Programda Türkiye genelinde ve Afyonkarahisar özelinde giderek büyüyen madde bağımlılığı tehlikesi masaya yatırıldı. Baykara, ailelerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğini vurgulayarak “Uyuşturucuya bulaşmadan önce önleyici adımlar atmak hayati. Çünkü tedavi aşaması çok daha sancılı ve zayıf kalıyor” dedi.
“Aileler çocuklarının gözlerine, notlarına, ruh hallerine dikkat etsin”
Bağımlılığın sadece maddeyle sınırlı kalmadığını, kumar, teknoloji ve sosyal medya bağımlılığının da günümüzde çok ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Kemal Baykara, özellikle uyuşturucuyla ilgili şu uyarılarda bulundu:
“Bir çocuk sürekli göz damlası taşıyorsa, gözleri sık sık kızarıyorsa, derslerinde ani devamsızlıklar ve notlarında hızlı düşüşler varsa dikkat edilmeli. Ruh halinde aniden sebepsiz yere aşırı neşe ya da yoğun mutsuzluk görülüyorsa bu da bir işarettir. Aileler çocuklarının odasında ilaç kutuları, doktor reçetesi olmayan ilaçlar ya da farklı materyaller bulduğunda bunu mutlaka ciddiye almalı. Hemen aile hekimine başvurmalı.”
Baykara, Türkiye’nin dünya genelinde genç uyuşturucu ölümlerinde beşinci sırada yer aldığını hatırlatarak “Bu tabloyu değiştirmek için bağımlılıkla mücadele mutlaka tek elden yürütülmeli. İçişleri, Sağlık, Milli Eğitim, Tarım ayrı ayrı uğraşıyor. Bunun yerine bağımlılıkla mücadele için özel bir bakanlık kurulmalı, tüm süreç burada toplanmalı” dedi.
“Yakalanan uyuşturucuların 5 katı sokaklarda dolaşıyor”
Baykara, son yıllarda Afyonkarahisar’da yapılan operasyonlarda büyük miktarlarda uyuşturucu ele geçirildiğini belirterek “Sadece geçenlerde yakalanan 33 bin kullanımlık esrar var. Eğer dünya ortalamasını baz alırsak, yakalanan her uyuşturucunun en az 5 katı piyasada zaten dolaşıyor. Yani Afyon’un yarısına yetecek kadar madde sadece bir partide ele geçirilmiş oluyor” diye konuştu.
Ancak esas meselenin torbacılar değil, bu işin organizatörleri olduğunu söyleyen Baykara, “3-5 torbacıyı yakalamak çözüm değil. Asıl onları buraya sevk eden çetelerin çökertilmesi lazım. Afyon coğrafi olarak uyuşturucunun geçiş güzergahında. Afganistan, İran, Irak’tan gelen mallar İstanbul’a gitmeden önce Afyon’dan geçmek zorunda. Bu da şehri kritik bir merkez haline getiriyor” dedi.
“Hastane operasyonu sadece temizlik görevlileriyle sınırlı kalmamalı”
Programda gündeme gelen bir diğer çarpıcı başlık, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne yönelik “yüz akı” operasyonuydu. ODAK Gazetesi’nin ortaya çıkardığı olayda tefecilik, uyuşturucu ticareti ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla 48 kişinin gözaltına alınması, sağlık sistemindeki zaafları bir kez daha gözler önüne serdi. Baykara, “Burada sadece temizlik personelinin gözaltına alınması yetmez. Reçete sistemi başhekim, yardımcıları, il sağlık müdürlüğü gibi pek çok kademeden geçiyor. Nasıl bu kadar rahat işlem yapılabilmiş, sorgulanmalı” diyerek daha geniş çaplı bir soruşturma gerektiğinin altını çizdi.
“Kültür faaliyetleri Afyon’un markası, küçümsemeyin”
Programın sonunda İl Genel Meclisi’nde CHP ve MHP’li üyelerin klasik müzik ve caz festivallerine ayrılan bütçeyi eleştirmesi de konuşuldu. Kemal Baykara, “Bu festivaller sayesinde Afyon gastronomi kenti seçildi. 25 yıldır yapılan bu kültürel etkinliklerin iki meclis üyesinin sözüyle ortadan kalkması mümkün değil. Ayrıca İl Özel İdaresi’nin katkısı sadece 250 bin TL; asıl yük sponsorların üzerinde. Kültüre ayrılan bütçeyi eleştirmek yerine, köylere hizmetle kültür yatırımlarını birlikte nasıl artırabiliriz, bunu tartışalım” diye konuştu.





