3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, Baro Yönetim Kurulu Üyesi ve Engelli Hakları Komisyon Başkanı Av. Ozan Can Aydın, düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Bugün burada sadece bir “teslim töreni” için değil, aslında çok daha derin bir mesajı hep birlikte görünür kılmak için toplandık. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, takvimdeki bir gün olmanın çok ötesindedir. Bu gün, bizlere şu soruyu yeniden sordurtur. “Biz bu şehirde, bu ülkede gerçekten eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşayabiliyor muyuz?” Çünkü biliyoruz ki engellilik, tek başına bireyin bedeninde veya duyusunda başlayan bir durum değil, çoğu zaman hukukun, mimarinin, siyasetin ve toplumsal bakış açımızın ürettiği engellerle büyüyen bir süreçtir” dedi.
‘ÖZGÜRLÜK DÖRT TEKERLEKLE DE MÜMKÜNDÜR’
Anayasa’nın 10.maddesinin eşitlik ilkesini, 61.maddenin de sosyal devlet sorumluluğunu hatırlattığını kaydeden Aydın, “5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, “ayrımcılık yasağı” ve “erişilebilirlik ilkeleriyle devlete, yerel yönetimlere ve aslında hepimize açık bir görev yükler. Türkiye’nin taraf olduğu BM Engelli Hakları Sözleşmesi de engelli bireyleri “yardım edilmesi gereken kişiler” olarak değil, hak sahibi özneler olarak tanımlar. İşte biz hukukçuların bakış açısı tam da burada önem kazanıyor. Engelli bireylerin ihtiyaçları, bir “lütuf konusu değil, hak temelli bir meseledir. Bugün ‘Özgürlük Dört Tekerlekle de Mümkündür’ kampanyası kapsamında teslim edeceğimiz tekerlekli sandalyeler, bu bakış açısının somut birer simgesidir. Belki bir tekerlekli sandalye bir gecede hayatın tüm sorunlarını çözmez, fakat bir kapının eşiğini, bir sokağın kaldırımını, bir okulun merdivenini, bir adliye koridorunu daha anlamlı hale getirir. Kışının dışarı çıkabilmesini, işe gidebilmesini, sosyalleşebilmesini, kısacası hayata daha eşit koşullarda katılabilmesini sağlar” diye konuştu. Bugün dağıttıkları tekerlekli sandalyelerin bir kişinin hayatında yeni bir başlangıcın aracı olması temennisinde bulunan Aydın, “Bir gencin okula devam edebilmesine, bir çalışanın işine daha rahat gidebilmesine, bir annenin ya da babanın çocuğuyla birlikte parka çıkabilmesine vesile olsun. Ve bizlere de her gün şu soruyu hatırlatsın: “Ben bugün bir engeli kaldırmak için ne yaptım?” ifadelerine yer verdi.

