Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

AŞKTAN DA ÖTE

Türkiye’nin ilk Pickleball şampiyonu apoletini alan Aysun Akbay ile bugün

Türkiye’nin ilk Pickleball şampiyonu apoletini alan Aysun Akbay ile bugün kahve tadında bir sohbet gerçekleştirdik.

Türkiye Pickleball Kadınlar Şampiyonu Akbay ile sizlerin de çok keyif alacağı bu güzel sohbetimizde bir birinden güzel farklı bakış açısından sorularla onu tanıma fırsatı bulacağız. O zaman hiç vakit kaybetmeden onu tanımaya başlayalım.

*Türkiye’nin en yeni sporu olan Pickleball her geçen ülkemizde yeni bir kimlik kazanmaya başladı. Bu spor ile nasıl tanıştınız? Ben biliyorum ama kahve tadında sohbetimizi takip edenler için soruyorum Aysun Hanım.

Haftada en az üç gün spor yaptığımız canım kankam Mustafa Türk sayesinde tanıştım ve uzun zamandır Pickleball oynuyorum. İki yıl üst üste Zafer kupasını kazandım. Her geçen gün sporcu sayısı arttığı gibi kaliteli çekişmeli maçlar oynuyoruz. Özellikle gece müsabakaları keyifli oluyor çünkü bunaltıcı sıcakları hissetmiyoruz.

*Aysun Akbay kimdir kendinizden bahseder misiniz?

1978 Denizli doğumluyum Anadolu Üniversitesi BESYO mezun oldum. 2003 yılından beri Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okulunda Beden Eğitimi öğretmenliği yapıyorum.

Evliyim ve 2 kızım var. 12 yıl Afyon da ikamet ettik. Son bir yıldır da Denizli’de görev yapıyoruz.

*Siz sporu çok seven bir insansınız aynı zamanda seyahat etmeyi de kendinizde bu gücü nasıl buluyorsunuz?

İşte ikisi birbiriyle bağlantılı. Spor insanı dinç tutuyor seratonin salgılandığı için mutlu oluyorsun yanınızda sevdiğiniz mutlu olduğunuz insanları da alıp seyahat ederseniz mükemmel bir güzellik oluyor

 

*Türkiye’nin ilk Pickleball Şampiyonu oldunuz tarih sayfalarına adınızı altın harflerle yazdırdınız, bu nasıl bir duygu anlatırmısnız?

Hiç unutmam sevgili kankam telefon ile beni arayıp sizi farklı bir sporla tanıştırmak istiyorum dediğinde merak ettim. Tahta bir raketle ile İlk tanıştığım gün pickleball’u çok sevdim ve artık bu ömür boyu bırakmadan yapabileceğim tek spor olacak demiştim. Hatta bir konuşmamda şu cümleyi kullanmıştım bu spor için ‘’aşktan da öte’’ diyerek. Gerçekten öyle benim için Pickleball. Çok sevdiğim bu spor dalında Türkiye’nin ilk Pickleball kadınlar şampiyonu olmanın gurur ve onurunu yaşıyorum. Çok özel bir duygu diyebilirim.

*Pickleball sporunun Türkiye’de doğduğu şehir olan Afyonkarahisar’da yaşarken kendi memleketin Denizli’ye geri döndünüz, orada Pickleball spor adına bir çalışma yapmanızı istesem ilk olarak nasıl bir çalışma yaparsın?

Denizli’ye de bu sporu tanıtmak istiyorum fakat yoğunluğumdan dolayı hala girişimlerde bulunamadım. En kısa zamanda Pickleball ile ilgili girişimlere başlamak en büyük hedefim.

*Aysun Hanım sizi anlatacak üç renk nedir, neden desem?

Sarı, Turuncu ve Beyaz.

Temiz saf ve pırıl pırıl cıvıl cıvıl olduğunu bu renklerin bana çok enerji verdiğini düşünüyorum

*Siz sporun yanında müzikle ile de amatör olarak uğraşıyorsunuz, sizi tanımlayan bir şarkı hangisi olur? Biraz söyler misiniz?

Sevmekten kim usanır

Tadına doyum olmaz

Hangi gönül uslanır

Sevenle oyun olmaz.

Koro çalışmasında solo verilen ‘’ SEVMEKTEN KİM USANIR’’ isimli şarkının benimle bütünleştiğini biliyorum bu nedenle beni en iyi anlatan şarkı diyebilirim.

*Pickleball Kadınlar Türkiye Şampiyonası organizasyonu hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?

Her konuda işinin en iyisini yapmak için elinden geleni yapan Mustafa Türk yine güzel bir organizasyon ile Pickleball Türkiye Kadınlar Şampiyonasını organize etmiş çok mutluyum gerçekten.

Şampiyona öncesi o kadar güzel bir ortam yarattı ki herkesin beğenisini kazandı. Zumba gösterileri, halk oyunu ekibi, canlı müzik, tarihi gezileri içeren hatta dünya da bir ilk olarak yapılan sporcu performansı izleme çalışmaları takdire şayan dı. Afyonkarahisar’ın her kesiminde ki insanların onun başarısını daha yukarılara çıkarması için destek vermeli.

*Dost nedir, sizin en sadık dostunuz kimdir diye sorsam nasıl bir cevap verirsiniz?

Dost her anında maddi manevi, sırt sırta olan yemeğini, sırlarını, sevgisini korkusunu paylaştığın en yakın gördüğün ona bir şey olursa dayanamam dediğin kişidir dost. Vazgeçemediğindir çünkü ne yaparsa yapsın senin iyiliğin için yaptığını bilirsin.

 

*Güzel bir aileniz var nice mutlu günleriniz olsun sağlık ve mutluluk içinde inşallah. Bu mutluluğu nasıl yakaladınız, gençlere neler tavsiye edersin?

Mutlu olmak kişiye bağlıdır bence. Evlilikte değil her durumda mutlu olmak için hiçbir şeyi fazla büyütmeden çözüm odaklı davranıldığında ben ben demekten vazgeçildiğinde sorumluluk bilincinde olduğumuz zaman mutluluk ta peşinden geliyor.

*Mutluluk deyince küçük mutluluklar insanı hayata bağlıyor, etrafında ki insanlarla iletişimi kolaylaştırıyor fakat genelde toplumumuzun büyük bir bölümü sinirli, asabi, gülmekten öte sıkıcı bir yapı göze çarpıyor, siz bu düşüncemi doğruluyor musunuz, yoksa hayır mı diyorsunuz?

Küçük şeylerle bile mutlu olmalı insan. Ne kadar büyük tutarsan beklentilerini o kadar mutsuz olursun. Beklenti düzeyim 0’a indi diyebilirim. Çok şey beklemeden hayattan zevk almalı insan. Çok zorluklarla karşılaştım hayat kimse için kolay değil fakat zorluklardan kurtulabilmek için güçlü olmak gerekiyor. Güçlü olmak için de küçük şeylerle mutlu olmak gerekli. Güçlü olmak için de her zaman yanında bir desteğinin olduğunu bilmekte gerekli.

 

*Her daim neşeli gülen yüz olmayı nasıl başarıyorsunuz?

Her daim neşeli Gülen yüzüm olduğunu söyleseler de ara ara üzüldüğümde mutlaka oluyor. Fakat bu durumdan çok acil kurtulmam gerektiğini düşünüp hayatın güzelliklerini görmeye spor yapmaya çalışıyorum. Pozitif düşünüyorum her şey pozitif gelişiyor.

*Aysun Hanım birçok insanın içinden geçeni tahmin etmek çok da zor değil, sizin için çok havalı, yardımsever, iyi bir arkadaş sözleri hep söyleniyor, siz bu cümlenin neresinde kendilerine katılmıyorsun, neden?

Benim ile oturup konuşmayan insanlar dışarıdan baktığında çok havalı olduğumu düşündüklerini tanıyınca gayet mütevazi olduğumu hatta sahip olduğum şeylere göre hiç kebirimin olmadığını söylerler. İnsanlar ne düşünür diye hiç aklıma gelmemiştir. Herkes istediğini düşünebilir. Kişi nasıl bakarsa öyle görür. Ben bu dünya ya iyilik yapmak için görevlendirildiğimi düşünüyorum ve iyilik yapmaktan yardımcı olmaktan asla vazgeçmeyeceğim. İlahi adaletin varlığına inancım sonsuz benim.

 

*Son olarak insanların boş verdiği bir güne kelebek bir ömür diyor, bu anlamda neler söylemek istersiniz?

Boş verilen bir gün kelebek için bir ömür. Hayatın geldik gidiyoruz dan ibaret olduğunu herkes bilmeli bu şekilde düşünerek hareket edersek o bir günün ne kadar değerli olduğunu anlarlar. Hiç bitmeyecek gibi düşünürsek çok şey kaybederiz. Dünya yı güzellik iyilik ve sevgi kurtaracak. Sevgi dolu iyiliklerle ömrünü geçiren güzel insanların çoğalması dileğimle beni de böyle bir sohbete dahil ettiğiniz için çok teşekkür ederim canım kanka’cığım iyi ki seni tanımışım iyi ki varsın güzel dostum.