Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Atmosferimiz iki yüz yılda ancak kendini temizleyecek durumda

  
 
  

 


 


“Yazın zaten Türkiye’nin etkilerinin iki temeli vardır, bir Basra alçak basıncı Basra körfezi merkezde birde Azor adaları yüksek basıncı vardır” diyerek sözlerine başlayan iklim bilimci fizik coğrafyacı Okan Bozyurt; “ bu iki etken Türkiye’de karakteristik bir kuraklığın oluşmasına sebep oluyor. Bu yaz kuraklığının yanında sıcaklıklar bir hayli yükselir ve gölgeden özellikle dolayısıyla mevsim normalliğinin iç kesimlerde bazen beş ile on santigrat derece üzerine çıkabilir bu sadece bu seneye özgü bir durum değildir bu her sene olan bir durumdur. Daha önceki dönemlerde sıcaklığın bu döneme göre daha fazla olduğu görüldü. Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık rekorları kırılmıştı, bunun daha birçok örnekleri var, meteorolojinin örneklerine bakılabilir bu durumda” ifadelerini kullandı.


YENİ SICAKLIK REKORLARININ KIRILMASINI BEKLİYORUZ


Bozyurt; “Sıcak yazların tekrarlama frekansı giderek arttı fark ederseniz bu atmosferinde aşırı derecede birikmiş sera gazları artık güneş ışınlarını dünyaya geçiriyor tekrar geri gitmesini engelliyor bu durum dünyada bir Fanus gibi oluşuyor ve biz buna sera etkisi adını veriyoruz. Dünya yüzeyinde devamlı sıcaklık birikiyor. 1850’li yıllardan itibaren son yirmi yılın en sıcak yılı,  2000’li yıllardan sonra fark ederseniz bu bir tesadüf değildir. Kesinlikle O zamandan sonra da en sıcak yılda 2016 yılı olarak akıllara geçti ve dünya ortalama sıcaklığı yaklaşık bir nokta iki santigrat derece üzerinde seyretti. Geçen sene ise dünya ortalama sıcaklığı yaklaşık olarak sıfır nokta doksan sekiz santigrat derece üzerinde gerçekleşti. Bunu ben söylemiyorum bunu rakamlar söylüyor. Bu senede yine yeni sıcaklık rekorlarının kırılmasını bekliyoruz” dedi.


BİRAN ÖNCE ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARINA YOL ALMAMIZ LAZIM


Afyon Kocatepe Üniversitesi Beşeri Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı İklim Bilimci Okan Bozyurt; “Önümüzdeki on yıl içeresinde ne olacak gibi bir soru sorulacak olunursa eğer, sıcaklıklar giderek artmaya başlayacak. Son önümüzdeki beş sene boyunca sıcaklık beş santigrat dereceyi geçecek ve dünyada geri dönülemez bir boyut başlar ve doğal afetlerin sayısında da önemli derecede artış olacak bu doğal afet sadece kuraklık değil sadece çölleşme olmayacak yağış olmayacak gibi düşüncelere kapılanıyor öğle bir şey yok dünyada küresel anlamda bir sıcaklık olacak ama dünyanın bazı bölgelerinde aşırı yağışlar meydana gelecek, bazı bölgelerde aşırı kuraklık yaşanırken birden bire aşırı derecede yağışlar meydana gelecek arkasından ve böylece sık derecede değişen hava durumları meydana gelecek. Okyanus suları ısındıkça kasırgalar çoğalacak kasırgaların hem şiddetinde artış olacak hemde sayısında artış olacak, hortumlar aynı şekilde artmaya başlayacak çünkü hortumlarda son zamanlarda sıkça görülen bir doğal afet haline geldi, ppm dediğimiz bir kavram var bu kavram  atmosferdeki biriken karbondioksit miktarının birikmesine verilen isimdir. Bunun sebepleri fosil yakıtlar, bacalardan çıkan gazlar, sanayiler, evsel atıklar trafikte arabadan çıkan gazlardan oluşmaktadır. Bizim şu anda biran önce alternatif enerji kaynaklarına yol almamız lazım, mesela rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi konutlardan bunlardan yararlanmamız lazım” ifadelerini kullandı.


 


 


ATMOSFERİ ASIL KİRLETEN SANAYİDİR


Bizim sanayide kullanılan artık fosil yakıtlardan kurtulmamız gerekiyor hatta bunun için geç bile kaldık” ifadelerini kullanan Bozyurt sözlerini şöyle sürdürdü; “Bunun için Nükleer enerji geleceğe yönelik olarak adlandırdığımız enerjileri hayatımıza geçirmemiz gerekiyor. Bu konuda çok güzel projeler de var mesela trafikte arabalardan çıkan gazları önlemek için şuanda elektrikli arabalar artık gündeme geldi biliyorsunuz, bunlar artık giderek yaygınlaşmaya başladı bunlar ne kadar çok yaygınlaşırsa atmosfer o kadar kurtarılır. Fakat atmosfer kendisini iki yüz yılda anca temizleyecek durumda bizlerin biran önce bu tedbirleri almamız gerekiyor” dedi.


EN SICAK YILLARININ ARDI SIRA GELMESİ DE TESADÜF DEĞİL


Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), yayınladığı raporda, iklim değişikliğinin ana etmenlerinden atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun rekor seviyelere ulaştığını duyurmuştu” diyerek sözlerine devam eden Bozyurt; “ Dünya Meteoroloji Örgütü Raporda, 2017’de 405,5 ppm olan atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonun, 2018’de 407,8 ppm’ye çıktığı kaydedilmişti. Sıcaklık1880’lü yıllardan bu yana devamlı artıyor. Özellikle1950’li yıllardan itibaren sanayileşmenin hız kazanmasıyla beraber atmosfere aşırı miktarda karbondioksit başta olmak üzere gaz salınımı var. Başta sera gazı alınımı atmosferde sıcaklığı o kadar çok biriktirmeye başladı ki güneşten gelen ışınları yeryüzüne iletiyor, fakat yeryüzünden tekrar geri göndermiyor, yeryüzüne hapsediyor. Bir cam fanus gibi düşünebilirsiniz. Dolayısıyla dünya da sıcaklık artışı 1950’den bu yana giderek hız kazanmakta. Özellikle 1990’lardan itibaren, son bin dört yüz yılın en sıcak yıllarının ardı sıra gelmesi de tesadüf değil” dedi.


“YAĞIŞLAR ZAMANLA TÜRKİYE’YE HİÇ UĞRAMAYACAK”


İki Bin’li yıllardan sonra, özellikle kutup bölgelerindeki sıcaklık yükselişi diğer bölgelere göre oldukça yüksek görünüyor diyerek sözlerine devam eden Afyon Kocatepe Üniversitesi Beşeri Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı Okan Bozyurt; “Dolayısıyla kutup bölgeleriyle Ekvator arasında sıcaklık farkı azalmaya başladı bu ilerde bambaşka bir tehlikeyi doğuracak. Bu tehlike kutup bölgeleriyle Ekvator arasında ulaşımı değişmeye başlayacak bu değişimden ilk etkilenecek ülkeler arasında Türkiyeninde içerisinde bulunduğu Akdeniz havzasındaki ülkeler yer alıyor. İspanya, İtalya, Yunanistan, Fransa’nın güney kısımları. Çünkü hava kütleleri artık daha Kuzeyden geçmeye başladı ve enerji aşağı enlemlere inmemeye başladı. Buda yavaş yavaş çöl ikliminin başladığını işaret ediyor. Eğer durum böyle devam edecek olursa yani kutuplar artık daha da ısınmaya devam edecek olursa o zaman kutuplarla Ekvator arasındaki dolaşım sistemi tamamen alt üst olacak ve dolayısıyla artık bütün yağış sistemi kuzey bölgelerinden geçecek ve Türkiye’ye hiç uğramayacak” ifadelerine yer verdi. Selçuk özel