“Bu sadece bir spor etkinliği değil,” diyerek konuşmasına başlayan Karagöz, atların Türk tarihindeki merkezi rolüne dikkat çekti. Karagöz, “Çin Seddi’nden Viyana kapılarına kadar bizi taşıyan atlar, işte bu atlar. İstanbul’da Fatih’in fethi sırasında denize giren at da bizim atlarımızdandı, rahvan atlardı. Türk ordusuna zafer kazandıran, ayaklarının çevikliğiyle tarih yazan atlar bunlar. Anadolu’dan bile atılmak istendiğimiz bir dönemde, Kocatepe’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde milletimiz ayağa kalktı. Buradan başlayan mücadele, İzmir’de düşmanın denize dökülmesiyle sonuçlandı” dedi.
Karagöz, Rahvan At Yarışları’nın taşıdığı sembolik anlamı da şöyle ifade etti:
“Burada izlediğimiz sadece bir yarış değil. Bu vatana canlarını veren atalarımıza ve zaferlerimizin isimsiz kahramanlarına, yani atlarımıza saygıdır.”
Organizasyonun geleneksel sporların yaşatılması açısından taşıdığı öneme değinen Karagöz, Rahvan At Yarışları’nın onuncu kez düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“En büyük yarış Dörtnal’da Gazi Kupası’dır. Bizim hayalimiz de Afyon’da düzenlenen Zafer Kupası’nın bu seviyeye ulaşmasıdır. İnşallah yüzüncüsünü, binincisini de görürüz. Bu topraklar ilelebet Türk milletinin yurdu olsun.” Zafer Haftası’nın bir gün erkene çekilerek yarışlara dâhil edilmesini sağlayan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’na teşekkür eden Karagöz, Belediye Başkanı Burcu Köksal’a da özellikle vurgu yaptı:
“Burcu Başkan’ımız, federasyonun gönderdiği ödül miktarının aynısını ekleyerek toplamda 500 bin TL’lik büyük bir yarış organize etti. Yerel yönetimler geleneksel sporlara destek vermezse, bu sporların yaşaması mümkün değildir. At, Türk’ün töresidir. Peygamber sünnetidir. Bu anlayışla hareket eden Belediye Başkanımıza camiam adına şükranlarımı sunuyorum.”
Konuşmasının sonunda, emeği geçen herkese teşekkür eden Karagöz, Rahvan atçılığına ve Türk kültürüne katkı sunan bu organizasyonun önemine bir kez daha dikkat çekti.

