Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Dijital dostunuz’ yalnızlık ve depresyona sürükleyebilir!

Son yıllarda adı sıkça duyulan yapay zeka, yalnızca teknoloji gündemini değil, psikoloji dünyasını da derinden etkiliyor

Son yıllarda adı sıkça duyulan yapay zeka, yalnızca teknoloji gündemini

Akıllı algoritmalar, sohbet robotları, hatta terapist görevini üstlenen yapay zeka destekli uygulamalar insan zihniyle karmaşık bir dansa tutuşmuş olarak insanların karşısına çıkıyor. Günümüzde yapay zeka ile dertleşenlerin sayısının hızla arttığını, oysa bu dertleşmenin gizli tehlikeler içerebildiğini belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nden Uzman Psikolog Meysenaz Koser, “Sosyal medya algoritmalarının bizim ne istediğimizi bizden önce bilmesi, duygularımıza cevap veren sanal asistanlar ve ‘terapi botları’ günümüzde sıradanlaştı. Bazı kullanıcılar, yapay zeka ile kurdukları etkileşimi bir ‘dijital dostluk’ olarak tanımlıyor. Hatta yalnızlık hissini azalttığını söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Ancak bu durum iki ucu keskin bir bıçak. Zamanla yalnızlaşmadan depresyona dek bir çok tehlikeye neden olabilir” dedi. Uzman Psikolog Meysenaz Koser, yapay zekayla dertleşirken dikkat edilmesi gereken 7 uyarısını sıraladı, ‘dijital dost’unuzla duygusal dertleşmelerin gizli tehlikeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

YÜZEYSEL YANITLAR VERDİĞİNİ BİLİN

Uzman Psikolog Meysenaz Koser, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekanın yanıtları derin psikolojik destek yerine geçmez. Terapi veya psikolojik yardım sadece insanla yapılır. Zeka modelinin tavsiyeleri yüzeysel ya da genelleyici olabilir. Yapay zeka sorularınıza istediğiniz uzunlukta ve ayrıntılarla yanıt verse de sizin yaşadığınız deneyimin anlamını tam olarak kavrayamaz.

DUYGULARINIZI HİSSETTİĞİNİ SANMAYIN

Her bireyin ruhsal deneyimi eşsiz ve derinliklidir, bu derinliğin tamamı algoritmalarla kapsanamaz. Yapay zeka duyguları anlayabilir ama hissetmez, gerçek empati kuramaz. Sizi destekleyici görünse de, bu bir programlanmış yanıttır, içtenlik değil. Unutmayın, duygularınız ‘analiz edilecek veri’ değil, sizin yaşanmışlıklarınız ve ruhunuzun derinliklerinde hissettiklerinizdir.

GERÇEK İLİŞKİLERİN YERİNİ TUTMAZ

İnsan ruhu canlı ilişkilerle iyileşir; yüz yüze temas, jest, ses tonu, göz teması gibi. Yapay zeka ile kurulan bağlar tek taraflı ve yapaydır. Kişi, yapay zekayla geçirdiği zamanın tatmin edici olduğunu düşünerek gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşabilir. Sosyal bağlar zayıflayıp, aile, arkadaş ya da iş çevresindeki etkileşimlerde azalma yaşanabilir.

ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMEYİN

Sadece yapay zekaya dert anlatmak, alışkanlık haline gelirse sosyal kaçınmayı ve yalnızlığı artırabilir. Oysa insanlarla bağ kurmak hala ruh sağlığının temelidir. Üstelik yapay zeka ile kurulan ilişkide geri bildirimlerin her zaman olumlu ve kabul edici olması, kişiyi gerçek dünyadaki normal çatışmalara karşı savunmasız bırakabilir. Gerçek hayattaki reddedilmeler daha ağır hissedilebilir.

GEÇİCİ BİR RAHATLAMA SAĞLAYABİLİR

Yapay zekaya anlattıklarınızla geçici bir rahatlama hissedebilirsiniz. Ama asıl ihtiyaç duyduğunuz şey, karşılıklı, anlayan bir bilinçtir. Unutmayalım; yapay zeka bir araçtır. İnsan olmak, duyguları hissetmek ve paylaşmakla ilgilidir.

GİZLİLİĞE VE ZAMAN KAYBINA DAİR BİLİNÇLİ OLUN

‘Dijital dost’unuzla kendi duygularınızı paylaşırken kişisel veri güvenliğine dikkat edin. Anlattığınız her şey gelecekte işlenebilecek bir veridir. Öte yandan, yapay zeka ile geçirilen aşırı süre, kişinin kariyeri, eğitimi ya da kişisel gelişimi için ayırabileceği zamanı azaltabilir.

BAĞIMLI HALE GELMEYİN

Kişi zamanla yapay zekaya duygusal olarak bağımlı hale gelebilir. Bu da teknolojiden kopamama ve yalnız kaldığında aşırı stres hissetme gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca zamanla ortaya çıkabilen ‘beni anlayan tek şey bir makine’ düşüncesi, kişiyi yalnızlık ve depresyona sürükleyebilir.”