Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında sürdürülen kazılar, Kibyra’nın Roma dönemindeki önemine ilişkin yeni bulgular ortaya koydu. Heykellerin 2026 yılındaki restorasyon çalışmaları, Prof. Dr. Ünal Demirer’in sorumluluğundaki kazı restorasyon ekibi tarafından gerçekleştirildi. Kibyra Kazı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, 2006 yılından bu yana sürdürülen kazılarla antik kentin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmayı ve alanı ziyaretçilere daha iyi sunmayı hedeflediklerini söyledi.
‘İHTİMAL M.S. 417 YILINDAKİ DEPREMDE YIKILDIĞINI VARSAYABİLİRİZ’
Son çalışmaların kentin önemli yapılarından Anıtsal Kent Giriş Kapısı’nda yoğunlaştığını belirten Özüdoğru, yapının üst bölümünde sergilendiği değerlendirilen 4 mermer heykele ait parçaların ortaya çıkarıldığını ifade etti. Heykellerin büyük ihtimalle MS 417 yılında meydana gelen deprem sırasında yüksekten düşerek parçalandığını belirten Özüdoğru, “2006 yılından bugüne kazımızı Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitemiz adına yürütüyoruz. Bu süreçte görünen kamu yapılarında kazı çalışmalarımızı yürüttük. Bu çalışmalardan en önemlisi kente giriş sağlayan anıtsal bir taş oldu. Kazılarımız esnasında özellikle yapının 2. katında sergilendiğini anladığımız 4 mermer heykele ait parçalar ele geçti. Kazı esnasında tabii bunlar yapının yüksek kısmındaydı. Muhtemel M.S. 417 yılındaki depremde yıkıldığını varsayabiliriz. Yere düştükleri için parçalanmış durumdalardı” dedi. Kazıların farklı aşamalarında kol, bacak ve ayakların da aralarında bulunduğu toplam 20 heykel parçasının gün yüzüne çıkarıldığını aktaran Özüdoğru, parçalar arasında Roma İmparatoru Hadrianus’a ait sağlam bir portre başının da bulunduğunu söyledi. Başın daha önce bulunan zırhlı gövdeye ait olduğunun anlaşılmasıyla heykelin bütünlüğünün büyük ölçüde ortaya konulduğunu belirten Özüdoğru, restorasyon çalışmaları sonucunda yaklaşık 2,14 metre yüksekliğindeki Hadrianus heykelinin yeniden ayağa kaldırıldığını kaydetti.
ZIRHINDA ASLAN VE KARTAL KABARTMALARI BULUNUYOR
Heykelde Afyon-Döğer ve İscehisar mermerinin kullanıldığını belirten Özüdoğru, Hadrianus’un askerî tipte betimlendiğini, zırhının üzerinde aslan ve kartal figürlerinin kabartma olarak işlendiğini söyledi. Portre özelliklerinin heykelin Hadrianus’a ait olduğunu kesin olarak ortaya koyduğunu ifade eden Özüdoğru, eserin Anadolu’daki Hadrianus tasvirleri açısından önemli bir örnek olduğunu vurguladı.
‘ÜNİVERSİTELERİMİZ KÜLTÜREL MİRASIMIZI GELECEĞE TAŞIYOR’
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar da üniversitelerin eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yanı sıra bilimsel araştırmalarıyla Türkiye’nin tarihî ve kültürel mirasının ortaya çıkarılmasına, korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Kibyra Antik Kenti’nde sürdürülen kazıların bunun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Özvar, üniversitelerin akademik birikimlerini sahaya taşıyarak geçmişten günümüze ulaşan kültürel değerlerin bilimsel yöntemlerle araştırılmasına öncülük ettiğini söyledi. Arkeolojik kazıların yalnızca geçmişe ait eserleri gün yüzüne çıkarmadığını vurgulayan Özvar, “Bu çalışmalar, Anadolu’nun tarihini ve farklı medeniyetler arasındaki etkileşimi daha iyi anlamamıza da imkân sağlıyor. Üniversitelerimizin bilimsel araştırmalarıyla tarihimizin ve kültürel mirasımızın ortaya çıkarılmasına katkı sunmalarını, bu değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmalarını son derece önemli buluyoruz” dedi.

