İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile 20 milletvekili tarafından, seçim güvenliğine ilişkin hukuki, idari ve teknik süreçlerin incelenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan araştırma önergesi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde; seçmen kütüklerinden seçim bilişim altyapısına, sandık kurullarının oluşumundan itiraz mekanizmalarının etkinliğine, veri güvenliğinden müşahitlerin görev ve yetkilerine kadar seçim güvenliğini ilgilendiren tüm hukuki, idari ve teknik süreçlerin kapsamlı biçimde incelenmesi, uygulamalarda karşılaşılan sorunların tespit edilmesi, seçim güvenliğini güçlendirecek yasal, idari ve teknolojik çözüm önerilerinin ortaya konulması ve millet iradesine duyulan güvenin pekiştirilmesi amaçlandı. Araştırma önergesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Olgun, seçimlerin zamanında, erken ya da baskın yapılmasının fark etmeksizin siyasi partilerin artık seçim sürecinde olduğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirtti. Demokratik bir seçim sürecinin en temel şartının millet iradesinin sandığa eksiksiz yansıması olduğunu ifade eden Olgun, bunun en önemli güvencesinin ise seçim güvenliği olduğunu söyledi. Vatandaşların bu konuda müsterih olmalarını isteyen Olgun, İYİ Parti olarak seçim güvenliği çalışmalarını başlattıklarını açıkladı.
‘81 İLİ KAPSAYAN KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA PROGRAMI HAYATA GEÇİRECEĞİZ’
Olgun, Hukuk ve Seçim İşleri Başkanlığı koordinasyonunda 81 ili kapsayan kapsamlı bir çalışma programını hayata geçireceklerini belirterek, il ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte sandık görevlilerinin eğitiminden seçim kurullarındaki hukuki süreçlere, seçmen çalışmalarından dijital seçim yönetim sistemlerine kadar geniş kapsamlı atölye çalışmaları düzenleyeceklerini ifade etti. Seçim güvenliğinin yalnızca seçim günü alınacak tedbirlerden ibaret olmadığını vurgulayan Olgun, sürecin sandıkların kurulmasından oy verme işlemlerine, oyların sayım ve dökümünden tutanakların düzenlenmesine, veri girişlerinden itiraz mekanizmalarına ve seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar uzanan bütüncül bir hukuk süreci olduğunu söyledi. Seçim güvenliğinin yalnızca siyasi partilerin değil, demokratik hukuk devletinin ve millet egemenliğinin de en temel güvencelerinden biri olduğunu belirten Olgun, Anayasa’nın 67’nci maddesinin seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını güvence altına aldığını, bu hakkın ancak seçimlerin serbest, adil, şeffaf ve dürüst bir ortamda yapılmasıyla tam anlamıyla kullanılabileceğini ifade etti. Anayasa’nın 79’uncu maddesinin ise seçimlerin genel yönetim ve denetimini Yüksek Seçim Kurulu’na verdiğini hatırlatarak seçim güvenliğinin anayasal bir yükümlülük olduğunu dile getirdi.
‘SEÇİM GÜVENLİĞİ DEMOKRASİYE İNANAN HERKESİN ORTAK SORUMLULUĞU’
Konuşmasında seçim mevzuatına ilişkin önemli bir hususa da dikkat çeken Olgun, yeni kurulan veya kurulacak siyasi partiler ile 2023 seçimlerinde ilgili ilçede ilk beş sırada yer almayan partilerin seçime katılmaları halinde sandık kurullarına üye veremeyeceklerini, yalnızca müşahit görevlendirebileceklerini belirtti. Bu nedenle sandık kurulu üyesi verme hakkına sahip siyasi partilerin sorumluluğunun daha büyük olduğunu ifade eden Olgun, sandık kurulu üyelerinin görevlerini mevzuata uygun yerine getirmesinin seçim sonuçlarının güvenilirliği açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Müşahitlerin de seçim mevzuatından kaynaklanan haklarını etkin şekilde kullanmasının sandık çevresindeki hukuka aykırılıkların zamanında tespit edilmesi ve gerekli itiraz mekanizmalarının işletilmesi bakımından büyük önem taşıdığını belirten Olgun, seçim güvenliğinin birkaç siyasi partinin değil, demokrasiye inanan herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Korunması gerekenin siyasi partilerin oyları değil, milletin egemenlik hakkı olduğunu kaydetti.
‘PARTİLER ÜSTÜ ANLAYIŞLA ÇALIŞACAK ORTAK BİR SEÇİM GÜVENLİĞİ PLATFORMU OLUŞTURMALIYIZ’
Olgun, önümüzdeki süreçte tüm siyasi partilere de çağrıda bulunarak, partiler üstü anlayışla çalışacak ortak bir seçim güvenliği platformu oluşturmak istediklerini açıkladı. Bu platformun seçim güvenliği konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlayacağını, seçim günü ortaya çıkabilecek hukuki sorunlarda koordinasyonu güçlendireceğini, sandık kurulu üyeleri ile müşahitlere verilecek hukukçu desteğinde iş birliğini geliştireceğini ve seçim mevzuatındaki uygulama farklılıklarının giderilmesine katkı sunacağını ifade eden Olgun, amaçlarının siyasi rekabeti ortadan kaldırmak değil, demokratik rekabetin hukukun güvencesi altında gerçekleşmesini sağlamak olduğunu söyledi.
‘GÜÇLÜ DEMOKRASİLERİN ORTAK ÖZELLİĞİ SEÇİMLERE HERKESİN GÜVEN DUYMASINI SAĞLAMAK’
Sandıkta siyasi rekabetin doğal olduğunu ancak sandığın güvenliği söz konusu olduğunda rekabet yerine hukukun konuşması gerektiğini ifade eden Olgun, seçimlerin meşruiyetinin yalnızca sandığın kurulmasıyla değil, seçim sürecinin her aşamasında hukuka uygun davranılmasıyla sağlanacağını belirtti. Hukukun üstünlüğüne duyulan güvenin seçim sonuçlarına olan toplumsal güveni de güçlendireceğini vurgulayan Olgun, güçlü demokrasilerin ortak özelliğinin yalnızca seçim yapmak değil, seçimlere herkesin güven duymasını sağlamak olduğunu ifade etti. Olgun, seçimlerin şeffaf, adil, güvenli ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi, millet iradesinin hiçbir şaibeye mahal bırakılmadan sandığa tam ve doğru biçimde yansımasının sağlanması amacıyla verdikleri araştırma önergesine destek beklediklerini belirterek konuşmasını tamamladı.
‘Seçim güvenliği demokratik hukuk devletinin teminatıdır’
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Olgun, seçim güvenliğine ilişkin hukuki, idari ve teknik süreçlerin araştırılması amacıyla TBMM’ye sundukları önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini açıkladı. Olgun, seçim güvenliğinin yalnızca seçim günü alınacak tedbirlerden ibaret olmadığını belirterek, tüm siyasi partilere ortak seçim güvenliği platformu oluşturma çağrısında bulundu.

