“Mermer heykel, insanlığın en eski ve en saygın ifade biçimlerinden biridir”
Başkan Vekili Demirkırkan, mermerin tarih boyunca sanatın temel malzemelerinden biri olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Mermerden heykel yapmak, insanlığın en eski ve en saygın ifade biçimlerinden biri olan sanatın bir parçasıdır. Heykel, bir inanç nesnesi üretmek değil; duyguyu, estetiği, kimliği ve kültürü şekillendirmektir. Mermer heykeller, emeği, zanaati, güzelliği ve düşünceyi taşa işleyen birer sanat eseridir.”
“Sempozyum, Afyon’un üretim gücünü ve kültürel kimliğini görünür kıldı”
Demirkırkan, Mermer Sempozyumu’nun kente yalnızca ekonomik katkı sağlamadığını, aynı zamanda Afyonkarahisar’ın kültürel ve sanatsal mirasını tanıtan güçlü bir etkinlik niteliği taşıdığını belirtti. “Mermerin binlerce yıllık estetiğini modern sanatla buluşturan bu sempozyum, Afyon’un hem üretim gücünü hem de kültürel kimliğini görünür hâle getirdi.”
Etkinliğin ardından yapılacak sergiler, heykel çalışmaları ve sanatsal programların mermeri yalnızca bir yapı malzemesi olmaktan çıkararak Afyon’un ruhunu yansıtan bir sanat diline dönüştüreceğini ifade etti.
“Kentin turizm potansiyelini artıracak”
Sempozyumun, kentin tanınırlığını artırma potansiyeline dikkat çeken Demirkırkan: “Mermerin sanatla bütünleşmesi, Afyon’u ulusal ve uluslararası alanda daha bilinir hâle getirecek. Ekonomik kalkınmanın kültürel değerlerle birleşmesi şehrimize uzun vadeli bir prestij kazandıracaktır.” dedi.
“Sanata saygı, özgüvenin göstergesidir”
Sanatsal üretimlerin toplum gelişmişliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Demirkırkan, mermerin tarih boyunca medeniyetlerin kültürel mirasını taşıdığını hatırlattı: “Bugün yapılan mermer heykeller, bu kadim geleneğin modern yansımasıdır. Tüm Afyonluların sahip çıkması gereken bir etkinliktir.”
“Güzelliklere siyaset penceresinden bakılmamalı”
Demirkırkan, sempozyuma destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederek sözlerine şöyle devam etti: “Her şeye yalnızca siyaset penceresinden bakanları, yapılan iyi ve güzel işlere dahi ‘siyaseten zarar görürüm’ mantığıyla engel olmaya çalışan yöneticileri ve sivil toplum temsilcilerini hemşerilerimizin vicdanına teslim ediyorum.”
Açıklamasını, Atatürk’ün sanatın toplum hayatındaki yerine ilişkin sözleriyle tamamladı: “Ulu Önderimizin dediği gibi, ‘Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’”

