• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Editör Editör
Editör  Editör
editor@afyonhisargazetesi.com
  ALEMLERE RAHMET HZ.MUHAMMED (S.A.V.)
  • 0
  • 168
  • 30 Ekim 2020 Cuma
  • +
  • -

 

Bugün birbuçuk milyarlık İslam ailesinin Peygamberi Hz.Muhammed (s.a.v.) in doğum günü. Alemlere rahmet olarak gönderilen Allah elçisinin veladeti bütün İslam Aleminde coşkuyla, usulüne uygun olarak kutlanıyor. Peki birbuçuk milyarlık İslam Aleminin kaç ferdi Peygamber Efendimizi hakkıyla tanıyor? Bunun hesabını yapmamız zor ama şunu iyi biliyoruz ki; bu koca ailenin her ferdi Onu (s.a.v.) bilmektedir. Malumunuz üzere bilmek ayrıdır, tanımak ayrıdır. Onu bilenler çoğunluktadır  ama tanıyanların o çoğunlukta olduğunu ne yazık ki söyleyemeyiz. Onu bilenler Onun ne zaman doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini, savaşlarını, çocuklarının isimlerini, hanımlarını, hicretini, miracını ve daha onlarca şeyi bilebiliyor. Çok gariptir, bu bilinenlerin çoğunu belki daha fazlasını Mekke’de Ona karşı çıkanlar da biliyorlardı. Herhalde Hz. Muhammedin (s.a.v.) amcası Ebu Leheb bizden daha çok Peygamber’in bu özel bilgilerine sahip idi. Ama onlar o yüce ruhu tanıyamadılar, tanıyamadıkları içinde tam anlamı ile tabi olamadılar ve Ona karşı oldular. İşte bilmek yalnız başına yeterli değil, o bilginin marifete, yani aşka dönüşüp sahibini tanıdığı o değerler uğruna fedakarlık yapmaya zorlamalıdır.

Allah Resulü’nün mübarek ellerinde yetişen o örnek neslin en büyük özelliklerinden bir tanesi de hiç şüphesiz Ona (s.a.v.) duydukları aşk ve muhabbettin boyutudur. Onlar kendilerini bir ateş çukurunun kenarından kurtaran, hidayet çeşmesinin o tatlı suyu ile buluşturan ve onları bereketli bir sofra olan nübüvvet sofrasına kavuşturan Alemlerin Sultanına karşı bir minnet ve vefa borcu olarak öylesine seviyorlardı ki; en aziz bildikleri şeyleri Onun (s.a.v.) yolunda feda etmekten bir an geri durmuyorlardı. Onu (s.a.v.) görmedikleri günü ziyan sayıyor, o bereketli sesi duymadıkları günü yaşanmamış kabul ediyorlardı. Bazen meclislerinde birbirlerine Efendimizi anlatarak özlemlerini gideriyor, Onun (s.a.v.) adını anmadan, hiçbir konuşmaya başlamıyor ve yine adını anmadan konuşmalarını nihayete erdirmiyorlardı.

Medine’nin gençlerinden olan Hassan b. Sabit şiirde zirve şahsiyetlerden biriydi. Allah Resulü Medine’ye hicret edince o da ensarî Müslümanlardan oldu, o da evini ve yüreğini Mekke’den gelen iman kardeşlerine açtı. Hassanın o günden sonra şiirlerine konu olan tek bir şey vardı, o da: Hz.Peygamber’di. Hassan yazıp okuduğu şiirlerle sahabenin yüreğinden kopup gelen Peygamber aşkını iyice derinleştiriyor, her şiiri ile bu aşkın boyutunu daha da ötelere taşıyordu. Sahabe onu her gördüğünde; Hadi Hassan, bir şiir oku da Efendimizi anlat ve bizlere canlarımızın yoluna feda olduğu Resullullahı medhet derlerdi. Hassan b. Sabit sahabenin bu isteğine şöyle karşılık verecekti:

Ve ma medahtü Muhammeden bi makaleti

Ve lakin medahtü makaleti bi Muhammedin

Allah Resulüne vurgun bir yürek olan Hassan diyordu ki:

‘’Ben şiirlerimle Muhammedi övmüyorum

Bilakis Muhammed ile şiirlerimi medhedip, güzelleştiriyorum’’.

Doğum günün kutlu olsun Efendim..

Lokman ÖZKUL

İlahiyatçı-Yazar

lokmanozkul@gmail.com

Faydalandığımız Kaynak: M.Emin Yıldırım’ın Alemlere Rahmet Hz. Muhammed kitabı (Siyer Yayınları-2011)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM