Yapılan açıklamada, hava filosunun güçlendirildiği belirtilerek, “27 uçak ve 105 helikopterle havadan 78 ton olan su atma kapasitemizi 438 tona çıkardık.” ifadesi kullanıldı. Hava araçlarının yangının ilk tespiti, erken müdahale ve alevlerin yayılmasını yavaşlatma açısından hayati rol oynadığı vurgulandı. Ancak yoğun duman, düşük görüş mesafesi, rüzgârın ani yön değiştirmesi ve şiddetindeki artış gibi faktörlerin hava müdahalesinin etkisini sınırladığına dikkat çekildi. Ayrıca, suyun yere ulaşmadan buharlaşması ya da rüzgârla hedef dışına savrulmasının da etkinliği azalttığı belirtildi. Yangınları tamamen söndürme gücünün kara ekiplerinde olduğu ifade edilen açıklamada, “Kahraman personelimiz ve gönüllülerimiz, zorlu arazi koşullarında, alevlerin önüne hat çekerek, söndürme hortumları, iş makinaları, dozerler ve elle yaptıkları müdahalelerle yangını kontrol altına alıyor.” denildi.
Yangınlara karşı verilen mücadelede, olağanüstü meteorolojik koşulların zorluk oluşturduğu kaydedilerek, sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiği, nem oranının düşük ve rüzgârın kuvvetli olduğu bildirildi. Açıklamada ayrıca, tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalleriyle yangınlara sebep olmaya devam ettiği belirtilerek, “Yangına sebep olanlar tespit edilerek, yasa gereği ağır cezalarla cezalandırılıyor. Bu basit bir ihmal değil, ciddi bir suçtur.” uyarısı yapıldı.

