• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Celal Bursalıoğlu
Celal  Bursalıoğlu
celalbursalioglu@afyonsehir.com
OLMADI BAŞKAN OLMADI!
  • 0
  • 86
  • 29 Ağustos 2022 Pazartesi
  • +
  • -

 

Yılda iki dini bayramımız var. Biri Ramazan Bayramı, diğeri Kurban Bayramı. Bu iki bayram gelmeden önce evlerde bir neşe ve hummalı çalışma başlar. Ev halkı yorulsa da şikayetçi olmaz. Çünkü değer verdiğimiz iki bayram için eve gelecek ziyaretçilere temiz ve kusursuz hizmet vermektir amaç.

Bir de milli bayramlarımız var. Bu milli bayramlarımızın bazıları bir günde anılıp bitiyor, bazısı neredeyse bir hafta sürüyor. İşte bir hafta süren bu bayramın adı Zafer Bayramı.

Afyonkarahisar Belediyesi de tıpkı ev halkı gibi bu bayram için ev sahipliği yapmaktadır. Aynı ev gibi cadde ve sokaklar temizlenir, yanmayan ışıklar yanar, her yer bayraklarla süslenir. Tıpkı panayır gibi.

Bu bayramın en özel bölümü ise, ilimizin yani Afyonkarahisar’ımızın düşman işgalinden kurtulduğu gün olmasıdır. Yani 27 Ağustos ilimizin özgürlüğe merhaba dediği ilk gündür.

Protokol anıta çelenk koyarak Ata’mıza olan saygısını gösterir. Tebrikler başlar, sonra çeşitli sergi açılışları ve değişik etkinlikler tertiplenir. Bayraklarla yürüyüşler, folklor gösterileri vs. vs. Derken gerçek bayram kutlaması Anıtpark önünde başlar.

Bu törende de saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile birlikte çeşitli konuşmalar olur. Bu törende ev sahibi nedeni ile belediye başkanı halka konuşma yapar. Bu konuşmanın içeriği, ilimizi düşman işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere saygısını ve sevgisini anlatan bir metinden oluşur.

Daha sonra Mehmetçiklerimizin düzenlediği temsili savaş gösterisi, geçitler ve çeşitli oyunlar sergilenir. Buraya kadar her şeyin normal olduğu bir resmi törende, anormal olan amaçlar ve gayeler kafalarda soru işareti yapar.

Örneğin ‘kırık hava’ oynanmadan hiçbir düğünün olmadığı ilimizde, folklor gösterilerinde kırık havasının olmayışı acaba bir plan mıdır? İlimizin folklor ekibi neden bu havayı oynamadı? Bunda bir kasıt var mı? Merak ediyorum.

Ayrıca Belediye Başkanı Sayın Mehmet Zeybek’in yaptığı konuşmada, ‘Fesli Deli Kadir’ olarak bilinen Cumhuriyet düşmanı Kadir Mısıroğlu’na atıfta bulunması, yine bir kasıt mıydı?

Bu tören ilimizi düşman işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarını anma programı. İşgalde şehit düşenleri rahmetle, gazilerimizi gururla anma programı. Herkes hüzün ve neşeyi bir anda yaşarken cumhuriyet düşmanını anmak nerden geldi aklınıza sayın başkan.

İstersen bu ‘Fesli Delinin’ söylediklerinden bahsedeyim size.

“Keşke Yunan galip gelseydi, ne hilafet yıkılırdı ne şeriat kaldırılırdı!”

“Şeriat gelsin de isterse Türkiye batsın, ben razıyım!”

“Mehmet Âkif serserinin teki!”

Daha o kadar çok Cumhuriyetle ilgili hakaret eden sözleri var ki, neden törenlerde onun ismini andınız merak ediyorum. Gerçi camilerde bile Atatürk’ün adını anmaktan korkanlar ve imamlara böyle konuşacaksınız diye talimat verenler varken, sizin yaptığınız konuşma da bir görev midir? Bu görev kimin için yapılmaktadır?

Haftalarca süren çalışmalarınız, temizlikleriniz ve astığınız bayraklar bir cümle ile yerle bir oldu. Bir yanda cumhuriyetimizin kuruluşu ilimizin kurtuluşu kutlanıyor, yaptığınız konuşma ile de bu Cumhuriyet düşmanı saygı ile anılıyor.

Keşke hiçbir yere Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri asmasaydınız. O zaman gerçeği bilirdik. Sizin de Cumhuriyete karşı olanların içinde olduğunuzu düşünürdük.

Atatürk’ü andığımız bir törende, Atatürk düşmanı birisini rahmetle anmak bir provokasyondur Sayın Başkan. Olmadı bu.

Allah’a emanet olun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM