Milletvekili Özkaya, yüksek yargının devletin hukuk düzenindeki yerine, tarihsel birikimine ve adalet sisteminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara dikkat çekti. Özkaya, Yargıtay’ın sadece bir yüksek mahkeme değil, milletin adalet arayışının en üst mercii ve devletin hukuk düzeninin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, kurumun tarih boyunca hukukun üstünlüğünü önceleyen duruşuna vurgu yaptı. Bu çerçevede, 27 Mayıs döneminde ‘tabii hakim ilkesine aykırı olduğu’ gerekçesiyle darbecilerin teklif ettiği görevi reddeden Yargıtay Başkanı Recai Seçkin’in tutumunu, Yargıtay geleneğinin önemli bir örneği olarak hatırlattı. Özkaya, bütçe görüşmelerinin aynı zamanda devletin köklü adalet anlayışının da konuşulduğu bir süreç olduğunu dile getirerek, adaletin devletin bekası için taşıdığı önemi çeşitli tarihsel referanslarla aktardı.
‘GÖRÜŞÜLEN BÜTÇE, YARGI SÜREÇLERİNİN DAHA ETKİN, HIZLI VE NİTELİKLİ BİÇİMDE İŞLEMESİNE YÖNELİK BİR ADIM’
Konuşmasında yüksek mahkemenin görevine de yer veren Özkaya, Yargıtay’ın farklı mahkemeler arasında içtihat birliğini sağladığını, vatandaşın adalet beklentisini karşıladığını ve yargı bağımsızlığı ile yargısal sorumluluğu dengeleyen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Görüşülen bütçenin, yargı süreçlerinin daha etkin, hızlı ve nitelikli biçimde işlemesine yönelik bir adım olduğunu belirtti. Yüksek mahkeme üyeliklerinde dönem sonunda yaşanacak yoğun emeklilikler nedeniyle kıdem, yaş ve yeterlik ölçütlerine ilişkin anayasal düzeyde düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha hatırlatan Özkaya, AK Parti iktidarı döneminde adalet sistemini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen reform paketlerinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda Yargı Reformu Strateji Belgeleri, İnsan Hakları Eylem Planları, adliyelerin modernizasyonu, alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları ve hakim-savcı mesleki standartlarının yükseltilmesine yönelik çalışmaların altını çizdi. Özkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen adalet politikalarının merkezinde hukuk devleti ilkesinin ve insan onurunun yer aldığını ifade ederek, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan adalet geleneğinin bugün Yargıtay tarafından taşınmaya devam edildiğini belirtti.
‘YARGITAY YALNIZCA BİR YÜKSEK MAHKEME DEĞİL; MİLLETİMİZİN ADALET ARAYIŞININ EN ÜST MERCİİ’
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, TBMM Genel Kurul’unda Yargıtay’ın 2026 yılı bütçesi üzerine yapmış olduğu açıklamada şunları söyledi: “Bugün Yargıtay’ımızın 2026 yılı bütçesini görüşüyoruz. Yargıtay yalnızca bir yüksek mahkeme değil; milletimizin adalet arayışının en üst mercii, devletimizin hukuk düzeninin temel omurgalarından biridir. Bu büyük kurum, tarih boyunca daima hukukun üstünlüğünü merkeze almış, darbe dönemlerinde dahi devlet geleneğine uygun davranmayı bilen onurlu ve ilkeli hukukçular yetiştirmiştir. Nitekim 27 Mayıs darbecilerinin kurduğu sözde Yüksek Adalet Divanı başkanlığı kendisine teklif edildiğinde, ‘Bu mahkemeler tabii hakim ilkesine aykırıdır, böyle bir görevi kabul edemem’ diyerek reddeden Yargıtay Başkanı merhum Recai Seçkin, bu kurumun adalet ve ilke duruşunun en önemli temsilcilerindendir. Bu nedenle bugün ele aldığımız bütçe, sadece bir kurumun değil, milletimizin adalete olan güveninin ve inancının bütçesidir.
‘ADALET, GÜÇLÜ OLANI DAHA GÜÇLÜ YAPMAK İÇİN DEĞİL, HAKKI SAHİBİNE TESLİM ETMEK İÇİN VARDIR’
Pers İmparatoru Erdeşir’in şu sözü adaletin devlet için ne ifade ettiğini çok veciz anlatır; ‘La sultâne illâ bir-ricâl, ve lâ ricâle illâ bil-mâl, ve lâ mâle illâ bil-imâre, ve lâ imârete illâ bi’s-siyâse.’ Yani, devlet ve iktidar ancak güçlü bir yapıyla olur; güç ekonomiyle, ekonomi imar ve kalkınmayla, kalkınma ise ancak sağlam bir hukuk düzeniyle mümkündür. Devletin bekası için en temel unsur adaletin tesisidir. Milletin devlete, devletin millete güveni; doğru ve hızlı işleyen bir yargı düzeniyle mümkündür. Çünkü adalet, güçlü olanı daha güçlü yapmak için değil, hakkı sahibine teslim etmek için vardır. Bu köklü anlayış, kadim devlet geleneğimizin de temelidir.
‘BİN YILLIK HUKUK DEVLETİMİZİN KÖKLERİNİ KONUŞUYORUZ’
Bugün modern yargının bütçesini görüşürken, bin yıllık hukuk devletimizin köklerini de konuşuyoruz. Nizamülmülk, Siyasetname’de Melikşah’a şöyle nasihat eder; ‘Adalet mülkün temelidir. Sultanın ordusu değil, adaleti güçlü olursa devlet ayakta kalır.’ Bu, devletin gerçek dayanağının zor değil, hukuk olduğunu gösterir. Tarih boyunca hukuk sistemini dağınık halden çıkarıp kodifiye eden iki büyük eser vardır; Roma hukukunun Corpus Juris Civilis’i ve Osmanlı’nın Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyesi. Her ikisi de İstanbul’da tamamlanmış, insanlık hukuk tarihine yön vermiştir.
‘YARGITAY, MAHKEMELER ARASINDA İÇTİHAT BİRLİĞİNİ SAĞLAR’
Bu büyük girişimin başındaki Ahmet Cevdet Paşa, hukuku yalnızca metin hâline getirmemiş, adaletin dili ve düzenin temeli olarak sistemleştirmiştir. ‘Şüphe ile ceza olmaz. Zarar veren zararını tazmin eder. Hak, güçlünün değil, doğrunundur’gibi ilkeler bugün halen Yargıtay içtihatlarının özünü oluşturmaktadır. Yargıtay’ımız; Farklı mahkemeler arasında içtihat birliğini sağlar, vatandaşın adalet beklentisini karşılar, yargı bağımsızlığıyla yargısal sorumluluğu dengeler. Bugün sunduğumuz bütçe, yargının etkinliğini artırmayı, daha hızlı ve doğru karar üretmesini sağlamayı amaçlayan güçlü bir bütçedir.
‘AK PARTİ OLARAK 22 YILDIR ADALET SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ONLARCA REFORMU HAYATA GEÇİRDİK’
Dönem sonunda çok sayıda yüksek mahkeme üyesinin emekli olacak olması nedeniyle, yüksek yargı üyeliğinde kıdem, yaş ve seçilme yeterliği bakımından anayasal düzeyde düzenleme ihtiyacı bulunduğunu bir kez daha ifade ediyorum. AK Parti olarak 22 yıldır adalet sistemini güçlendirmek için Yargı Reformu Strateji Belgeleri, İnsan Hakları Eylem Planları, hakim ve savcıların mesleki standartlarının yükseltilmesi, adliyelerin modernleştirilmesi, alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları gibi onlarca reformu hayata geçirdik.
‘ATTIĞIMIZ HER ADIMIN MERKEZİNDE ADALET, HUKUK DEVLETİ VE İNSAN ONURU YER ALMIŞTIR’
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde attığımız her adımın merkezinde adalet, hukuk devleti ve insan onuru yer almıştır. Adalet geleneğimiz Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal etmiş; Nizamülmülk’ten Cevdet Paşa’ya, Cevdet Paşa’dan günümüzün hukuk mimarlarına uzanan köklü bir çizgi üzerinde bugün Yargıtay’ımız bu mirası taşımaktadır. Bu vesileyle Yargıtay’ımızın bütçesinin ülkemize, adalet sistemimize ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”

