Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

AFSÜ Bilim Kafe’de Alzheimer ele alındı

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim Kafe etkinliğinde Alzheimer hastalığı tüm yönleriyle ele alındı. Etkinlikte hastalığın tanı ve risk faktörleri, beyin üzerindeki etkileri ve hasta yakınlarının süreç yönetimi konuşulurken, Rektör Prof. Dr. Aslan ise sağlıklı yaşam, beslenme ve stres yönetiminin Alzheimer riskini azaltmadaki önemine dikkat çekerek üniversite bünyesinde yürütülen ilaç çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim Kafe etkinliğinde Alzheimer hastalığı

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim İletişimi Ofisi, Bilim Kafe etkinlikleri ile toplumu bilimle buluşturmaya devam ediyor. AFSÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hayri Demirbaş’ın konuşmacı olarak yer aldığı ‘Alzheimer’ı Tanı, Sevdiklerine Destek Ol’; ‘Anılar Silinse de Sevgi Kalır: Alzheimer’ın Farkındayız’ başlıklarıyla Bilim Kafe etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ümit Dündar, Prof. Dr. İbrahim Keleş ve Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, YÖK Basın Müşaviri Çiğdem Savaşçıoğlu, AFSÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Aydın Balcı, AFSÜ Diş Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ömer Ekici, AFSÜ Genel Sekreteri Murat Zengin, öğretim üyeleri, hasta ve hasta yakınları katıldı. AFSÜ Bilim Kafede düzenlenen etkinlikte Dr. Öğr. Üyesi Demirbaş tarafından Alzheimer anlatıldı. Hastalığın tanımı, risk faktörleri, beyindeki yapısal değişiklikler, hastalığın sebepleri ve belirtileri ile ilgili detaylı bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte hasta yakınlarının süreç yönetimi gibi kritik konular da ele alındı.
‘ALZHEİMER İLE İLGİLİ İLAÇ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ’
Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Aslan, Alzheimer’ın ileri yaşlarda daha çok ortaya çıkan ve beyni etkileyen kronik bir hastalık olduğunu hatırlattı. Hastalığın tam olarak tedavisiyle ilgili dünyada bir protokol olmadığını aktaran Aslan, “Ancak tedavisiyle ilgili çalışmalar var. Biz de Alzheimer ile ilgili ilaç üzerinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile birlikte çalışıyoruz” bilgisini verdi. Şu anda kullanılan ilaçlardan daha etkili olabilecek moleküller üzerinde çalıştıklarını bildiren Prof. Dr. Aslan, “Sonucu inşallah iyi çıkar. Bunlar uzun süreli çalışmalar” dedi.
‘ALZHEİMER ANNE KARNINDAN BAŞLIYOR’
Alzheimer’ın, hücrelerin fonksiyonunu azaltan ya da tamamen yok eden bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, şunları söyledi: “Kronik bir süreç olduğu için bir anda oluşmuyor. Olduktan sonra yapacak çok fazla bir şey yok. Hastaların çevresiyle birlikte belli tedavi modaliteleri var. Onlarla birlikte çevre düzenlemesi, beslenme, hayat tarzı ve bakımla yönetilmeye çalışıyor ama asıl olan anne karnından başlayarak ve hatta daha annenin hamile kalmadan önce sağlıklı beslenmesi, zararlı alışkanlıkların olmaması gibi şeylere dikkat etmek gerekiyor. Sonra sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmesi, sağlıklı beslenmesi, sağlıklı bir doğum…Doğum sonrası hem annenin sağlıklı beslenmesi hem bebeğin sağlıklı beslenmesi, bebeğin ateşli bir hastalık geçirmemesi, herhangi bir kafa travmasına maruz kalmaması gibi şeylere dikkat ettiğimizde, gençlik ve orta yaşlılık döneminde de stressiz bir hayat olursa Alzheimer riski azalıyor. Sonuçta bir bebek doğduğunda belli sayıda beyin hücresi sayısıyla doğuyor ve bu azalmaya başlıyor. Standart bir yaşam sürülürse, hücre sayısı ölünceye kadar normalde yetiyor. Ona göre planlı. Ama farklı sebeplerle bu hücre sayısını azaltan rahatsızlıklar var. Stres, ateş, hastalık, travma gibi süreçlerde bu hücrelerin erken azalması gündeme geliyor.”
‘İŞLENMİŞ GIDALARDAN UZAK DURMAK GEREKİYOR’
Alzheimer’da çevresel faktör olarak ‘sağlıklı beslenme’ vurgusu yapan Rektör Aslan, “Rafine şeker, yağ, tuz gibi işlenmiş gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Tuz tüketecekseniz rafine edilmemiş tuz kullanmanız gerekiyor. Çay şekeri dediğimiz şekerler rafine edilmiş şekerdir. Beyaz un, yani bir kimyasalla beyazlatılmış un; buğdayın kabuğu alındığı için beyin için yararlı olan mineraller, vitaminler buğdayın kabuğunda var. Normalde un beyaz olmaz. Kimyasal kullanıldığı için bu şekilde. Beyaz undan yapılan ekmeklerle beslenen toplumda diğer kronik hastalıklarla birlikte Alzheimer olma riski de artıyor, nörodejeneratif hastalık riski de artıyor. Onun için ekmek yiyeceksek tam buğday unundan yapılmış ekmek yememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Yağ olarak da işlenmemiş ve rafine edilmemiş tereyağı ya da zeytinyağı kullanılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Aslan, “Et olarak da önerimiz küçükbaş hayvan eti” dedi. Dana ya da sığır etini fazla tüketenlerde nörogenetik hastalıkların daha fazla görüldüğünü dile getiren Aslan, “Bir de stresten uzak durursa, stressiz bir yaşam olursa, Alzheimer’ın daha az görüleceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.