Bakan Tunç, “Milli mücadelenin şehri, termalin başkenti, tarihiyle ve turizmiyle öne çıkan, Anadolu’nun bölgelerinin tam kesişme noktasında bulunan Afyonkarahisar’da HSK yıl sonu değerlendirme toplantısını sizlerle beraber gerçekleştirmek için bir aradayız” dedi.
Toplantının, yeni üyelerle yapılan ilk istişare toplantısı olması bakımından da önemli olduğuna dikkat çeken Tunç, hem Meclis tarafından hem de Cumhurbaşkanı tarafından seçilen yeni HSK üyelerinin göreve başlayalı yaklaşık 5–6 ay olduğunu, bu süre içerisinde önemli başlangıçlar yaptıklarını ve yeni dönem çalışmalarına başladıklarını ifade etti. Tunç, kurul üyelerinin de katıldığı bu ilk istişare toplantısının hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.
2025 YILI MAZERET VE YETKİ KARARNAMESİ
Bakan Tunç, 2025 yılı mazeret ve müstemir yetki kararnamesi kapsamında 621 hakim ve savcının atamasının gerçekleştirildiğini, 1.840 müstemir yetki düzenlemesi yapıldığını açıkladı.
Bölge adliye mahkemelerinde 115 üye hakimin atandığını belirten Tunç, 17 yeni dairenin kurulduğunu ve bölge adliye mahkemelerinde toplam 404 mahkemenin faaliyete geçirildiğini söyledi.
İDARİ YARGIDA YENİ MAHKEMELER FAALİYETE GEÇTİ
İdari yargıda 219 hakimin atamasının yapıldığını bildiren Tunç, Diyarbakır, Kayseri ve Antalya Bölge İdare Mahkemelerinin faaliyete geçtiğini, Bingöl, Amasya, Hakkari ve Şırnak’ta ise idare ve vergi mahkemelerinin faaliyete geçmiş olduğunu kaydetti.
Özellikle gerek idari yargıda gerekse istinaf mahkemelerinde, yargının gecikmeksizin ve adil bir şekilde sonuçlanması bakımından büyük bir hassasiyetle çalışmalar yürütüldüğünü belirten Tunç, hakim ve savcıların mazeretlerini de göz önünde bulundurarak yetki kararnamesi ile mazeret kararnamesinin aynı gün içerisinde sonuçlandırıldığını ifade etti.
Tunç, emeği geçenlere teşekkür ederek, görev yerlerine atanan yargı mensuplarına başarılar diledi.
“MÜLKÜN TEMELİ ADALETTİR”
Adaletin devletin temelini oluşturduğunu belirten Tunç, “Mülkün temeli adalettir. Adalet insan onurunu korumaktır. Adalet temel hak ve özgürlüklerin garantisidir. Adalet toplumsal düzenin şartıdır. Adaletin hakkıyla tecellisi hukuk devletiyle mümkündür” dedi.
Hukuk devletinin, anayasasıyla ve kanunlarıyla hukukun üstünlüğünün tam anlamıyla tesis edildiği, yargı bağımsızlığının eksiksiz sağlandığı devlet olduğunu vurgulayan Tunç, demokratik hukuk devletinin insan haklarını koruyan ve hukukun üstünlüğünü güvence altına alan devlet olduğunu söyledi.
Tunç, hukuk devletinin hayata geçirilebilmesi için tarafsız ve bağımsız yargının şart olduğunu, tarafsız ve bağımsız yargının da en önemli teminatının Hakimler ve Savcılar Kurulu olduğunu kaydetti.
HSK’NIN YARGI BAĞIMSIZLIĞINDAKİ ROLÜ
Hakim ve savcıların mesleğe kabulünden denetimlerine kadar her alanda Hakimler ve Savcılar Kurulunun büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Tunç, atama kararları, denetim kararları ve teftiş çalışmalarının yargının sağlıklı işlemesi ve vatandaşların yargı hizmetlerinden memnuniyetinin sağlanması açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
HSK’NIN YAPISI VE ÜYELERİN SEÇİMİ
Cumhurbaşkanının, 1’inci sınıf hakim ve savcılar arasından adli yargıdan 3, idari yargıdan 1 olmak üzere toplam 4 HSK üyesini belirlediğini hatırlatan Tunç, bu yapının kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde yasama, yürütme ve yargının katkı sunduğu, çoğulcu ve demokratik bir sistem ortaya koyduğunu söyledi.
Geçmişte uygulanan sistemlere de değinen Tunç, eski dönemde HSK üyelerinin bir bölümünün Yargıtay ve Danıştay tarafından seçildiğini, mevcut yapının ise demokratik hukuk devleti ilkesine daha uygun, yargı bağımsızlığını güçlendiren bir sistem olduğunu ifade etti.
TEFTİŞ KURULUNUN GÖREVİ VE ÖNEMİ
Anayasa’nın 159’uncu maddesi uyarınca, kurul müfettişlerinin hakim ve savcıların görevlerini kanun ve düzenlemelere uygun şekilde yerine getirip getirmediklerini denetlediğini belirten Tunç, görev sırasında ortaya çıkan sorumluluk gerektiren durumlarda inceleme ve soruşturma işlemlerinin HSK müfettişlerince titizlikle yürütüldüğünü söyledi.
Teftişler sırasında mevzuat eksiklikleri ve uygulamadaki aksaklıkların da tespit edilerek alınması gereken kanuni ve idari tedbirler konusunda kurula öneriler sunulduğunu ifade eden Tunç, bütün bu çalışmaların ortak hedefinin yargının işleyişini iyileştirmek, hak arama yollarını açık tutmak ve makul sürede adil yargılanma hakkını tesis etmek olduğunu vurguladı.
Tunç, “HSK müfettişleri yargının gören gözüdür, duyan kulağıdır, nabzını tutan elidir. Vicdanı diri tutan hafızasıdır” ifadelerini kullandı.
TEFTİŞ, SADECE DENETİM DEĞİLDİR
Teftişin yalnızca bir denetim mekanizması olmadığını vurgulayan Tunç, kağıt üzerinde mükemmel görünen bir düzenlemenin uygulamadaki karşılığının ancak sahada yapılan teftişler sayesinde öğrenildiğini belirtti.
HSK müfettişlerinin gittikleri her adliyede adalet anlayışının uygulamadaki yansımasını ortaya koyduğunu ifade eden Tunç, bir yeniliğin hangi sorunları çözdüğünü veya çözmediğini, bir yanlışın hangi sonuçları doğurduğunu en sağlıklı şekilde bu çalışmalar sayesinde izlediklerini kaydetti.
Bu sayede yargıya güveni artıran, adaleti hızlandıran, uygulamada birliği güçlendiren ve vatandaşların beklentilerini karşılayan tedbirlerin hızlı, doğru ve etkili şekilde hayata geçirildiğini dile getirdi.
TEFTİŞ KURULUNA YÖNELİK DÜZENLEME
Tunç, Teftiş Kuruluna yönelik 243 Haziran’da hayata geçirilen düzenlemenin son derece olumlu bir düzenleme olduğunu belirterek, denetimlerin 2 yılda bir gecikmeksizin yapılmasının yasal zorunluluk haline getirildiğini söyledi.
Teftişe verilen önemin açıkça ortada olduğunu vurgulayan Tunç, bu alandaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

