Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘Enflasyonu tek haneye düşürme hedefi ekonomide kalıcı istikrarın somut ifadesi’

ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, Türkiye’nin uluslararası temsil gücünün güçlenmesinden ATSONET’in dijital dönüşüme sağladığı katkılara, Merkez 2. OSB’de altyapı çalışmalarının planlandığı şekilde ilerlemesinden enflasyondaki düşüşe kadar birçok alanda olumlu gelişmeler yaşandığını belirtirken; sanayi üretimindeki zayıflık, para politikasındaki değişimler ve küresel jeopolitik hareketlilik nedeniyle ekonomide temkinli bir görünümün sürdüğünü dile getirdi.

ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, Türkiye’nin uluslararası temsil gücünün güçlenmesinden ATSONET’in

En dikkat çekici olumlu gelişmelerden birinin enflasyondaki kaydedilen düşüş olduğunu söyleyen Serteser, “2026 sonunda yüzde 16 olan ve 2027 sonrası için tek haneye düşürmek olan enflasyon hedefimiz ekonomide kalıcı istikrar arayışımızın somut ifadesidir. Bu hedef, piyasalara ve milletimize uzun vadeli güven sunmaktadır. Bu da vatandaşlarımızın alım gücünü korumak, belirsizlikleri azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamak adına atılmış önemli bir adımdır” dedi.Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, ATSO’nun 2025 yılı kasım ayı toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. En dikkat çekici olumlu gelişmelerden birinin enflasyonda kaydedilen düşüş olduğunu dile getiren Serteser, 2026 sonunda yüzde 16, 2027 sonrası için tek haneye düşürmek olan enflasyon hedefinin ekonomide kalıcı istikrar arayışının somut bir adımı olduğunu söyledi. Serteser, “En dikkat çekici olumlu gelişmelerden biri de enflasyonda kaydedilen düşüştür. 2025 Ekim ayı itibarıyla tüketici fiyatları yıllık yüzde 32,87’ye gerilemiş; bu da vatandaşlarımızın alım gücünü korumak, belirsizlikleri azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamak adına atılmış önemli bir adımdır. Bununla birlikte, 2026 sonunda yüzde 16 olan ve 2027 sonrası için tek haneye düşürmek olan enflasyon hedefimiz ekonomide kalıcı istikrar arayışımızın somut ifadesidir. Bu hedef, piyasalara ve milletimize uzun vadeli güven sunmaktadır” şeklinde konuştu.
‘HİSARCIKLIOĞLU’NUN BAŞKAN VEKİLLİĞİ BİZLERİ SON DERECE MUTLU ETMİŞTİR’
ATSO Başkanı Serteser, yaptığı kapsamlı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Ulusal düzeyde olduğu kadar uluslararası alandaki temsil gücümüz de bizleri gururlandırmaya devam ediyor. Avrupa Odalar Birliği 2026-2027 dönemi seçimleri sonucunda, Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Başkan Vekilliği görevine devam etmesi bizleri son derece mutlu etmiştir. Kendilerini tebrik ediyor, yeni dönemde de üstün başarılar diliyorum. Bu başarı, Türk iş dünyasının küresel ölçekteki etkinliğini bir kez daha ortaya koymakta.
‘ATSONET UYGULAMAMIZ, ÜYELERİMİZE HIZLI VE KOLAY HİZMET SUNMAYA DEVAM EDİYOR’
Odamızın dijital dönüşümünü güçlendiren ATSONET uygulamamız, üyelerimize hızlı ve kolay hizmet sunmaya devam ediyor. Son dönem verileri, sistemimizin artık üyelerimizin iş süreçlerinde aktif olarak kullanıldığını açıkça gösteriyor. 2 bin 946 üyemiz sisteme giriş yapmış, bu dijital platformumuza olan yüksek ilgiyi ortaya koyuyor. Bu yıl 4 bin 195 belge, ATSONET üzerinden alınarak hem zaman hem de maliyet tasarrufu sağlandı. Ayrıca 3 bin 150 SMS ve 3 bin 366 e-posta onay kodu gönderilmiş olması, dijital işlem yoğunluğunun giderek arttığını göstermekte. 1.878 tahsilatın yine sistem üzerinden yapılmış olması da üyelerimizin dijital ödeme alışkanlığını benimsediğini ortaya koymakta.
‘MERKEZ 2. OSB’DE HEDEFİMİZ ALTYAPI ÇALIŞMALARINI 2026’DA TAMAMLAMAK’
26 Ağustos 2025 tarihinde Merkez İkinci Organize Sanayi Bölgemizin ihalesini gerçekleştirdik ve bölgemizde altyapı inşaatına başlandı. Bu süreçte yaklaşık 1.700 metre kanalizasyon hattı, 500 metre yağmur suyu kazısı tamamlandı; ayrıca şantiye binamızın yapımı bitirildi. Yol kazısı, dolgu ve yarma çalışmaları sahada aktif olarak devam etmekte. Hedefimiz, altyapı çalışmalarını 2026 yılı içerisinde tamamlamak yönünde. Doğalgaz altyapısı ise BOTAŞ tarafından yürütülmekte. Kendilerinden aldığımız bilgiye göre, boru hatlarının 2025 yıl sonuna kadar tamamlanması planlanmakta. Merkez 2. OSB’mizde süreç planlandığı şekilde devam etmekte olup, tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
‘ULUSLARARASI ARENADAN GELEN EKONOMİK DEĞERLENDİRMELER UMUT VERİCİDİR’
Uluslararası arenadan gelen ekonomik değerlendirmeler umut vericidir. AB Komisyonu’nun 2025 öngörülerine göre ekonomimiz yüzde 3,4 oranında büyüyecek; bu büyüme, iç talep ve yatırımlardaki canlılıkla desteklenmektedir. Bu, sıkı para politikalarıyla dengeli ilerleyen bir ekonominin temellerini güçlendirmektedir. Ayrıca, resmi Orta Vadeli Program’da belirlenen hedefler de yakalanmaya çalışılmaktadır. 2025’te yüzde 3,3, 2026’da ise yüzde 3,8 büyüme hedefi konmuştur. Bu hedeflere ulaşma niyeti, hem üretim kapasitemizi hem istihdamı hem de refahı yükseltme kararlılığımızın göstergesidir.
‘ÜRETİM TARAFINDAKİ ZAYIFLIK YIL SONUNA DOĞRU DA DEVAM EDİYOR’
Merkez Bankası ise ekim ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 39,5 düzeyine çekti. Bu kararın piyasada yarattığı etki dikkatle izlenmektedir; zira para politikasındaki gevşeme adımları ekonomik aktörler tarafından daha temkinli bir şekilde değerlendirilmektedir. İç talep, kredi koşulları ve fiyat istikrarı açısından yılın son çeyreğinde belirsizlikler devam etmektedir. Sanayi üretimine baktığımızda, İstanbul Sanayi Odası verilerine göre Türkiye İmalat (PMI) değeri Ekim 2025 döneminde 46,5 olarak ölçülmüştür. Bu rakam 50 eşik değerinin altında olup imalat sektöründe daralmanın sürdüğünü göstermektedir. Yeni siparişlerin zayıf kalması, üretim temposunun yavaşlaması ve istihdam tarafında baskı oluşması sektörün genel görünümünü sınırlamaktadır. Aynı zamanda girdi maliyetleri kur etkisiyle yükselmeye devam etmekte, bu da özellikle hammaddeye bağımlı sektörlerde maliyet baskısını artırmaktadır. Dolayısıyla üretim tarafındaki zayıflığın yıl sonuna doğru da devam ettiği anlaşılmaktadır.
‘ÇİN ÇEVRESİNDEKİ HAREKETLİLİK TEKNOLOJİ VE LOJİSTİK ALANLARINDA YENİ DÜZENLEMELERİ GÜNDEME GETİREBİLİR’
Finansal piyasalara baktığımızda, Türkiye’nin CDS primi yaklaşık 241 baz puan seviyesinde bulunmaktadır. Bu rakam Ocak 2025’te 262 seviyelerindeydi. Bu seviye, ülkemizin dış finansmana erişim maliyetlerini etkileyen önemli bir göstergedir. CDS’teki bu düzey, uluslararası yatırımcı algısının temkinli seyrettiğini ortaya koymaktadır. Kur hareketleri ve küresel risk iştahındaki dalgalanmalar finansal istikrar açısından yılın son döneminde yakından izlenmektedir. Küresel ekonomik ve diplomatik gelişmeler de Türkiye ekonomisi üzerinde etkisini sürdürmektedir. ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabetin zaman zaman yumuşaması, zaman zaman gerilmesi küresel tedarik zincirlerini ve dünya ticaretini doğrudan etkilemektedir. Çin çevresindeki askeri ve diplomatik hareketlilik, özellikle teknoloji ve lojistik alanlarında yeni düzenlemeleri gündeme getirebilmektedir.
‘EKONOMİDE TEMKİNLİ BİR GÖRÜNÜM ÖNE ÇIKMAKTADIR’
Orta Doğu’daki tansiyon, Akdeniz çevresindeki gelişmeler ve bölgesel diplomatik süreçler de Türkiye’nin ihracat pazarlarında talep ve lojistik akışı üzerinde dalgalanmalar yaratma potansiyeli taşımaktadır. Tüm bu uluslararası faktörler, küresel ticaretin ve yatırım akımlarının yönünü zaman zaman değiştirmektedir. Bu kapsamda, içinde bulunduğumuz dönemin hem iç hem dış gelişmeler açısından dikkat gerektiren bir dönem olduğunu söylemek mümkündür. Enflasyon beklentilerindeki yükseliş, faiz politikasındaki değişim, sanayi üretimindeki zayıflama ve küresel jeopolitik hareketlilik birlikte değerlendirildiğinde, ekonomide temkinli bir görünüm öne çıkmaktadır.”