Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özkaya: İBB davasında yargılama süreci kanuna uygun yürütülüyor

AK Parti Afyon Milletvekili Özkaya, TBMM Genel Kurulu’nda İBB davasına ilişkin eleştirilere yanıt vererek iddianamenin 13 günde kabul edilmesinin CMK’ya uygun olduğunu söyledi. Özkaya, çok sayıda sanığın bulunduğu davalarda duruşmaların Silivri’de yapılmasının teknik bir zorunluluk olduğunu belirtirken, yargılamaların Anayasa ve CMK’nın 182’nci maddesi gereği aleni bir şekilde, kanuna uygun olarak yürütüldüğünü vurguladı.

AK Parti Afyon Milletvekili Özkaya, TBMM Genel Kurulu’nda İBB davasına

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin yürütülen yargılama süreçlerine yönelik CHP’nin eleştirilerine yanıt verdi. Özkaya, iddianamenin kısa sürede kabul edilmesi, duruşmaların Silivri’de yapılması ve davaların TRT’de yayımlanmaması yönündeki tartışmaların hukuki çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Muhalefetin ‘iddianamenin 13 günde kabul edildiği’ yönündeki eleştirilerine değinen Özkaya, sürecin tamamen yasal sınırlar içinde ilerlediğini belirtti. Özkaya, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 174’üncü maddesine göre iddianamenin kabul veya reddine ilişkin sürenin 15 gün olduğunu hatırlatarak, “On üç günde kabul edilmesi kanuna uygundur ve olağan bir uygulamadır” dedi. Duruşmaların Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde yapılmasına ilişkin eleştirilere de değinen Özkaya, geçmişte büyük davalarda benzer uygulamaların yapıldığını ifade etti.
‘ÇOK SAYIDA SANIĞIN BULUNDUĞU DAVALARDA GENİŞ VE GÜVENLİ ALANLARIN TERCİH EDİLMESİ ZORUNLU’
Avukatlık yaptığı dönemlerden örnek veren Özkaya, Hava Kuvvetleri’ne ilişkin bir davanın duruşmalarının spor salonunda gerçekleştirildiğini anlattı. Duruşma salonlarının kanunda belirli bir mekâna bağlanmadığını kaydeden Özkaya, mahkemenin düzen, disiplin ve güvenliği sağlayabilecek uygun bir alan talep edebileceğini söyledi. Bu kapsamda başsavcılığın da uygun bir yer tahsis ettiğini belirten Özkaya, çok sayıda sanığın bulunduğu davalarda geniş ve güvenli alanların tercih edilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Özkaya, yüzlerce sanığın ve çok sayıda avukatın bulunduğu davaların İstanbul Adalet Sarayı gibi adliyelerde görülmesinin teknik olarak zor olabileceğini belirterek, tutuklu sanıkların sürekli şehir içinde nakledilmesinin de güvenlik ve lojistik sorunlar doğurabileceğini dile getirdi.
‘CMK’NIN 174’ÜNCÜ MADDESİNDE, İDDİANAMENİN KABUL VE RET SÜRESİ ON BEŞ GÜNDÜR’
Yargılamaların şeffaf olmadığı yönündeki iddiaları da reddeden Özkaya, duruşmaların aleni bir şekilde yapıldığını vurguladı. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca duruşmaların kamuya açık olduğunu belirten ve basın ve ilgili tarafların duruşmaları takip edebildiğini kaydeden Özkaya, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “CHP İstanbul’daki yargılamalarla ilgili diyor ki; ‘On üç günde iddianame kabul edildi. Silivri’de yargılama yapılıyor. Niye TRT’de bu yargılamalar açık bir şekilde yayınlanmıyor?’ On üç günde yapılmasının sebebi, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 174’üncü maddesinde, iddianamenin kabul ve ret süresi on beş gündür. Dolayısıyla kanuna uygun bir süreçte yapılır.
‘ANAYASA’YA VE CMK 182’YE UYGUN BİR ŞEKİLDE YARGILAMA YAPILIYOR’
Duruşma salonu niye Silivri’de?’ Ben geçmişte büyük davalarda avukatlık yaptım; Hava Kuvvetlerindeki bir davada Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesini Etimesgut Spor Salonu’nda yaptık. Silivri’de de yapılır, diğer mahkemelerde de. Duruşma salonları Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda tanımlanmamış. Mahkeme, duruşmanın düzene uygun, disipline uygun; avukatlar, sanıklar, taraflar, basın vesaire hepsinin gelebileceği bir ortama uygun yeri başsavcılıktan ister, başsavcılık da buna uygun bir yeri tahsis eder. 500 tane sanığın olduğu, binlerce tutukluyla beraber jandarmanın, avukatın, tarafın olduğu bir yerde, Çağlayan’da böyle bir yerin bulunması imkân dâhilinde değil. Tüm tutuklu sanıkların oraya getirilmesi teknik olarak doğru da değil, onlara da bir sürü sıkıntı. Burada yapılan husus, sırf bu iş için cezaevi kampüslerinin önünde özel duruşma salonları oluşturulmuş ve duruşma salonlarında herkese aleni bir şekilde, Anayasa’ya ve CMK 182’ye uygun bir şekilde yargılama yapılıyor. Aleni bir yargılama yapılıyor, aleni yargılamada bir sorun yok.
‘SANIK VE SALONDAKİ HERKES DURUŞMA SALONUNUN İNZİBATINA UYMAK ZORUNDADIR’
Ceza muhakemelerinde soruşturma sürecinde suç isnat edilen kişiye ‘şüpheli’ denir. İddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma başlar, şüphelinin adı ‘sanık’ olur. Şüpheli ifade verir, sanık sorguya çekilir. Yani mahkeme başkanı ve hâkim ‘Sanık, ayağa kalk’ doğru söylemesi gereken husus, nüfus kayıt bilgileridir. Bunun dışında sanığa yemin teklif edilmez, yalan söyleyebileceği de kabul edildiği için. O ne söylemek isterse söyler ama sanık ve salondaki herkes duruşma salonunun inzibatına uymak zorundadır. Uymazsa mahkeme başkanı uyarır; uyardıktan sonra hâlâ direniyorsa, huzuru bozuyorsa, sanık dâhil herkesi çıkarır; avukatlar hariç, herkese dört gün disiplin hapsi verme yetkisi de vardır.
‘HERKESİN DURUŞMASINI TRT’DE NASIL YAYINLAYACAĞIZ?’
Mesele şu; Yargılama yapmak. ‘Efendim niye TRT’de yayınlanmıyor?’ Arkadaşlar, binlerce belediye başkanı, seçilmiş milletvekili, il genel meclis üyesi, belediye meclis üyesi, muhtar vesaire var. Herkesin duruşmasını TRT’de nasıl yayınlayacağız? ‘Ahmet’inkini yayınla, Mehmet’inkini yayımlama.’ Nasıl bunu… Bizim jüri sistemimiz yok, biz tribünlere konuşup tribünleri ikna etmeyeceğiz, biz soruşturmadaki iddianameye cevap vereceğiz. ‘Sanık kalk, Muş’tan şerbetli tatlı getirtmişsin; şerbetli tatlıyı niye aldın, söyle?’
‘SEÇİLMİŞ OLMAK YARGILANMAYA ENGEL DEĞİL, HERKES YARGILANABİLİR’
Diyecek ki; ‘Bu para kuleleri nedir? Sen buna cevap ver? MASAK’taki rapor… Ankara Çukurambar’da iflas etmiş bir şirketin İstanbul’daki 3 tane milyarlarca liralık villasını niye aldın? Buna cevap ver.’ Bunlara cevap vermesi gerekiyor. Bunlara cevap verdiği müddetçe adil yargılama devam eder. Yargılama hepimize en tabii haktır. Bir kamu görevlisi için yargılanmak ve masumiyetini ispat etmek en temel hakkıdır. Şov yapmak yerine yargıya cevap verecek, sanık iddianameye cevap verecek ve suçları yoksa da beraat edecek. Hepimizin arzusu, hepimizin arzusu… Seçilmiş olmak yargılanmaya engel değil, herkes yargılanabilir, herkes yargılanabilir. Binlerce suçlamaya cevap verdiği müddetçe mahkeme düzgünce işler ve bunun sonucunda herkes mutlu olur. Yoksa Ahmet’e göre bir yargılama, Mehmet’e göre bir yargılama olmaz. Bu önergenin reddini talep ediyoruz.”