Araştırmaya göre, acil sağlık personelinin yüzde 94’ünden fazlası elektrikli araç kazalarına yönelik herhangi bir özel eğitim almadı. Ortaya çıkabilen özgün tehlikeler nedeniyle kazalarının, geleneksel araç kazalarından ayrıldığı vurgulandı.
Sahada görev yapan sağlık çalışanlarının bilgi düzeyi, risk algısı ve psikolojik hazırlığının yetersiz olduğu, bu durumun hem müdahale güvenliği hem de hasta ve personel sağlığı açısından ciddi riskler doğurduğu ifade edildi.
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) akademisyenlerinin çalışma ekibinde yer aldığı kapsamlı araştırmada, Türkiye’de kullanımı giderek yaygınlaşan elektrikli otomobillerin karıştığı trafik kazalarına müdahale eden acil sağlık personelinin konuya ilişkin bilgi ve hazırlık düzeyi ele alındı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde görevli 402 acil sağlık çalışanı ile gerçekleştirilen ve üst düzey (Q1) prestijli bir akademik dergi olan BMC Emergency Medicine’da yayınlanan araştırmanın sonuçlarına göre, acil sağlık çalışanlarının elektrikli araç kazalarına yönelik özel eğitim alma oranının son derece düşük olduğu ve sahadaki hazırlık düzeyinin yetersiz kaldığı ortaya çıktı.
DİĞER YAKIT TÜRLERİ İLE ÇALIŞAN OTOMOBİLLERİN KARIŞTIĞI TRAFİK KAZALARINDAN BELİRGİN BİÇİMDE AYRILIYOR
AFSÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kayhan ve Acil Tıp Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Şerife Özdinç ile Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zafer Liman, Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyoistatistik Ana Bilim Dalından Prof. Dr. İbrahim Kılıç ve Paramedik Cengiz Durmuş’un imzasının yer aldığı araştırmada, elektrikli otomobil kazalarına müdahale eden acil sağlık personelinin bilgi düzeyi, risk algısı ve psikolojik hazırlığı incelendi. Çalışmaya ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, yüksek voltajlı batarya sistemleri, söndürülmesi güç yangınlar, toksik gaz salınımı ve kazadan saatler sonra bile ortaya çıkabilen yeniden alevlenme riski gibi unsurların, elektrikli otomobil kazalarını diğer yakıt türleri ile çalışan otomobillerin karıştığı trafik kazalarından belirgin biçimde ayırdığını söyledi.
‘ACİL SAĞLIK ÇALIŞANLARININ NE KADAR HAZIR OLDUKLARI HAKKINDA ÇOK AZ ŞEY BİLİNİYOR’
Elde ettikleri bulguların yalnızca acil sağlık çalışanlarını değil; itfaiye personeli, arama-kurtarma ekipleri, trafik polisleri, çekici operatörleri ve araç tamircileri gibi sahada görev yapan bütün paydaşları yakından ilgilendirdiğini ifade eden Kayhan şöyle konuştu: “Trafikteki elektrikli otomobil sayısının sürekli artmasına ve bu vasıtaların kendine özgü yaralanma mekanizmalarına rağmen, acil sağlık çalışanlarının elektrikli araç kazalarıyla ilgili riskleri yönetmeye ne kadar hazır oldukları hakkında çok az şey biliniyor. Çalışmamız ile eksikliği belirgin olan bu konuda, kapsamlı eğitim programlarının geliştirilmesi ve hem acil sağlık çalışanları hem de ilgili kurumlar arasında farkındalığın artırılması yönünde somut adımlar atılması konusunda bir çağrıda da bulunuyoruz.”
‘ACİL SAĞLIK PERSONELİNİN YÜZDE 94’Ü, ELEKTRİKLİ ARAÇ KAZALARINA YÖNELİK ÖZEL BİR EĞİTİM ALMADI’
Gerçekleştirdikleri araştırmaya katılan acil sağlık personelinin yüzde 94’ünden fazlasının elektrikli araç kazalarına yönelik özel bir eğitim almadığını tespit ettiklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, hızla artan elektrikli otomobil kullanımına karşın bu otomobillerin karıştığı trafik kazalarına müdahale süreçlerinin hâlen geleneksel reflekslerle yürütülmesinin önemli bir risk alanı oluşturduğuna dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, ilgili sahada çalışan sağlık personelinin elektrikli otomobil mekaniği, batarya ile ilgili tehlikeler ve güvenli müdahale yöntemlerine ilişkin temel teknik bilgilerle, simülasyon tabanlı eğitim ve senaryo odaklı egzersizleri birleştiren pratik beceriler edinmesinin önemini de vurguladı.

