Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rektör Karakaş: AKÜ Çiftliği ve Hayvan Hastanesinin başındaki ilk kavram eğitim

AKÜ Rektör Prof. Dr. Karakaş, Tarım TV’de yayınlanan ‘Yeşil Yakalılar’ programında konuştu: “AKÜ Veteriner Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Çiftliği ve Hayvan Hastanesini başındaki ilk kavram eğitimdir. Dolayısıyla bütün uygulamalar burada yapılır. İntörn öğrencilerimiz de sürekli hastanedeler.”

AKÜ Rektör Prof. Dr. Karakaş, Tarım TV'de yayınlanan 'Yeşil Yakalılar'

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Tarım TV’de İsmail Yolcu moderatörlüğünde hazırlanan ‘Yeşil Yakalılar’ programına konuk oldu. Rektör Karakaş, programda AKÜ’nün tarım ve hayvancılık noktalarındaki çalışmalarını paylaştı. AKÜ Veteriner Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Çiftliği ve Hayvan Hastanesini başındaki ilk kavramın eğitim olduğunu vurgulayarak, “Dolayısıyla bütün uygulamalar burada yapılır. İntörn öğrencilerimiz de sürekli hastanedeler. Milli Parklar Bölge Müdürlüğü ile birlikte yaban hayatını koruma ve rehabilitasyon merkezimiz var. Öğrenciler uygulamalı olarak da bu işin içerisinde yer alıyor. Sadece Afyonkarahisar’a değil, bölgenin yaban hayatına hizmet veren bir birim. Yıllık 700 civarından yaban hayatından hayvanlar getiriliyor. Türleri de oldukça farklı. Bunların yarısı tedavi edilip doğaya salınıyor. Zaman zaman bu salımlara bende katılıyorum. Bu bir hizmet, ekosisteme ciddi bir hizmet. Aynı zamanda veteriner fakültesi öğrencilerimizin de bu alanda uygulama görmesi açısından da önemli bir imkan” dedi.

‘2018’DEN SONRA AFYON’UN KAPASİTESİNİ VE KAYNAKLARINI ÖNE ÇIKARAN NOKTALARI TESPİT ETTİK’

“Afyonkarahisar’ı şehir olarak iyi tanıyorum, her kademesinde yöneticilik yaptığım için üniversiteyi iyi tanıyorum. 2018’deki bölünmeden sonra yönetim ekibimizle birlikte oturduk ve nasıl bir yol almamız gerektiğini değerlendirdik” diyen Rektör Karakaş, Afyon’un kapasitesi ve kaynaklarını öne çıkaran noktaları tespit ettikten sonra bu alanları ‘öncelikli alan’ olarak stratejik plana dahil ettiklerini kaydetti. Karakaş, “Afyon Kocatepe Üniversitesi klasik bir üniversite olarak varlığını sürdürüyor ama lokomotif olan kısım ayrılınca biz yeni lokomotiflerin neler olacağını tartıştık. Netice olarak hem üniversitemizin imkanları doğrultusunda, hem şehrimizin kapasitesi ve kaynakları öne çıkan hususları tespit ettik ve bu alanları öncelikli alan olarak stratejik planımıza koymaya karar verdik. 6 yıldır da bu anlayışla, yönetim felsefesiyle üniversiteyi yönetmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

‘AFYON’U TERMALİN BAŞKENTİ OLARAK TANIMLIYORUZ’

Öne çıkan alanlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Karakaş, şöyle devam etti: “Birincisi veteriner, tarım ve hayvancılık alanı. Veterinerlik fakültemiz vardı. Biz burayı ciddi anlamda şekillendirdik. Yeni revizyonlar, yeni yatırımlar, pozitif ayrımcılıklar yaptık. Önemli noktaya geldi. İkincisi turizm. Neden turizm? Afyonkarahisar’ı biz aynı zamanda termalin başkenti olarak tanımlıyoruz. Bir turizm fakültemiz var, üç bölümümüz vardı. Yeni pilot uygulama kapsamına alınan 9 üniversiteden birisi olarak yeni bir bölüm daha açtık. Turizm rehberliği, turizm işletmeciliği, gastronomi ve mutfak sanatları bölümümüz vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile YÖK’ün yaptığı bir protokol kapsamında gastronomi ve turizm işletmeciliği yönetimi diye bir bölüm kuruldu. Müfredatı çok farklı olacak. Öğrenci hazırlık döneminin ardından iki dil öğrenmiş olacak. Arkasından dört yılın yarısı sektörde yarısı üniversitede geçecek. Sektörlerle şimdiden protokol yapıldı. Planlamalar yapıldı. Üçüncü alanımızda mühendislik fakültesidir. Afyon’un bir takım kaynakları var. Mermer, jeotermal ve gıda Afyon’da önemli sektörler. Bu alanlarla ilgili bölümlerimiz var. Biz bunları da öncelikli alanlar yaptık, bu alanlarımıza paralel olarak hem araştırma merkezleri kurduk hem laboratuarlar kurduk.”

‘JEOTERMALLE İLGİLİ HER TÜRLÜ ARAŞTIRMAYI YAPABİLİYORUZ’

TÜBİTAK’ın jeotermal alanındaki etkinlik analizinde ikinci sırada olduklarını vurgulayan Karakaş, “Şuanda akredite bir doğal taş analiz laboratuarımız var. Uluslararası akreditasyonlarımız da var. Türkiye’nin bütün bölgelerine hizmet veren bir laboratuvara dönüştü.  Jeotermalle ilgili bir numarayız diyebilirim. TÜBİTAK’ın bu alandaki etkinlik analizinde ikinci sıradayız. Jeotermal araştırma ve uygulama merkezimiz var. Yeni aldığımız cihazlarla birlikte jeotermalle ilgili her türlü araştırmayı yapabiliyoruz. Yurt dışına açıklamak üzereyiz. Gıda kontrol analiz laboratuarı kurduk. Şuan onların akreditasyon süreçlerini hızlı bir şekilde tamamlıyoruz. O laboratuarımızda örneğin AKÜDO diye bir dondurma üretiliyor. Tescilli bir markadır. Yağlı manda sütünden altı çeşit dondurma üretiliyor, tamamen organik bir biçimde. Bir marka değer oluşturma anlamında bunu yaptık. Dolayısıyla bu üç alanı öncelikli alan olarak belirledik, stratejik planımıza koyduk. Resmileştirdik, yatırım ve çalışmalarımız noktasında öncelik verdiğimiz alanlar oldu. Bunlarda Afyonkarahisar’a hitap eden, Afyonkarahisar’ın potansiyellerini değerlendirmeyi hedefleyen anlayıştan kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

‘TAGEM İLE BİRLİKTE MANDA ALANINDA ISLAH ÇALIŞMALARI BAŞLATTIK’

AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, yaptığı değerlendirmenin devamında ise şunları söyledi: “Veteriner, hayvancılık ve tarım alanını öncelikli alan yaptıktan sonra bir kaç başlıkta yapmamız gerekenleri gördük. Bunlardan birisi de uygulamaya dönüktü. Çiftlikte eğitim var evet, ama bir de araştırma kısmı olmalı. Aslında geçmişten de gelen çalışmalar yok değil, var. Biz bunları hızlandırdık. Veteriner fakültemize bağlı çiftliğimizi eğitim, araştırma ve uygulama çiftliği olarak bakanlıktan tescilledik. Bu çiftlikte TAGEM ile birlikte manda alanında ıslah çalışmaları başlattık. Orada elde edilen sonuçlar, et ve süt oranlarının yüzde 30 civarında artırılmasını sağladı. Anadolu mandasına uygun yeni bir barınak yaptık. İnşaatı tamamladık. Makine teçhizat alım sürecindeyiz. Hem o mandalar üzerinde araştırmalarımız devam edecek hem de AMANDA tescilli markamızla Afyon manda kaymağı, sütü, yoğurdu ve mozarella peyniri üreteceğiz.

‘TARIM VE HAYVANCILIĞI ÜLKENİN KRİTİK SEKTÖRÜ OLARAK GÖRÜYORUZ’

Çiftlikte mandanın dışında bir de küçükbaş araştırma alanımız var. Orada  yine TAGEM ile birlikte ıslah çalışmaları kapsamında Türk tekzeli ürettik. Tekzel bir koyun türü. Özellikle Fransa, Belçika ve İspanya bölgelerinde yaşayan bir koyun ve et oranı oldukça yüksek olan bir tür. İç Batı Anadolu ikliminde yaşayabilecek bir tür değil, biz iki tekzel koyundan bu projeyi başlattık. Bugün sürülerimiz var. Türkiye’nin bütün bölgelerinde yaşamını sürdürebilecek, elit sürümüz var. Yaygınlaştırma aşamasına geçtik. Bununla ilgili de Eskişehir, Denizli ve Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğüyle, İl Özel İdare ile bir takım protokoller yaptık. Tekzel genlerinden hareketle bizim yerli ırklarımız olan ramlıç, dağlıç ve pırlak koyunlarında da melezleme yapıldı, yeni türler geliştirildi. Dolayısıyla oldukça verimli bir proje ortaya çıktı. Tamamlanmış bir proje ama araştırmalar devam ediyor. Tarım ve hayvancılığı ülkenin kritik sektörü olarak görüyoruz.

‘AKÜ HAYVAN HASTANESİ, KRİTİK ZAMANLARDA İNSANA DA HİZMET VEREBİLECEK BİR  KONSEPTTE’

Hayvan hastanesini tasarlarken pandemi dönemine denk geldi. Kritik zamanlarda insana da hizmet verebilecek bir  konsept olsun istedik. Şuanda hayvan hastanemiz beşer hastanesine dönüştürülebilecek kapasitede inşa edilmiştir. Epey bir hastane gezdik. Hastanemizde pet, egzotik ve çiftlik hayvanları ayrı ayrı bölmelerde yapılabilsin anlayışından hareketle ayrı klinikler oluşturduk. Bu hafta içerisinde Strateji Bütçe Başkanlığından tomografi için finans kaynağı da aldık.

‘AKÜ KAMPÜSÜ, TÜRKİYE’DE JEOTERMAL İLE ISITILAN EN GENİŞ EĞİTİM ALANI’

Bizim üniversitemizin ana kampüsü jeotermal enerji ile ısıtılıyor. Türkiye’de bu enerjiyle ısıtılan en geniş eğitim alanı diyebiliriz. Kömür ve diğer katı atıkların yarattığı çevre kirliliği üniversitemizde yok. Yeni yaptığımız binalarda yağmur hasat sistemini mutlaka entegre ediyoruz. İklim duyarlılığı açısında önemli. Bunun yanında bu çevreci anlayışı destekleyen peyzaj çalışmalarını, sistematik işlerimizi bu anlayışla kullanmaya çalışıyoruz. Bundan dolayı da Endonezya merkezli GreenMetric derecelendirmesini yapan bir kurum var. 2019 yılında müracaat ettik. Türkiye’de 2024 verilerine göre 300 küsür üniversite arasında 27. sıradayız. Dünyada 227. sıradayız. Bu anlayışımızı sürdürüyoruz.” Buğra Avşar