Özel Göktuğ Aile Danışma Merkezi’nde danışanlarına hizmet veren Müjgan Gölcük Yağcı, Hisar’a yaptığı özel açıklamada, aile kurulurken, ailelerin işe fazlaca karışmasının aile birlikteliğini zorladığını belirterek, Psikolog Üstün Dökmen’in şu sözünü özellikle vurguluyor: “Türkiye’de evlilikler iki kişi arasında olmaz; tango gibi değildir. Aileler evlenir halay gibidir.”
Aile Bakanlığı’na bağlı çalışan ve bölgede tek olan Özel Göktuğ Aile Danışma Merkezi’nde danışanlarına hizmet veren Müjgan Gölcük Yağcı, aile ve toplumsal açıdan danışanlarına yol gösterici olmaya çalışıyor. Yağcı, Hisar gazetesine şu açıklamalarda bulundu: “Ben 13 yıldır bu mesleği yapıyorum. Son 5 yıldır da aile danışanlığı uzmanlığına başladım son beş yıldır boşanma şu ana kadar bir boşanmamız var bizim, boşanması gerekiyordu ama biz bu süreç içersinde asla boşanmalarını istemiyoruz, hele ki çocuk varsa olumsuz etkileniyor. Boşanmadan bu aileyi nasıl kurutabiliriz boşanmadan bu aileye nasıl dokunabiliriz. Bu aile için bunlar severek evlendilerse aralarında bir birliktelik varsa bunların onlara olan hayata bakış açımızı nasıl şekillendirebiliriz. Ya da aralarında pozitif olan güzel olan cümleleri kurdurmak için nasıl bir ortam sağlayabiliriz amacımız o yönde boşanmalarını istemiyoruz. Ama evlilik bir yere geldiyse ve ikisine de çekilmez hale geldiyse bunun için yetkili kurum biz değiliz diyoruz. Bir daha gözden geçirin bunu işin dini boyutunu da düşünerek bir avukata danışılması gerektiğini söylüyoruz ve yönlendiriyoruz.
ÇOCUK YAPALIM EVLİLİK KURTULSUN BAKIŞI YANLIŞ
Çocuklar daha fazla etkileniyor. Eğer boşanacaklarsa biz evlenmesinler diyoruz. Evlilikleri iyi gitmiyorsa, evlilikler ilk 3 yılda belli olur zaten, eğer boşanacaklarsa ‘lütfen batan gemiye bir yolcu daha almayın çocuk yaparak’ diyoruz. Çocuk yapalım evlilik kurtulsun, çocuk yapalım adam eve bağlanır, evlilik kurtulsun bu şekildeki cümleler, bu şekildeki söylemler tamamen yanlış. Anı kurtarmak üzerine kurulmuş söylemlerdir. Biz birbirimizi seviyoruz ama uyuşamadığımız noktalar var nasıl yardımcı olabilirsiniz dedikleri zaman biz her zaman onların yanındayız ve her zaman yardım etmeye çalışıyoruz elimizden geldiği kadar. Evlilik öncesi, evlilik düşünen iki çift birbirini seviyor karakterleri farklı işte bunlar anlaşma noktasında sıkıntılar yaşıyor işte burada gençlerimiz bilinçli evlilik öncesi danışmanlıklarımızda var nişanlılık döneminde olan evlenmeyi düşünüyorlar ama birbirlerine yatkınlıkları ve birbirlerini değerlendirme konusunda yardım alabiliyorlar. Biz basta karakter analizi yapıyoruz bilimsel olarak analizler var onları yapıyoruz daha sonra sorular oluyor o soruları soruyoruz gençlere, sevdiğin kişi bunları seviyor bu davranışları seviyor gibi sorularla analiz yapıyoruz. Sevgi dillerini tespit ediyoruz sevgi dillerini öğretmeye çalışıyoruz. Kalpler aynı dili konuşuyor ama dile ifade etmeye geldiği zaman sevgi dili önemli kalıyor. O yüzdem biz sevgi dilini tanıtmaya çalışıyoruz ve sevgi dilinden yola çıktık.
AİLELER EVLENİR HALAY GİBİDİR
Sonra onlar zaten birbirlerini tanımaya birbirlerine anlayış göstermeye kabul etmeye başlıyorlar. Evlilikleri sonlanan çok danışanımız var. Evlilikte sonlanma oranı çok yüksek bizde. Yani bu şekilde bizi bahane olarak gösterenler de var ama biz bunu kabul etmiyoruz. Bunlar zaten evlenmeyi düşünmüyor, birbirleriyle oyalanıyorlardı, birbirlerinde kusur buluyorlardı bu yüzden biz bu kabul etmiyoruz. Biz mutlaka onların evlenmelerinde tek yetkili biz değiliz zaten ebeveynlerinize sorun ailenize sorun hani bilirsiniz ki Üstün Dökmen hocamın söylediği gibi, ‘Türkiye’de evlilikler iki kişi arasında olmaz; tango gibi değildir. Aileler evlenir halay gibidir.’ Benim burada evlenin veya evlenmeyin demem bir şey ifade etmez. Önce o aile genlerinin aile familyasının birbiriyle uyumlu olması gerekir. Aile familyası birbiriyle ne kadar çok uyumlu olursa çiftler arasındaki sorunlar çabuk halledilir.
ERKEK DANIŞANLARIMIZ DAHA FAZLA
Severek evliliklere oranla görücü usulü evliliği daha çok tercih ediliyor. Daha çok aşk evliliği olduğu için sonlandığı düşünülüyor. Biz diyoruz ki aşk evliliği yapmak yerine o insanla gelecekte 20 yıl geçse 50 yıl geçse de o insanla sohbet edebilir miyim? Aşk ve mantığın, sevginin ve muhabbetin bir arada olduğu mutlu evlilikler olmasını istiyoruz. Sadece o kişinin görüntüsüne, cebindeki paraya altındaki arabaya bakarak evlenmek evlilik değil. O kişinin karakterine, kalbinin güzelliğine içinin sevgisine bakarak bir evlilik yapmalarını öneriyoruz biz. Erkek danışanlarımız bayan danışanlarımıza göre fazla. Artık gençlerimiz o kadar bilinçlik ki yardım almamak demek sadece sorunları halının altına süpürmek demektir. Yardım almak bir eksiklik değil yardım almak bir problem değildir. Örnek olarak bir çocuk matematikten bir konuyu anlamadığında bir öğretmenden yardım alması gerekiyor. Evlilikte benim geçmişteki geleneksel ailemle gelecekteki modern aile arasında farklar var uyuşmayan yerler var.ve bunun için bende destek alıyorum senin düşüncen senin hayalin bu bizim elimizdeki kumaşta bu, bu hayali bu kumaşla birleştirince nasıl bir yol alır.
EĞER BİRİNE DUVAR ÖRDÜYSEN TUĞLASINI O VERMİŞTİR
Maskeleri takıp, kırmamak, üzmemek için konuşmamak, o kırılacak o üzülecek diyerek maskeleri takmayın diyoruz. ‘Ben diliyle’ konuşmalıyız nazik ve kibar bir dille anlatmak ve anlaşılmak önemli. Karşınızdaki kişilere bunları anlatın ve karşınızdaki kişi de neye üzülüp kırıldığını bilsin. Herkes bu şekilde kendisine bir duvar örüyor. Ve bu duvardan dolayı bağırarak anlaşıyoruz. Sesimizi duyurmak için. Eğer birine duvar ördüysen tuğlasını o vermiştir. Bu aldığınız tuğlalara dikkat edin deriz. Daha sonra ne yazık ki araya üçüncü kişiler, aileler dahil oluyor. Bu şekilde de aileler araya bozan değil onlara bir ebeveyn olarak rehber olabilmelidirler.”
Aile Danışmanı ne işe yapar?
Müjgan Gölcük Yağcı’nın baskıya hazırlanan ve kısa süre içinde yayınlanacak yeni kitabının önsözünden, yaptığı işin tanımına dair kısa bir özet: “İşim, ailelerin ve bireylerin kendilerine hiç sormadıkları soruları sormak, hiç bakmadıkları gibi bakmalarını; hayallerine giden yolda iyi bir birey iyi bir aile olmaları için adım atmalarını sağlamak olsa da bazen ben de bir fani olarak, kendime zaman zaman soruyorum. Ben de iyi bir birey miyim? İyi bir aile olabilir miyiz? Amel defterimi kapatmayacak evlatlarım ile acaba hutbede hoş seda bırakabilir miyim diye… Ama şunu söylüyorum hemen arkasından ‘Bildiğim tek şey var hiçbir şey bilmediğim’ ve öğrenmekten asla vazgeçmeyeceğim. Çünkü fark ettim ki beni tek besleyen şey öğrenme ve ilmimin yettiği kadar öğretme isteği. Bu isteğin bitmesi demek benim de bitmem demektir. Her şey meraktan doğdu. Sevgi de nefrette siz neyi merak edip bulursanız onu beslersiniz, sizde o gelisir. Sevginin merakınız, nefretin hiç hissetmediğiniz bir his olması dileğiyle. “
(SON)Kübra Ergün (Özel)

