Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Toplam ekonomik büyüklüğümüzün  1,5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz’

Düzce’de iş insanlarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu yılki toplam ekonomik büyüklüğünün 1,5 trilyon doları aşmasını beklediklerini kaydetti: “Kişi başına gelirimizin de 17 bin doları aşmasını bekliyoruz. İhracatımızın 273,8 milyar dolara ulaşmasını, turizm gelirlerimizin 64 milyar dolara yükselmesini bekliyoruz.” 

Düzce’de iş insanlarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz,
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Düzce’de iş insanlarıyla bir araya geldi. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada iş dünyasının sorunlarını tespit edip, dinamik politika üretim yolunu geliştirdiklerini belirterek, “Bir taraftan para politikaları, bir taraftan maliye politikaları, diğer taraftan mali dönüşümler var. Orta vadeli programımızın ana çerçevesi bütüncül bir çerçeve. Bu 3 ayağı da içeren bütüncül bir stratejimiz var. Temel amacımız ise enflasyonu aşağıya çekmek. Giderek tek haneli rakamlara doğru taşımak. Bunu yaparken büyümemizi, istihdamımızı devam ettirmek” dedi. İhlas Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; bütün bu çalışmaların insanların sosyal refahını kalıcı şekilde artırmak için yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, “Dünyanın gerçekten zor bir dönemden geçtiğiniz söylemeliyiz. Belirsizlik endeksi diye bir şey var şu anda hakikaten çok yüksek seviyelerde. Bir taraftan tarife savaşları, bir taraftan jeopolitik gerginlikler böyle bir dünyadayız. Bir geçiş sürecinde eski dünya artık geride kalıyor. Kurallara dayalı daha serbest bir dünya düzeni diyelim ciddi anlamda darbe yemiş durumda yeni bir dünya şekilleniyor. Bu da belirsizlikleri artırıyor” şeklinde konuştu.
‘BUGÜN, GEÇEN YILKİ RAKAMLARLA DÜNYANIN 17.BÜYÜK EKONOMİSİYİZ’
Son 22 yılda dünya ekonomisinin yıllık ortama 3,5 seviyesinde büyüdüğünü ifade eden Cevdet Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye ekonomisi ise 5,4 büyüme kaydetmiş. Yani dünya ekonomisine göre, her yıl 1,9 puan daha yüksek bir büyüme kaydetmişiz. ’Bu bir yıl için çok önemli değil’ diyebilirsiniz ama 22 yıl boyunca her yıl, bunu gerçekleştirmek öyle kolay bir iş değil ve çok önemli. İşte bu ülkeler arasındaki farklılık, gelişmişlik farkı da öyle kapanıyor. Siz ileri giderken, diğerleri yerinde durmuyor. Herkes hareket ediyor, onlardan daha hızlı gitmelisiniz ki bu fark kapansın. Nitekim bugün, geçen yılki rakamlarla dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, satın alma gücüne göre ise 12. ekonomisiyiz. Bunu 2024 rakamlarına göre söylüyorum. Geçtiğimiz gün IMF, dünya ekonomik görünüm raporunu yayınladı. Oradaki tahminlerin gerçekleşmesi halinde 2025 yılına ilişkin tahminlerin gerçekleşmesi halinde dünyanın, dolar bazında 16. büyük ekonomisi olacağız. Satın alma gücü paritesine göre de 11. büyük ekonomisi konumuna yükseleceğiz. Avrupa’nın da dördüncü büyük ekonomisi olacağız. Dediğim gibi bunların gerçekleşeceği varsayımları var. Tabii ki bunları söylüyorum ama artık yılın bitiminde de çok uzun bir süre kalmadı Türkiye bu anlamda iyi bir yolda.”
‘TURİZM GELİRLERİMİZİN 64 MİLYAR DOLARA YÜKSELMESİNİ BEKLİYORUZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yılki hedeflere de değinerek, “Bu yıl toplam ekonomik büyüklüğümüzün 1,5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. Kişi başına gelirimizin de 17 bin doları aşmasını bekliyoruz. İhracatımızın 273,8 milyar dolara ulaşmasını, turizm gelirlerimizin 64 milyar dolara yükselmesini bekliyoruz. Bu yıl için tahminlerimiz bu yönde” ifadelerini kullandı. Cari açık meselesinin klasik sorun olduğunu aktaran Yılmaz, bu konuda ciddi bir iyileştirme sağlandığını kaydetti. Geçen yıl cari açığın 10 milyar dolara kadar düşürüldüğü bilgisini paylaşan Cevdet Yılmaz, “Milli gelirin 0,8’ine geldi, biri bile değil. Bu sene 1,4 civarında bitireceğiz. Tahminlerimize göre 2028’lerde 1,3 civarında olacak. Yani çok yönetilebilir bir seviyede kalmaya devam edecek. Bu önemli çünkü cari açık büyüyünce bu başka şeylere yol açıyor. Döviz ihtiyacımız artıyor, dış borçlarına ihtiyacınız artıyor, bu da finansal istikrarınızı bozmuş oluyor. Cari açık düştükçe dış borç ihtiyacınız düşüyor, riskleriniz azaldıkça da dış borçlanma maliyetleriniz düşmüş oluyor. Hem kamu için hem özel sektör için o açıdan çok kıymetli istihdamımız ile iyi gidiyor” dedi.
‘ATIL İŞ GÜCÜNÜ DAHA FAZLA PİYASAYA KAZANDIRMAK İSTİYORUZ’
Konuşmasında istihdama da yer veren Yılmaz, “İstihdam konusunu 2005 yılında ölçmeye başlamışız. O yıllarda istihdam 19,4 milyonken, bu tarihlerde tüm Türkiye’nin istihdamı 32,6 milyon kişiye yükselmiş durumda ve uzun bir süredir tek haneli rakamlarda işsizliğimiz devam ediyor. Tabii ki önümüzdeki dönemde bunu korumak istiyoruz. Özellikle genç istihdamı, kadın istihdamı gibi alanlarda yeni atılımlarla bu piyasalarda yeni çalışma modellerini geliştirerek, bir kısmı uzaktan çalışmaya benzer birçok proje üreteceğiz. Atıl iş gücünü daha fazla piyasaya kazandırmak istiyoruz. İş insanlarımızdan şunu duyuyorum. ’Yeterince çalışan bulamıyoruz, aradığımız halde bulamıyoruz’ diyen çok sayıda işverenimiz var. Bizim mutlaka atıl iş gücünü iş gücü piyasasına yönlendirmemiz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
‘MEVDUATLARIMIZDA TL’NİN PAYI YÜKSELMİŞ, YÜZDE 60’LARA YAKIN VE DÖVİZ MEVDUATININ PAYI GERİLEMİŞ DURUMDA’
Yılmaz, finansal açıdan bankacılık sisteminin güçlü olduğunu ve sermaye yeterlilik oranlarının da oldukça yüksek seviyelerde bulunduğunu ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin son dönemde ciddi bir birikimle 189,7 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye ulaştığını belirten Yılmaz, bu durumun ekonomiyi şoklara ve ani hareketlere karşı daha dayanıklı hale getirdiğini söyledi. Yılmaz, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Kur korumalı mevduatı artık sonlandırdık diyebiliriz, çok az bir şey kaldı. TL’ye olan güven artmış durumda. Mevduatlarımızda TL’nin payı yükselmiş durumda, yüzde 60’lara yakın ve döviz mevduatının payı gerilemiş durumda. Bunlarda sağlıklı gelişmeler, en önemli meselemiz olan enflasyon konusunda da bir gelişme süreci içindeyiz. Geçen yıldan bu yıla enflasyonda 40 puan civarında bir düşüş var. Bu yıl sonu inşallah Merkez Bankamızın hedef aralığı içinde bir enflasyon olmasını ümit ediyoruz.”