
Basın mensuplarıyla bir araya gelen Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Tahir Keskinkılıç, Anahtar Parti’nin kuruluş süreci, siyasi konumlanışı, teşkilat yapısı, üye sayısındaki artış, ekonomi ve dış politika başta olmak üzere güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘İKİ KUTUPLU SİYASİ YAPIDAN RAHATSIZ OLAN SEÇMENLER ANAHTAR PARTİ’YE YÖNELİYOR’
Keskinkılıç, toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Anahtar Parti’nin kuruluşunun birinci yılını geride bıraktığı hatırlatılarak, 28 Ekim’de gerçekleştirilen kongrenin ardından 1 Kasım’da Ankara’da düzenlenen geniş katılımlı buluşmayla partinin merkez siyasete yönelik yolculuğunun başladığı ifade etti. Kuruluş aşamasında Anahtar Parti’ye yönelik milliyetçi ve ideolojik bir parti algısının oluştuğu ancak gelinen noktada partinin, AK Parti ve CHP arasında sıkışan siyasi zemine itiraz eden, üçüncü ve makul bir yol inşa etmeyi hedefleyen bir çizgide ilerlediği vurguladı. Partinin ideolojik bir zeminde değil, toplumun tüm kesimlerini kapsayan geniş bir siyasal anlayışla hareket ettiği belirtilerek, farklı ideolojik değerlere sahip yurttaşların kendilerini bu çatı altında rahatlıkla ifade edebileceği bir siyasi konsept oluşturulmaya çalışıldığı kaydetti. Basın mensuplarının anket sonuçlarına ilişkin soruları üzerine yapılan değerlendirmelerde, Anahtar Parti’nin henüz birçok kamuoyu araştırmasında yer almamasına rağmen yüzde 5’in üzerinde oy oranlarıyla ölçümlerde yer alabildiği ifade etti. Sahada gözlemlenen toplumsal ilginin anket sonuçlarının da üzerinde olduğu belirtilirken, özellikle iki kutuplu siyasi yapıdan rahatsız olan seçmenlerin Anahtar Parti’ye yöneldiği aktardı.
‘SON ÜÇ AYDA YAKLAŞIK 43 BİN YENİ ÜYE PARTİYE KATILDI’
Keskinkılıç, üye sayısına ilişkin paylaşılan bilgilerde ise son üç ayda yaklaşık 43 bin yeni üyenin partiye katıldığı, Yargıtay kayıtlarına göre üye sayısının 100 bini geçtiği, onay sürecinde bekleyen üyelerle birlikte bu sayının 120 binin üzerine çıktığı ifade etti. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde 200 bin üyeye ulaşmanın hedeflendiği belirtildi. Anahtar Parti’nin herhangi bir siyasi oluşumun payandası ya da geçici bir yapı olmadığına dikkat çekilerek, partinin milliyetçi hassasiyetlere sahip olmakla birlikte merkez siyaseti esas alan, kitle partisi olma hedefiyle yoluna devam ettiği vurgulandı. Partinin, yalnızca muhalefet yapmayı değil, iktidar sorumluluğunu üstlenmeyi amaçladığı ifade edildi.
‘TÜRKİYE GENELİNDE 663 İLÇEDE TEŞKİLATLAR KURULDU’
Keskinkılıç ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde, Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların temelinde liyakat eksikliğinin yattığına dikkat çekti. Son yıllarda sadakat ve biat anlayışının liyakatin önüne geçtiği, bu durumun devlet kurumlarında ciddi tahribatlara yol açtığı ifade ett,. Anahtar Parti’nin ekonomi kurmayları tarafından hazırlanan kapsamlı çalışmaların bulunduğu, ancak ekonomik iyileşmenin temel şartının liyakate dayalı bir yönetim anlayışı olduğu vurguladı. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde ise Türkiye’nin dış politikada bağımsız bir irade ortaya koyamadığı, uygulanan politikaların büyük ölçüde dış aktörlerin etkisiyle şekillendiği yönünde eleştirileri dile getirdi. Güvenlik ve bölgesel gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilirken, Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen, güçlü ve tutarlı bir dış politika anlayışına ihtiyaç olduğu ifade edildi. Teşkilat çalışmalarına ilişkin yapılan açıklamalarda, Anahtar Parti’nin 74 ilde teşkilatlanmasını tamamladığı, kalan birkaç ilin de kısa süre içerisinde teşkilatlandırılacağı belirtildi. Türkiye genelinde 663 ilçede teşkilatların kurulduğu, sahada aktif ve dinamik bir teşkilat yapısının bulunduğu ifade edildi.
Afyonkarahisar özelinde yapılan değerlendirmelerde ise il teşkilatının kısa sürede önemli bir ivme yakaladığı, ilçelerin büyük bölümünde teşkilatlanmanın tamamlandığı, belde ve mahalle temsilciliklerinin hızla oluşturulduğu aktarıldı. Afyonkarahisar’da yaklaşık 2 bin üyeye ulaşıldığı ve bu sayının hızla artmasının beklendiği kaydedildi. İl ve ilçe kongrelerinin Ocak ve Şubat aylarında tamamlanacağı, Mart ayı itibarıyla kent genelinde teşkilatlanmasını tamamlamamış hiçbir birimin kalmayacağı ifade edildi. Erken seçim ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde ise mevcut siyasi ve ekonomik sıkışmışlığın Türkiye’yi bir seçime doğru sürükleyebileceği, bu sürecin 2026 sonu ya da 2027 başında yaşanabileceği öngörüsünde bulunuldu. Toplantının sonunda Anahtar Parti yöneticileri, yeni parti kurmanın demokratik sistem açısından önemli olduğuna dikkat çekerek, parti kuruluşlarının toplumdaki itirazların ve umutların bir göstergesi olduğunu ifade etti. Hiçbir şey yapmamaktansa itirazını siyaset yoluyla dile getirmenin değerli olduğu vurgulandı.

Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ ise, teşkilatlanma çalışmaları ve parti anlayışına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Partiyi bir aile ve dost meclisi anlayışıyla kurduklarını belirten Aladağ, amaçlarının makam veya koltuk değil, Afyonkarahisar’a nasıl daha faydalı olunabileceği olduğunu söyledi. Sistemi dostluk, arkadaşlık ve bağlılık üzerine kurduklarını ifade eden Aladağ, bu anlayışın beraberinde başarıyı getirdiğini dile getirdi.
TEŞKİLATLANMA SÜRECİ BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLANDI
Aladağ, Afyonkarahisar’daki 18 ilçenin 17’sinde ilçe başkanlarının atandığını ve teşkilatların kurulduğunu belirtti. Sadece Şuhut ilçesinin kaldığını aktaran Aladağ, burada da birden fazla aday bulunduğunu, esnaf odaları seçimleri nedeniyle sürecin beklemede olduğunu ifade etti.
42 beldenin 38’inde teşkilatlanmanın tamamlandığını kaydeden Aladağ, yaklaşık 420 mahallenin ise 100’e yakınının mahalle temsilcilerinin atandığını söyledi. Afyonkarahisar genelinde yaklaşık 2 bin üyeye ulaşıldığını belirten Aladağ, üye sayısının hızlı şekilde artacağını vurguladı. Son olarak Bayat ilçesinin kurulduğunu ve Yargıtay onayının alındığını ifade eden Aladağ, Ocak ve Şubat aylarında ilçe kongrelerinin yapılacağını, Şubat sonu veya Mart ayı itibarıyla Afyonkarahisar’da kongresi yapılmamış ilçe kalmayacağını söyledi. Yeni parti kurulmasının önemine değinen Aladağ, parti kurulmaya devam ediyorsa bunun toplumda umut ve itirazın göstergesi olduğunu belirterek, “Hiçbir şey yapmamaktan iyidir” dedi.

