Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘Kontrolsüz göç süreci ağır sonuçlarıyla yaşanıyor’

Çobanı tarafından öldürülen Mehmet Akşit’in ailesini ziyareti dönüşünde açıklamalarda bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, “Ülkemize yönelik olarak gerçekleşen kontrolsüz göç süreci; Türkiye’yi ekonomik, demografik krize, suç oranlarının artmasına sürükleyen bir bütün olarak ağır sonuçlarıyla yaşanıyor” dedi.

Çobanı tarafından öldürülen Mehmet

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, geçtiğimiz günlerde Sandıklı’da çobanı tarafından öldürülen Mehmet Akşit’in ailesini ziyaret ettikten sonra Ankara’ya dönüş güzergahında Afyonkarahisar’daki bir dinlenme tesisinde basın açıklaması gerçekleştirdi. Ümit Özdağ, Türkiye’deki göçün kontrolsüz bir şekilde ilerleyerek ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Özdağ, “Ülkemize yönelik olarak gerçekleşen kontrolsüz göç süreci; Türkiye’yi ekonomik, demografik krize, suç oranlarının artmasına sürükleyen bir bütün olarak ağır sonuçlarıyla yaşanıyor. Bu kontrolsüz göç ne yazık ki milletimize zarar verdiği gibi tek tek yurttaşlara da zarar veriyor. Bunun bir örneğini yakın zamanda Afyon, Sandıklı’da yaşadık. Sandıklı Belediyesi’nde zabıta başmüdürlüğü yapmış ve emekli olunca da çiftçilikle uğraşan Mehmet Akşit isimli bir yurttaşımız, yanında çalıştırdığı ve ülkemizde geçici sığınmacı dahi olmayan kaçak durumda bulunan bir çobanı tarafından gırtlağı kesilerek öldürüldü” şeklinde konuştu.

‘ÜZÜLEREK ÖĞRENDİM Kİ ZİYARETE GELEN İLK SİYASİ BENMİŞİM’

Ümit Özdağ konuşmasının devamında Türkiye’de son günlerde artarak devam eden sığınmacı kaynaklı yaşanan olaylarla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Aynı gün İstanbul’da kıymetli bir eğitimcimiz, deneyimli bir öğretmen ve müdür, 17 yaşındaki bir Iraklı tarafından odasında vurularak görev başında şehit edildi. Zafer Partisi’nin bu konuda yapmış olduğu uyarılar, her geçen gün doğrulanıyor hayat tarafından acı bir şekilde. İzmir Torbalı’da bir gencimiz kalbinden bıçaklandığı zaman yanında Zafer Partisi vardı. Gebze’de Ayşegül, bir Afgan tarafından başı taşla ezilerek öldürüldüğü zaman yine ailesinin yanında Zafer Partisi vardı. Her iki olayda da Zafer Partisinin avukatları davalara girdiler. İstanbul’da birçok olayda yine Zafer Partisi’nin avukatları müdahil oldular. Bugün de üzülerek öğrendim ki ziyarete gelen ilk siyasi benmişim. Ben Ankara’dan geldim. Neden hiçbir siyasi kendisini şimdiye kadar ziyaret etmedi aileyi merak ediyorum. Bürokratlar neden aileye baş sağlığı dilemedi.

‘TÜRK MİLLETİNİ SAVUNMAK İÇİN ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDAN ASLA GERİ DÖNMEYECEĞİZ’

Biz Zafer Partisi olarak AK Parti’nin yanlış politikalarının ağırlaşmasına neden olduğu kontrolsüz göçle diledikleri yasayı çıkartırlarsa çıkartsınlar mücadele etmeye devam edeceğiz. Zafer Partisi’ni susturmak, Ümit Özdağ’ı susturmak için Pol Pot rejimimin Kızıl Kımerlilerin aklına gelmeyecek ancak Sovyetler Birliği’nde muhalif aydınların akıl hastanesine atılmasını hatırlatan bir yasa tasarısını meclise getirdiler. Yabancıları araştırmak yasakmış, onlarla ilgili araştırma yapıp yayınlamak yasakmış, bu araştırmayı yapan ve yayınlayan değil ondan alıntılayanda cezaya çarptırılacakmış. İsterseniz düşüncelerimizi de sansür edin, düşünmeyi de yasaklayın. Başından bu yana söylüyoruz Türk Milletinin Egemenliğini, hukukunu, savunmak için çıktığımız bu yoldan asla geri dönmeyeceğiz. Alçakça bir cinayet sonucunda hayatını kaybeden Mehmet Akşit’e Allah’tan rahmet diliyorum. Değerli ailesine de baş sağlığı dileklerimizi kamuoyu önünde iletiyoruz.”

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN BURCU KÖKSAL’I DESTEKLEDİ

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, gazetecilerden gelen; ‘CHP’li Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın sığınmacılar hakkında almış olduğu tedbirler Özgür Özel tarafından tepki görürken, Deva Parti’li Mustafa Yeneroğlu dava açacağını söyledi ve açtı. Siz bu uygulamalara ve tedbirler hakkında neler söylemek istersiniz?’ sorusuna şu şekilde yanıt verdi: “Öncelikle Mustafa Yeneroğlu’nu sabah Alman, öğlen Hollandalı, akşamüstü İtalyan ve gece saatlerinde Arap olduğunun farkındayız. Bir de Türk olsa çok mutlu olacağız. Doğrusu bu esprinin benden kaynaklandığını düşünebilir kamuoyu, esprinin sahibi ben değilim, bu espriyi yapan Deva Partisi’nin bir başka genel başkan yardımcısı. Kendi arkadaşları tarafından dahi Türk kimliğine sahip olmamakla suçlanan bir zatın Burcu Hanım’a saldırmasını eleştirmesini hiç şaşırtıcı görmüyorum. Afyonkarahisar’dayız, Büyük Taarruzun gerçekleştiği topraklardayız, 26 Ağustos 1922’de olsaydık; Burcu Hanım’ın taarruza geçen Türk ordusuna cephane taşıyan kadınların arasında olacağından eminim. Ama aynı şeyi genel başkanı için söyleyemeyeceğim, nerede olduğunun belirsiz olduğunu düşünüyorum.” Bekir Turan Vural