Afyonkarahisar’ın Bolvadin, Çay ve Sultandağı ilçeleri arasında bulunan Eber Gölü, son yıllarda yaşanan kuraklık, su kaynaklarının azalması ve çevre kirliliği nedeniyle ciddi bir ekolojik tehdit altına girmişti. Su seviyesindeki büyük düşüş nedeniyle göl tabanında çatlaklar oluşurken, bölgedeki doğal yaşam da olumsuz etkilenmişti.

Koruma Çalışmaları Başlatıldı
Mart 2026’da bölgeyi ziyaret eden Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Eber Gölü’nün yeniden eski doğal yapısına kavuşması amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini açıklamıştı. Vakfın Kurucusu ve Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın destekleriyle oluşturulan çalışma grubu, ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde gölün korunmasına yönelik projeleri hayata geçirdi.

Kirliliğin Azaltılması Hedeflendi
Yürütülen çalışmalar kapsamında gölü besleyen akarsu ve derelerdeki kirliliğin azaltılması için çeşitli tedbirler alınırken, bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik planlamalar da yapıldı. Uzmanlar, gölün geleceğinin yalnızca kamu kurumlarının değil, vatandaşların çevre duyarlılığıyla da doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
Yağışlarla Birlikte Su Seviyesi Yükseldi
Son aylarda etkili olan yağışlar, Eber Gölü’nde su seviyesinin yeniden yükselmesini sağladı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 metre seviyelerinde ölçülen su derinliğinin bazı noktalarda 4 metrenin üzerine çıktığı belirtilirken, göl yeniden canlıların yaşam alanı olmaya başladı.
Flamingolar Yeniden Görüldü
Türkiye’nin önemli sulak alanları arasında yer alan Eber Gölü, su seviyesindeki artışın ardından göçmen kuşları da yeniden ağırlamaya başladı. Her yıl göç güzergâhında mola veren flamingoların yeniden gölde görülmesi, ekosistemin toparlanmaya başladığının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bölge İçin Umut Verici Gelişme
Doğal yaşamın yeniden canlanmasıyla birlikte Eber Gölü’nün ekolojik değerinin korunmasının yanı sıra doğa turizmine ve bölge ekonomisine de katkı sağlaması bekleniyor. Uzmanlar, gölde elde edilen olumlu tablonun kalıcı olabilmesi için su kaynaklarının bilinçli kullanılması ve çevrenin korunmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor

