde iyi ki Bakanlık kılık kıyafet mecburiyeti getirdi. Çok isabetli ve yerinde bir karar.
Kıyafet serbest bırakılması sakıncalı idi. Kimin öğrenci kimin öğretmen olduğu belli değildi. Geçenlerde Rıza Çerçel Kültür Merkezi’nin bahçesinde dostlarla otururken bir adam geldi. Tanıştırdılar. Adam ben öğretmenim dedi.
İnanın, ayakkabılar çürümüş, ayağındaki pantolon gömlek kirden pastan görünmüyor. Ütü falan hak getire. Saç sakal birbirine karışmış. Eskilerin hippisi gibi…
Ben adama, “Yahu hocam, seni gören öğrenci okula girmez. İnsan biraz mesleğine uygun giyinir” deyince tutunamadı gitti.
İnşallah kılık kıyafet öğretmenlere de uygulanır
Kıyafet serbest olunca adam torbacı mı okul önlerinde gezen sapık mı tespit etmek mümkün değildi.
Bu böyle olunca, basından öğrendiğimize göre, uyuşturucu asalaklar rahat hareket edebiliyorlar.
İnşallah azalır veya yok olurlar. Çocuklarımız da bu lanet illete bulaşmazlar.
***
Okullardaki kayıt parası olayı ise tam bir muamma
Kayıtlar başlayınca, sayın bakanlar lütfederler, “Öğrencilerden asla para alınmayacak. İşin aslı öyle değil” türü açıklamalar yaparlar.
Atatürk Ortaokulda yıllarda koruma derneği başkanlığı yaptım. İnanın bu kayıt paraları alınmasa okullar garip kalır. Temizlik malzemeleri ya da kırtasiye gereçleri bulamazsınız.
Okulun bir ihtiyacı olsa okul müdürü milli eğitim müdürüne, müdür valiliğe belki de valilik bakanlığa yazacak. Bilgi gelene kadar okul kapanır.
***
Size bir olay anlatayım.
Atatürk Ortaokulu Müdürü Zeki Bey vardı. Kış günü, havalar soğuk.
Kalorifer motoru arıza yapmış. Motor tamir edilecek veya yenisi alınacak. “Abi ne yapacağız” dedi. Ben tamirci dostumu aradım, okulda buluştuk. Sınıflar buz gibi olmuş. Çocuklar donacak, Motor ustası, “Abi bu motorun yapılması şu para şu zamanda yapılır” dedi.
Olayı Milli Eğitime bildirsek, yazışmalar yazı bulacak. Yeni bir motor aldık. Aynı gün takıldı. Çocuklar ısındı.
Mesela okulun camı kırıldı. Kırtasiye temizlik maddesi gerek. Anında temin edersiniz. Anlatmak istediğim bu paralar olmasa okul ihtiyaçları anında karşılayamaz. Okulda bazı gariban öğrenciler tespit edilir onların bazı gariban.
Ama kayıt parası diye baskı yapılma, gönüllülük esası önemli.
Çocuklarımıza öğretmenlerimize yeni dönemde başarılar diliyorum…
***
AFYON LİSESİ
Tarihi Afyon lisesi akşam olunca karanlığa gömülüp, kaderine terkediliyor.
Muhteremler muktedirler, karanlık tehlikeyi davet eder. Şehrimizin merkezindeki bu güzel binamızın ışıklandırılması için valilik, milli eğitim müdürlüğü ve okul müdürlüğüne defalarca gittim.
Nafile.
Neymiş efendim elektrik parası çok gelirmiş. Bir sürü kablo ve lamba gerekmiş
Onları biz temin edelim. Siz muktedirler sadece lütfedip izin verin…
Aynı konuyu Belediye Başkanımıza söyledim. “İzin versinler aydınlatmayı biz yapalım” dedi.
O hiç olmaz.
Arkadaşlar
Bir bayan muhtarımız söyledi: “Abi ara sokakta insanlar duvarlarına işiyor. Başka rezaletlerde oluyor. Çünkü karanlık.”
Buradan muktedirler bir daha bildiriyorum:
Bu güzel ve tarihi binayı ya siz aydınlatın ya biz aydınlatalım veya müsaade edin belediye bu görevi yerine getirsin…
***
Sizlere sağlık huzur ve mutluluk dolu günler yıllar temenni ediyorum…
Allah’a emanet olunuz… Hoşça kalınız, mutlu kalınız
Selam ve saygılarımla…
































YORUMLAR