• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Fatma Mert
Fatma  Mert
fatmamert@afyonsehir.com
TIBBIN BABASI, FİLOZOFLARIN PRENSİ İBN-İ SİNA
  • 2
  • 200
  • 17 Ağustos 2022 Çarşamba
  • +
  • -

 

 

“ RUHUM KİTAPLARDA YENİ İLE ESKİYİ ARAMASINA VE KILI KIRK YARMASINA RAĞMEN İDRAK EDEMEDİ BİR TEKİNİ DAHİ. GÖNLÜMDE BİNLERCE GÜNEŞ YANARKEN, ÇÖZEMEDİM TEK BİR ZERRENİN MANASINI DAHİ ”.  İBN-İ SİNA (AVİCENNA )

Beyaz Köşemizin Değerli Dostları, Kıymetli Afyonkarahisar’lı Hemşehrilerim Merhabalar,

M.S. 980 senesinde İran’ın Buhara Kentine yakın olan Efşene’de dünyaya gelen İbn-i Sina,  tıp, matematik, fizik, kimya, jeoloji, felsefe, şiir ve müzik dallarında çeşitli çalışmalarda imzası bulunan çok yönlü bir âlimdir. Asıl adı Ebu Ali el-Hüseyin bin Abdullah bin Sina’dır ve Batı’da isminin Latincesi ‘Avicenna’ ile tanınır.

İbn-i Sina Arap yarımadasında başlayıp günümüzdeki Orta Doğu, İran ve Türkiye’yi de kapsayan İslam coğrafyasının meydana getirdiği İslam medeniyeti bünyesinde dünyaya gelen Bilim insanlarından en öne çıkanlardan biridir.  İbn-i Sina fevkalade bir zekâya sahip olduğundan çocuk yaşta dikkatleri üzerinde çekmiştir.

Türk-İslam ve dünya bilim tarihinde mühim bir yeri olan İbn-i Sina Türk kültür tarihinde de önemli yer edinmiştir. Uzun bir yaşamı olmamasına rağmen İslam medeniyeti içinde yetişmiş tıp, felsefe, astronomi, geometri, lügat gibi birçok alanda değerli eserleri mevcuttur. Tıp biliminin ana kaynaklarının teşekkülünde ve tıbbın ilerlemesinde etkin rol oynar. Âlim şahsiyetinin yanı sıra kendi yaşamıyla ilgili hikâyeler Türk halk edebiyatına kaynaklık etmektedir.  Global çapta bir teorisyendir. İbni Sina hareketli bir yaşamı ve ara sıra şehir değiştirmek zorunda kalmasına karşın çalışmalarına fasılasız devam etmiştir. Günümüze ışık tutan Kanun fi’t-Tıp kitabının bir kısmını hapiste kaleme aldığını biliyoruz. Aynı zamanda ünlü felsefe kitabı, eş-Şifa’nın bir kısmını da orada yazmıştır. İbn Sina hekimliği dışında felsefeyle de ilgilenip, İslam Dünyasında yetişmiş olan önemli filozoflar arasında yerini almıştır. İbn Sina kendisini İslam felsefesinin Aristo’su olarak anılan ünlü filozof Farabi’nin öğrencisi olarak tarif eder. O bizzat mantık ve bilim sistematiğine önem vermiştir.

Namı İran’dan Batı’ya kadar duyulan, tıp dalından felsefeye kadar bilgi arayışında olan bilim insanı İbn-i Sina 57 yıllık yaşamına sayısız ilmi çalışma ve eser sığdırmıştır. Başarılarıyla günümüzde her daim anılmakta hatta üniversiteye adı verilen ünlü filozof İbn-i Sina bu tanımlamalarla karşımıza çıkmakta ve bilgiye olan düşkünlüğü ile kendine hayran bırakmaktadır. Bu yazımda O’nu anlatmaya çalışsam da yetersiz kalır. Kapsamlı araştırma yaptığınızda Ünlü bilim adamının değişik dallardaki engin araştırmalarının bugün hala neden konuşulduğunu anlamanıza ışık tutacaktır. Yıllarca bilim tarihi denilince hafızalarımızda hatırlayacağımız ilk isimlerden biri olacaktır. Zira çağlar boyunca sahip olunan tıp tecrübesini bir araya getirip, üzerine kendi icat ve deneylerini ekleyerek yeni bir tıp felsefesi ortaya koyan İbn-i Sina’nın eserleri tıp ilmine ışık tutmuştur. İbn-i Sina’nın yaptığı çalışmalardaki büyük başarıları, çağının ilerisindeki eserleri ile batı âlemini de etkisi altına almıştır ve bu dönemler çok kıymetlidir. Türk filozofu olması ile milli gurur kaynağımız olan bu önemli ismi anmak ve bütün dünyaya tanıtmak için de İbn-i Sina Haftası düzenlemiştir. Ünlü filozof birkaç cümlede anlatamayacağımız kadar önemli bir düşünürdür. Çalışmaları ile günümüzde hala bilime ışık tutmakta, düşünceleri ile felsefede önemli akımlara yol göstermektedir. Felsefi yaklaşımları da bilimsel yaklaşımları da birbirinden kıymetli olan bu önemli şahsı milli bir gurur kaynağı olarak da anmak ve tanıtmak önemli bir görevimizdir.

1983 yılından beri 1 hafta süreyle ülkemizde İbn-i Sina Haftası olarak kabul edilir. 2022 yılında da 17-23 Ağustos olarak anılacaktır. Biz de Tıp ve felsefe gibi insan hayatının iki temel disiplininde uluslararası çapta saygınlığı olan bu büyük düşünürü, 2022 İbn-i Sina Haftası’nda insanlık tarihine kattığı eserleriyle gurur duyduğumuzu ifade ederek, saygıyla anıyoruz.

Yazımı yine Ünlü Bilim adamının Kendi mısralarıyla tamamlamak isterim.

“Kapkara toprağın derinliklerinden Zühal yıldızına kadar evrende karşılaştığım tüm sorunları çözdüm. Tüm bağlar çözülmüş yalnız biri kalmıştı geriye, o da ölümün bağıydı işte.”

Allah izin verirse başka bir konuda buluşmak üzere hoşçakalın. Hepimiz Sırrın Sahibine emanet olalım İnşaallah.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM