Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Afyon, manda sayısı bakımından Türkiye’de ilk 10 şehir arasında’

Afyonkarahisar’ın hem manda yetiştiriciliği hemde süt sığırcılığı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten AKÜ Arş. Gör. Dr. Türedi, “İlimiz manda sayısı bakımından Türkiye’de ilk on şehir arasında yer almaktadır” dedi.

Afyonkarahisar'ın hem manda yetiştiriciliği hemde süt sığırcılığı açısından önemli bir

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ve Gün FM işbirliğinde devam eden Kampüs programına AKÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü mezunu, Veteriner Fakültesi Öğretim Elemanı Araş. Gör. Dr. Oğuz Kaan Türedi konuk oldu. Türedi, programda doktora teziyle ilgili bilgiler paylaştı. Programda doktora tezinin ismi ve konusunu, Mastitisli Anadolu Mandaları ve Süt İneklerinden Candida Türlerinin İzolasyonu, Moleküler Tiplendirilmesi, Virülens Faktörleri ve Antifungal Dirençliliklerinin Araştırılması olarak belirten Türedi, “Afyonkarahisar, hem manda yetiştiriciliği hem de süt sığırcılığı açısından önemli bir potansiyele sahip bir şehir. Özellikle coğrafi işaretli ürünü olan manda kaymağı ile tanınan ilimiz manda sayısı bakımından Türkiye’de ilk on şehir arasında yer almaktadır. Bu hayvanların süt üretimindeki önemli rolü ve mastitisin süt verimi ile kalitesini doğrudan etkileyen bir hastalık olması nedeniyle, etkili bir çözüm üretmek istedim. Dünya Sağlık Örgütü 2022 yılında Candida’ları öncelikli patojenler listesine dahil etmiştir. Özellikle mandalarda Candida türlerine bağlı mastitis üzerine yapılan çalışmaların sınırlı olması, bu konuyu ele alarak hem bilimsel literatüre hem de bölgesel bilgi birikimine katkı sağlama isteği beni bu çalışmaya yönlendirdi” diye konuştu.

‘GELECEKTEKİ ÇALIŞMALAR İÇİN ÖNEMLİ BİR YOL HARİTASI SUNDUM’

Tez çalışmasındaki amacından da bahseden Türedi, “Tez çalışmamda, mastitisli Anadolu mandaları ve süt ineklerinden izole edilen Candida türlerini moleküler olarak tiplendirmeyi, virülens faktörlerini belirlemeyi ve antifungal dirençlilik profillerini incelemeyi amaçladım. Bu sayede hem hayvan sağlığına hem de süt endüstrisine olumsuz etkileri olan bu patojenlerin prevalansı dediğimiz yayılımlarını ve direnç mekanizmalarını daha iyi anlayarak etkili kontrol stratejileri geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefledim” ifadelerini kullandı. Çalışmasında ulaştığı sonuca da değinen Türedi, “Sonuç olarak mastitisin sadece bakteriyel değil fungal etkenlerle de ilişkili olabileceğini göstererek bu alandaki farkındalığı artırdım ve gelecekteki çalışmalar için önemli bir yol haritası sundum” dedi.