• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Halil İbrahim Kocaerkek
Halil İbrahim  Kocaerkek
hibrahimkocaerkek@afyonsehir.com
YENİ BAKANDAN YENİ DÖNEMİN ŞİFRELERİ (1)
  • 1
  • 129
  • 09 Mayıs 2022 Pazartesi
  • +
  • -

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, bakanlığı döneminde uygulanacak tarım politikaları ile ilgili olarak çeşitli değerlendirmeler yaptı. Bakan Kirişçi’nin bu değerlendirmeleri de bakanlığın internet sitesinden yayınlandı.

Bakan Kirişçi tarımsal üretim planlaması yaparken ülke ihtiyaçlarının iyi bilinmesi gerektiğinden bahsederek kendisinin bunu üç şeyle sınırladığını ifadelendirmiş.

Bakan Kirişçi’nin yaptığı değerlendirmede öne çıkan hususları şöyle bir gözden geçirelim ve yeni bakanın yönetimindeki tarım politikalarının şifrelerine göz atalım.

1- BİTKİSEL ÜRETİM MODELİ

Bitkisel üretim tarafı un, yağ, şeker olarak tanımlayan bakana katılmamak mümkün değildir. Ülkemizin sofralarının vazgeçilmezi ekmek ve unlu mamullerdir. Eskiler teknede unu esas alır ve yazın harman kalkınca değirmenlerde bir yıla yetecek unu öğüterek evde bulunan özel yerlerinde muhafaza eder ve bunu bir yıl boyunca tüketirlerdi. Şimdilerde üç beyazdan uzak durun denilen un, eskiden sofraların olmazsa olmazıydı. Hatta toplumda hala yaygın olarak kullanılan ifadeyle özellikle de kırsalımızda yemek yedin mi diye sorulmaz. Ekmek yediniz mi diye soralar hayır yemedim cevabını alırsa da sen hemen ekmeğini ye de gel ifadelerini duyarsınız. Demem o ki halkımızın ekmeği ve ekmeğin hammaddesi unu bakan Kirişçi’nin de ana gündemine almış olması ziyadesiyle sevindirdi.

Un sağlığa zararlı mıdır, değil midir? Uzak durulmalı mı, durulmamalı mı? Bunun tartışmasına buradan girmeyeceğim ama bu konuda sizlere bir yazı sözüm olsun. Ama şunu hemen buradan ifade edeyim ki eski kara değirmenlerde üretilen karabuğday ununu, kepeği alınmamış hafif esmerimsi mis kokulu buğday ekmeğini hiç tereddüt etmeden tüketin. Eskiden ekmekten uzak durun diyenlerin çoğu şimdilerde kepekli ekmek ya da tam buğday ekmeği tavsiyesinde bulunmaktadırlar.

Bakan Kirişçi’nin unu yağı ve şekeri stratejik ürün olarak tanımlaması ve bunların ülkemizin insanının olmazsa olmazları arasında sayması ise uygulayacağı politikalar konusunda ülke gerçeklerinden uzak olmayan bir bakan var kanısını bizlerde uyandırdı.

Tabii ki undan kastında tahıl grubu olduğunun altını çiziyor ve diyor ki: “En başta buğday, arpa ve çavdar diye devam eder. Bunların bir kısmı hayvansal üretimde de girdi olan bir grup. Dolayısıyla hububat kısmını kesinlikle bizim üretmemiz lazım, orada kendimize yeterli olmamız lazım.”

Evet, bizim hububatta kendine yeten bir ülke olmamız lazım. Çünkü hububat sayın bakanında belirttiği gibi hayvan yemi üretiminde de hammadde olarak kullanılıyor. Ülkemizde ortalama yıllık 20 milyon ton buğday üretilmektedir. Bu üretim şu anda tüketimi karşılamamaktadır. Ancak burada ülke ihracatında önemli bir yere sahip olan unlu mamuller (makarna ve atıştırmalık ürünleri) ihracatını da dışarıdan buğday ithal ederek değil yerli üretimi teşvik ederek artırmamız lazımdır. İthalattan ihracat belirli bir dönem sonra bazı sorunlara da yol açacaktır. Bu sene olduğu gibi ve ithalata yüksek paralar ödeyerek başka ülkelerin çiftçisini zengin etmek yerine kendi çiftçimizi destekleyerek içerdeki üretimi artırmak suretiyle ihracatı artırırsak daha faza katma değer oluşacaktır.

 

2-YAĞLI TOHUMLAR

Bakan Kirişçi’nin verdiği şifreler arasında yer alan İkinci ürün grubu ise, yağlı tohumlar. Soyada ve ayçiçeğinde üretim açığımız olduğu bilinmektedir. Bakan bey yağlı tohumlar konusuna da önem vereceklerinin altını çizerek vazgeçilmez olduğunu ifade etmektedir. Eğer bu yağlı tohumlar konusunda da kendimize yetebilirsek gerisi zaten kendiliğinden gelmeye başlayacaktır. Buradan önemli bir hatırlatma yapalım biz ürüne destek vermeliyiz dekar başına verilen destekler üretime yaramamakta ve üretim artışı oluşturmamaktadır. Ekilmeyen tarlara bile vatandaş dosyasını hazırlayarak destek almakta ve üretim destelemek yerine boş tarlara para ödenerek kaynaklar israf edilmektedir. Aslında işin bu tarafını çözecek olsak çok ciddi rakamlarda ülkedeki tarımsal sanayi de kayıt altına alınacak ve çok ciddi rakamlarda vergi geliri de elde edilmiş olacaktır.

3-ŞEKER ÜRETİMİ

Bakan Beyin verdiği yeni dönemin şifreleri arasındaki üçüncü önemli grup ise şeker. Bakan Kirişçi şekeri de “tarım kültürümüzün bir vazgeçilmezi” olarak görmektedir.

Şeker üretiminde de kotaların doldurulamaması gibi bir sıkıntı ve sorunla karşı karşıyayız. Çünkü en büyük şeker üreticisi Türkiye şeker fabrikaları yıllık 8,4 milyon ton şeker üretin taahhüdünü dolduramadı. Aslında önceki yazılarımdan birisinde şeker üretiminin bu yıl tüketimi karşılayacağını hatta fazlamızın olduğunu yazmıştım. Hatta Şeker Fabrikaları genel müdürünün “Şekere Eylül ayına kadar zam yok” açıklamasından yola çıkarak yüzde 13 zam yapıldığını yazmış ve nedenlerini de sıralamıştım yazımdan sonra Türkiye Şeker Fabrikaları, o şeker tekrar zam yaparak şeker fiyatlarında güncellemeye gitti. Bu konuda başkaca bir yazı hazırladığın için bu konuya burada fazla girmeyeceğim. Çünkü şekerde ithalat konuşuluyor.

Aslında Bakan Kirişçi, meselelere ülke ihtiyaçları açısından bakan ve üretimi buna göre kurgulayacaklarını net olarak ortaya koyan bir sinyal de vermiş oluyor. Yol haritasını çıkartarak ortaya koyuyor ve stratejik ürünlerin üretiminin öncelikleri arasında olarak tarımsal üretimi kurgulayacaklarını da net olarak ifadelendiriyor. “Üretemiyorsak ithal ederiz” mantığından ayrılmış bir bakan yerine kendine yeten ülkedeki üretimi ayağa kaldırmayı kendine strateji olarak koymuş bir bakanı görüyoruz. Önceki bakan üretimi nasıl artırırız değil de, “Üretemiyorsak ithal ederiz” diyerek tarımdaki üretim kalemlerinin çoğunda ithalatı ön plana çıkartan bir tutum sergilemişti. Şimdi eski bakan bir telekomünikasyon firmasının CEO’suydu. Yani işi daha da ileriye götürerek bir cümle kurayım “plaza” çocuğuydu. “Param var nereden malı bulursam alırım ve kullanırım.” Tarımı da plaza çocuğu mantığıyla yönetti. Ama geldiğimiz noktada ülkedeki üretim çöktü. Kendine yeten bir ülkeden ithal eden bir ülke konumuna geldik. Sağlıklı ve huzur dolu günler temennisiyle Allah’a emanet olun. (BU konuya devam edeceğiz.)

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM
2022-05-11 17:02:01