Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Ekonomik kriz yerli üretim ve tüketimin önemi ortaya koydu’

TESK Genel Başkanı Palandöken: “Özellikle son yıllarda tüm dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve küresel kriz, yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu”

TESK Genel Başkanı Palandöken: “Özellikle son yıllarda tüm dünyada yaşanan

Çocuklara millî, manevi ve kültürel değerleri kazandırmak, sorumluluk duygularının gelişmesini desteklemek, çevre bilinci oluşturmak, yerli üretim ve yerli ürün tüketimine teşvik etmek amacıyla okullarda her yıl 12-18 Aralık tarihleri arasında Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, güçlü bir ekonominin temellerinin yerli üretim ve tüketimle atılacağını belirtti.  Palandöken, “Güçlü bir ekonomi, kendi ürettiğini tüketen bir toplumla mümkündür. Ülkece yüksek enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde yerli malı kullanmak, yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda milli bir sorumluluktur. Daha güçlü bir Türkiye için, hepimizin bu bilinci benimsemesi ve hayatımızın bir parçası haline getirilmesi gerekmektedir. Paramız yurtdışında değil yurt içinde kalmalı” dedi.

YERLİ ÜRÜN ENFLASYONLA MÜCADELEYE DESTEK SAĞLAR

Palandöken’in açıklaması şöyle: “Özellikle son yıllarda tüm dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve küresel kriz, yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yerli Mali Haftası, işte tam da bu bilinci oluşturmak için bir fırsat niteliği taşımaktadır. Savunma sanayinden soframıza gelen gıdalara, temizlik ürünlerinden tekstil sektörüne kadar her alanda yerli malı kullanabilmemiz, ülkemizin ekonomisi için atacağımız en önemli adımdır. Yerli üretime verilen destek, hem milli kaynaklarımızın etkin şekilde kullanılmasını sağlar hem de daha sağlam bir ekonomi inşa etmeye yardımcı olur. Yurt dışından alınan döviz ödemeleri yerine yerel ürünlere yönelmek üreticiyi ve çalışanları motive ederken enflasyonla mücadeleye de destek sağlar. Yerli ürüne olan taleple üretim kapasiteleri genişler ve bu durum istihdam artışını beraberinde getirir. Bu sağlıklı döngü ile ekonominin genelinde sürdürülebilir bir büyüme sağlanabilir.”

İSRAFTAN KAÇINMA ALIŞKANLIKLA KÜÇÜK YAŞLARDA KAZANDIRILMALI

Yerli üretimle birlikte tutumluluk bilincinin de artırılması gerektiğini ifade eden Palandöken, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yerli malın kullanımının yaygınlaşması için bu alışkanlığın daha okul sıralarında küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerekli. Çocuklarımızın özellikle aile ortamında yerli üretimin değeri hakkında bilinçlenmesi, gelecekte bu sürekliliği sağlayacaktır. Tutumlu olma, para biriktirme ve israftan kaçınma gibi alışkanlıklar küçük yaşlarda kazandırılmalı. Yerli malı kullanmayı teşvik edici kamu spotları oluşturulmalı. İhtiyaç fazlası alışverişten kaçınılarak elektrik, su gibi enerji ve doğal kaynakların israfı mutlaka önlenmeli. Öyle ki tüm dünyada yaşanan ekonomik kriz döneminde tutumlu olmak, ihtiyaç kadar satın almak, para biriktirmek ve yatırım yapmak kendi cebimize fayda sağlarken milli ekonomimiz için de büyük önem arz ediyor.”