YATIRIMCILARA 1 MİLYON TL’YE KADAR ARA ÖDEME
Kanunun yatırımcıları ilgilendiren hükümlerinden biri, tasfiye süreci tamamlanmadan ara ödeme yapılabilmesine imkân tanıması oldu. SPK tarafından belirlenecek fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutarı aşmayacak şekilde, net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Ara ödemeler, yatırımcının nihai tasfiye kapsamında alacağı tutardan mahsup edilecek. Bununla birlikte, yapılacak ara ödeme ilgili fonun tasfiye malvarlığından karşılanacak ve yatırımcının hesabındaki katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Para piyasası niteliğindeki fonlar bu son sınırlamanın dışında tutulacak. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcıların ödemelerini karşılamaya yetmemesi durumunda SPK, kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlanarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.
NET YATIRIM TUTARI NASIL HESAPLANACAK?
Kanuna göre, fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen dağıtılabilir tutarın yatırımcıların hesaplanan toplam haklarını karşılamaya yetmemesi hâlinde, ödemelerde dikkate alınacak net yatırım tutarı esas alınacak. Net yatırım tutarı, yatırımcıların fona yaptıkları nakit girişleri ve fondan aldıkları nakit çıkışları dikkate alınarak Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hesaplanacak. Hesaplamada, Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak.
Hesaplamada, yatırımcının fona yaptığı girişler ile fondan aldığı çıkışlar belirtilen endeksleme yöntemi çerçevesinde değerlendirilecek. Böylece tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde yatırımcıların net yatırım tutarlarının belirlenmesine yönelik bir yöntem uygulanacak.
FON VARLIKLARINDAN ÇIKARILAN DEĞERLERİN GERİ KAZANILMASI HEDEFLENİYOR
Düzenleme, fon malvarlığından hukuka aykırı işlemlerle çıkarılan para, sermaye piyasası araçları, mal, hak ve alacakların geri kazanılmasına ilişkin hükümler de içeriyor.
Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle ya da fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amaç taşımayan işlemler yoluyla ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan değerler, kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak kabul edilebilecek.
Fonun uğradığı zararların karşılanmasında öncelikli sorumluluk, fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketine ait olacak. Zararın bu şirketlerden tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya tahsilatın mümkün olmayacağının açıkça anlaşılması hâlinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilerden de tahsil yoluna gidilebilecek.
Kanun ayrıca, kişilerin görevlerinden ayrılmış olmalarının, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını hükme bağlıyor.
TMSF’YE TAHSİLAT VE KAYYIM YETKİSİ
Kanun kapsamında SPK’nın bildirimde bulunması üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), sorumluların malvarlıklarından tahsilat sağlamak amacıyla takip işlemlerini başlatabilecek.
Fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerleri arasında, doğrudan ilgili fona iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması hâlinde bunlar, ilgili mevzuat çerçevesinde fona veya geri kazanım hesabına iade edilebilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen malvarlığı değerleri bakımından ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili malvarlığını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Satış ve tasfiye işlemlerinden elde edilen tutarlar, her fon için ayrı oluşturulan geri kazanım hesaplarında izlenecek.
Geri kazanım hesaplarında tutulan paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Bu tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve başka amaçlarla kullanılamayacak.
YATIRIMCI HAK SAHİPLİĞİ KAYITLAR ÜZERİNDEN BELİRLENECEK
Fon pay sahipleri, MKK kayıtları ile tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşların kayıtları karşılaştırılarak fon ve hesap bazında belirlenecek. Ayrıca 17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar kapsamında payları bloke edilen kişiler de kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde tasfiye hükümlerinden yararlanabilecek. Geri kazanılan tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra tasfiye işlemleri devam eden fonlarda tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiyesi tamamlanmış fonlarda ise hak sahiplerine ödeme yapılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak. Ödemeler, kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde fon pay sahiplerinin hakları dikkate alınarak gerçekleştirilecek. Öte yandan, kanunda belirtilen sermaye piyasası suçlarını işlediği veya bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurullara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
BAZI GETİRİLERİN İSTEĞE BAĞLI İADESİNE İMKÂN TANINIYOR
Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin belirli koşullarda elde ettikleri getirilerin bir bölümünü isteğe bağlı olarak iade edebilmesine de imkân tanıyor. Buna göre, ilgili fonlardan elde edilen getirinin, kanunda belirtilen TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasına dayalı hesaplamayla bulunan tutarı aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek. Benzer şekilde, SPK tarafından kanunda belirtilen sermaye piyasası suçları kapsamında değerlendirilen paylardan kazanç elde eden kişiler de söz konusu kazancın belirlenen endeksleme tutarını aşan kısmını genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak aktarabilecek. Hesaplama yöntemi ve uygulamaya ilişkin diğer esasları belirleme yetkisi SPK’ya ait olacak.
KANUN 17 EYLÜL 2026’DAN İTİBAREN GEÇERLİ
22 Ekim 2026’da kabul edilen 7596 sayılı Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun yürürlük maddesi uyarınca düzenleme, 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Kanun yalnızca SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor. Düzenleme, bunun dışındaki diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmuyor.

