Çözüm sürecine atıfta bulunan Yurdunuseven: “Terör biterken istismar da bitiyor. Evet, kimsenin zihninde bir soru işareti kalmasın, Türkiye Cumhuriyeti olarak, herkesin ortak yuvası olarak, 86 milyon olarak bir ve beraberiz, derdimiz siyasi bir gelecek değildir, hiç de olmamıştır.” Milletvekili Ayan ve arkadaşlarının önergesi reddedildi.
TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan ve arkadaşlarının sunduğu önerge üzerine partisi adına söz alarak ceza infaz kurumlarına ilişkin Meclis’te açıklamalarda bulundu. Milletvekili Yurdunuseven, Türkiye’de hiç kimsenin ırkı ya da milliyeti nedeniyle cezaevine girmediğini belirterek, “Türk, Kürt, Arap, Roman fark etmeksizin suç işleyen herkesin bağımsız mahkemelerde yargılanarak aldığı cezanın infazı için cezaevlerine girdiğini” dedi. TBMM’de yaklaşık yedi yıl Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Başkanlığı yaptığını hatırlatan Yurdunuseven, bu süreçte çok sayıda cezaevi ile yurt dışında cezaevi ziyaretleri gerçekleştirdiklerini, bu ziyaretlerin farklı partilerden milletvekilleriyle birlikte yapıldığını söyledi.
‘KOMİSYONA GELEN HİÇBİR MEKTUP TOZLU RAFLARA KALDIRILMADI’
Komisyona gelen hiçbir mektubun tozlu raflara kaldırılmadığını belirten Yurdunuseven, tüm başvuruların kayıt altına alındığını ve ziyaret edilen cezaevlerinde şikâyetlerin yerinde incelendiğini ifade etti. Yurt dışı incelemelerinde farklı uygulamalar da gördüklerini aktaran Yurdunuseven, bazı ülkelerde özellikle ayrıntılı arama ile ağız ve diş araması gibi uygulamaların rutin olduğunu gözlemlediklerini söyledi.
‘ADALET BAKANLIĞI DA SIFIR TOLERANS POLİTİKASIYLA ÇALIŞTI’
5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 2’nci ve 3’üncü maddelerine atıf yapan Yurdunuseven, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele veya keyfî uygulama yapılmasının söz konusu olmadığını, Adalet Bakanlığının da bu konuda sıfır tolerans politikasıyla çalıştığını ifade etti. 2002 yılından bu yana Avrupa Birliği standartlarında yaklaşık 275 ceza infaz kurumunun hizmete açıldığını, buna karşılık eski ve uygun olmayan yapıda yaklaşık 400 cezaevinin kapatıldığını belirtti. Geçmiş dönem cezaevi koşullarına ilişkin bilgi edinmek isteyenlere Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni ziyaret etmelerini önerdi.
YURDUNUSEVEN, İDARE VE GÖZLEM KURULU KARARLARINA İLİŞKİN VERİLERİ PAYLAŞTI
Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetlerinin, hükümlü veya tutuklunun kuruma kabulüyle birlikte aile hekimliği üzerinden açılan dosyayla başladığını ifade eden Yurdunuseven, ilk kabul muayenesinde kronik ve bulaşıcı hastalıkların değerlendirildiğini ve kişinin kuruma giriş öncesi sağlık durumuna ilişkin kayıt oluşturulduğunu söyledi. Sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle yürütüldüğünü, ilaç, muayene, tetkik, tahlil ve tıbbi malzemelerin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığını aktardı. İdare ve gözlem kurulu kararlarına ilişkin verileri de paylaşan Yurdunuseven, terör suçları kapsamında kapalıdan açığa geçişte olumsuz oranının yüzde 10, olumlu oranın yüzde 90 olduğunu; denetimli serbestliğe ayrılmada yüzde 7 olumsuz, yüzde 93 olumlu; koşullu salıverilmede ise yüzde 24 olumsuz, yüzde 76 olumlu oranlarının bulunduğunu ifade etti.
‘TÜRKİYE, 24 YILDIR YÜRÜTÜLEN MÜCADELEYLE ÖNEMLİ BİR SÜRECE GİRDİ’
“Terör biterken istismar da bitiyor” değerlendirmesinde bulunan Yurdunuseven, Türkiye’nin 24 yıldır yürütülen mücadeleyle önemli bir sürece girdiğini, Türk, Kürt, Arap ayrımı olmaksızın 86 milyon vatandaşın kazandığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin herkesin ortak yuvası olduğunu vurgulayan Yurdunuseven, siyasi gelecek kaygısı taşımadıklarını, temel hedeflerinin milletin geleceği olduğunu ifade etti.

