Bütçe görüşmelerinin sonuna yaklaşıldığını hatırlatan Olgun, Afyonkarahisar’da özellikle tarımsal üretimde biriken yapısal sorunlara dikkat çekti. Zirai don olayları, tarım sigortaları ve üreticinin artan mali yükü üzerinden değerlendirmelerde bulunan Olgun, mevcut sigorta sisteminin küçük ve orta ölçekli üreticiler için yeterince erişilebilir olmadığını ifade etti. Hayvancılıkta yaşanan şap hastalığına da değinen Olgun, salgınlarla mücadelede önleyici politikaların yetersiz kaldığını belirtti. Üreticilerin zararlarının karşılanmasında yaşanan gecikmelerin ekonomik baskıyı artırdığına işaret eden Olgun, tarımda bütüncül bir kriz yönetimine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Pancar ve mısır üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara da değinen Olgun, girdi maliyetleri, ithalat politikaları ve ürün alım süreçlerinin çiftçiyi zorladığını dile getirdi. Toprak Mahsulleri Ofisi uygulamaları ile kredi faizlerine yönelik eleştirilerini paylaşan Olgun, üreticinin borç baskısı altında üretim yapmaya mecbur bırakıldığını söyledi. Afyonkarahisar’a yönelik yatırımlar başlığında ise lojistik merkez ve hızlı tren projeleri öne çıktı. Bu projelerle ilgili yıllardır verilen sözlerin somut bir takvime bağlanmadığını belirten Olgun, açıklamalar ile sahadaki durum arasındaki farkın kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti. Hızlı tren sürecinin yıllara yayılan gecikmelerle anıldığını hatırlattı. Eber Gölü’ndeki çevresel sorunlara da dikkat çeken Olgun, yapılan açıklamalara ve eylem planlarına rağmen göldeki ekolojik kaybın devam ettiğini dile getirdi.
Değerlendirmelerinin sonunda siyasette verilen sözlerin önemine vurgu yapan Olgun, Afyonkarahisar’ın sorunlarının takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek Genel Kurul’u saygıyla selamladı.

