Bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan leblebicilik, geçmişte oldukça yaygın bir meslekken günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İlçede yaklaşık 30 yıldır leblebicilik yapan İsmail Şentürk, mesleğin zorluklarına ve günümüzde geldiği noktaya dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Şentürk, leblebinin sofralara gelene kadar uzun ve zahmetli bir süreçten geçtiğini belirterek, “Nohut, yaklaşık 45-50 günlük bir işlemden sonra leblebi haline geliyor. Bu süreç oldukça emek istiyor. Bu nedenle Sandıklı’da leblebicilik her geçen gün azalıyor” dedi.
DAMAK ZEVKLERİNE GÖRE LEBLEBİ ÇEŞİTLERİ VAR
Tarihi kaynaklara da değinen Şentürk, Seyahatname’de Sandıklı’da 45-50 civarında leblebicinin bulunduğunun yazıldığını hatırlatarak, “O dönemlerde oldukça yaygın olan bu meslek, bugün ne yazık ki 6-7 ustaya kadar düştü. Bu durum, mesleğin geleceği açısından düşündürücü” ifadelerini kullandı. Sandıklı leblebisinin en önemli özelliklerinden birinin çeşitliliği olduğunu belirten Şentürk, “Acılısından tuzlusuna, çıtırından şekerlisine kadar yaklaşık 45-50 çeşit leblebi üretiyoruz. Her damak zevkine hitap eden bir ürünümüz var” diye konuştu.
SANDIKLI LEBLEBİSİ DİĞER BÖLGELERDE ÜRETİLENLERDEN FARKLI
Leblebinin sadece bir atıştırmalık olmadığını da vurgulayan Şentürk, sağlık açısından da faydalarına dikkat çekti. “Leblebi mide asidini dengeleyici özelliğe sahiptir. Bu yüzden mide rahatsızlığı yaşayanlar tarafından tercih ediliyor” dedi. En çok tercih edilen çeşitler hakkında da bilgi veren Şentürk, sade ve şekerli leblebinin öne çıktığını belirterek, “En meşhur olan sade leblebidir. Sandıklı leblebisi, üretim tekniği ve lezzetiyle diğer bölgelerde yapılan leblebilerden ayrılır. Kendine has bir aroması vardır” şeklinde konuştu. Tarihi ve kültürel bir miras olarak görülen Sandıklı leblebisi, hem yöre ekonomisine katkı sağlamaya hem de geleneksel üretim yöntemleriyle varlığını sürdürmeye devam ediyor.

