Çiftçilerin artan maliyetler karşısında üretmeye devam ettiğini ancak emeğinin karşılığını alamadığını belirten Bülbül, hükümete üreticiyi rahatlatacak adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Çiftçi üretiyor ama borçlanarak üretiyor”
Bülbül, bugün Türkiye’de çiftçinin üretimin değil, geçim derdinin mücadelesini verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye’de çiftçi üretimin değil, geçim derdinin mücadelesini vermektedir. Tarlasına umut eken üretici, hasat sonunda emeğinin karşılığını değil, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünmektedir.”
“TMO’nun açıkladığı fiyatlar yetersiz kaldı”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarının maliyetlerin gerisinde kaldığını ifade eden Bülbül, ödemelerin gecikmesinin de üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday için açıkladığı 16.500 TL, arpa için açıkladığı 12.750 TL alım fiyatları, artan maliyetler karşısında yetersiz kalmıştır. Daha da vahimi, ödemelerin haftalar sonra yapılacak olmasıdır. Acil nakde ihtiyaç duyan üretici, ürününü özel sektöre çok daha düşük fiyatlardan satmak zorunda bırakılmaktadır. Bugün piyasada arpa yaklaşık 10.500 TL, buğday ise 14.000 TL seviyelerinde alıcı bulmaktadır. Bu fiyatlarla çiftçinin ayakta kalması mümkün değildir.”
“Sultandağı ve Çay’daki kiraz üreticileri de aynı tabloyu yaşıyor”
Afyonkarahisar’ın önemli tarım merkezlerinden Sultandağı ve Çay ilçelerindeki kiraz üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Bülbül, kiraz üretiminin yıl boyunca emek isteyen bir süreç olduğuna dikkat çekti. “Aynı tablo, Sultandağı ve Çay bölgemizin dünyaca ünlü kiraz üreticilerinde de yaşanmaktadır.” “Kiraz üretimi; sadece hasat zamanı yapılan bir iş değildir. Yılın büyük bölümünde bakım, budama, sulama, zirai mücadele, don ve dolu riskiyle mücadele eden üretici; emeğini, sermayesini ve geleceğini toprağa yatırmaktadır. Sofralara ulaşan bir avuç kirazın arkasında büyük bir alın teri ve fedakârlık vardır.”
“Kirazın 60 TL seviyesinde alıcı bulması kabul edilemez”
Kiraz fiyatlarının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Bülbül, artan girdi maliyetlerine rağmen üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti. “Bütün bu emeğe rağmen kirazın yaklaşık 60 TL seviyesinde alıcı bulması üreticiyi derinden üzmüş, umutlarını kırmıştır. Mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetleri katlanırken üreticinin emeğinin bu kadar değersizleştirilmesi kabul edilemez.”
“Tarım stratejik bir sektördür”
Tarımın yalnızca üreticiyi değil tüm toplumu ilgilendiren stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Bülbül, üretimin azalmasının gıda fiyatlarını da doğrudan etkileyeceğini söyledi. “Tarım stratejik bir sektördür. Çiftçisini küstüren bir ülke, yarın gıda güvenliğini de kaybeder. Üretici kazanamazsa üretim azalır; üretim azalırsa sofralardaki hayat pahalılığı daha da artar. Bunun bedelini yalnızca çiftçi değil, 86 milyon vatandaşımız öder.”
Hükümete 5 maddelik çağrı
Bülbül, açıklamasında hükümete yönelik taleplerini de sıraladı.
- TMO alım bedelleri geciktirilmeden ve peşin olarak ödenmelidir.
- Hububat piyasasında üreticiyi mağdur eden düşük fiyat oluşumuna acilen müdahale edilmelidir.
- Kiraz üreticisinin zararını telafi edecek yeni bir fiyat düzenlemesi yapılmalı, Sultandağı kirazının üreticiye en az 90-100 TL gelir sağlayacağı bir destek modeli oluşturulmalıdır.
- Mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik ve sulama maliyetleri düşürülmeli, üretici etkin şekilde desteklenmelidir.
- İhracatın önündeki engeller kaldırılarak üreticinin dünya pazarlarında hak ettiği değeri alması sağlanmalıdır.
“Çiftçimizin tek talebi ayrıcalık değil, adalettir”
Açıklamasının sonunda Demokrat Parti olarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Hikmet Bülbül, şu ifadelerle sözlerini tamamladı: “Demokrat Parti olarak; alın terinin, emeğin ve üretimin yanında olmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin tek talebi ayrıcalık değil, adalettir. Çiftçimizin kazandığı, ürettiği ve geleceğe güvenle baktığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek zorundayız.”
Bülbül, tüm üreticilere bereketli, kazançlı ve hayırlı bir hasat sezonu temennisinde bulundu.

