• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Editör Editör
Editör  Editör
editor@afyonhisargazetesi.com
  • 0
  • 153
  • 02 Kasım 2020 Pazartesi
  • +
  • -

SEVAP HEYBELERİMİZ NASIL DOLACAK?

(ÖNEMLİ BİR UYARI)

 

Kendini bilen Müslüman yaşadığı süre içinde durmaksızın sevap heybelerini doldurmanın peşine düşmelidir. Hiç şüphesiz ki Ahirete yatırım ancak böyle olur.

Hiç şüphesiz ki bizim önderimiz, rehberimiz Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bizim yapacaklarımızı sağlığında belirtmiş bulunmaktadır. Buna rağmen biz hala gaflet uykusunda isek hemen uyanmamız gerekiyor. Müslümanlar birbirleriyle sevap konusunda birbirleriyle gizli bir yarışa girmeleri gerekir. Durmadan sevap kazanma bayrağını taşımaya talip olmalıdırlar. Sevap heybelerini ağzına kadar doldurmaya and içmelidir. Müslüman’ın bu dünyaya geliş gayesi Allah’ı tanımak ve O’na gereği gibi kulluk yapmak değil mi? Ama gelin görün ki şeytan ve nefis bir türlü yakamızı bırakmıyor ve bizi mağlup etmek için tabiri caizse elinden geleni yapıyor da kılımız bile kıpırdamıyor. Zaman elbette silkinme, kendine gelme, Allah’ı bilme, tanıma, O’nu zikretme zamanıdır. O’nun rızasını kazanmak için gecede gündüzde gayret ve çaba sarf etme zamanıdır.

“Kim ki Kur’an bilmedi, sanki bu dünyaya gelmedi.” Diyen Allah dostu Yunus Emre’nin sözü kalbimize ve gönlümüze nakış gibi işlenmeli ki kendimize gelebilelim. Her an ve her durumda bizi yaratan Yüce Allah (c.c.)’ı zikredelim ki kalbimizdeki kirler ve paslar yerinden sökülüp gitsin ve kalbimiz sevaplarla dolarak ışıl ışıl olsun.

Kendini bilen Müslüman her gün yatmadan önce kendini hesaba çekendir. Muhasebe-murakebe ve kıyaslama yapandır. Akşama kadar işlediği günahları ve sevapları terazinin kefelerine koyup ne yaptığını ölçen ve biçendir. Ölmeden önce ölmeye çalışandır. İşin en önemlisi de ertesi günah hiçbir günah işlememeye yemin edendir.

Bir başka Allah dostu da şöyle buyurmuş: “Meyve derdinde olmayan ağaç odundur.”   Vaziyet böyle ise bizlerde bir insan solarak durmadan meyve veren ağç konumunda olmalıyız. Derdimiz Allah(c.c.) olmalı. Derdimiz Allah’ı zikretme olmalı, namaz olmalı, zikir olmalı, fikir olmalı ve şükür olmalıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Seni gece ve gündüz Allah’ı zikretmenden daha çok (sevabı olan) bir zikre delalet edeyim mi?” diye sordu ve şöyle buyurdu:

“Elhamdü Lillahi Adede Ma Halag. Ve’l hamdü lillahi Mil’e Ma Halag. Velhamdü Lillahi Adede Ma Fi’s Semavati Ve Ma Fi’il ard. Ve’l hamdü Lillahi Adede Ma Ahsa Kitabühü. Velhamdü Lillahi Adede Külle Şey’in. Velhamdü Lillahi Mil’e Külli Şey’in. Der, Allah’ı bunların benzerleriyle tesbih edersin.” Buyurdu. Sonra da “Senden sonrakilere (evlatlarına ve çocuklarına bunları öğretirsin.” Dedi. (Ahmet b. Hanbel-Tebarani-Mu’cemu’l Kebir)

Manası: Yarattıklarının adedince sana hamd olsun, yarattıklarının dolusunca sana hamd olsun, yer ve göklerde bulunanların adedince sana ham olsun. Kitabında (Levh-i mahfuzda veya Kur’anda) sayılanların adedince hamd olsun. Kitabında (Levh-i mahfuzda veya Kur’anda) sayılanların doluluğunda sana ham olsun. Her şeyin adedince sana hamd olsun, her şeyin dolusunca sana hamd olsun.

 

ÖNEMLİ BİR UYARI: Okuyucularımdan istirhamımız bu yazıyı kesmeleri, her gün okumaları, fotokopi yapıp eşine, dostuna ve arkadaşlarına dağıtmaları olacaktır. Hal böyle olunca o kardeşlerimizde sevap heybelerini böylece doldurmuş olacaklardır. Rabbim cümlemizi öğrendikleriyle amel edenlerden eylesin inşallah. Âmin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM