Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AKÜ’lü bilim insanlarından sağlığa ‘ballı umut’

AKÜ’den üç bilim insanı dünyanın en değerli ve şifalı ballarından birisi olarak kabul edilen Anzer balını kullanarak çok önemli bir bilimsel başarıyla imza attı. Sentezlenen Anzer balı kaynaklı nanopartiküllerin akciğer kanseri hücrelerinde oksidatif stresi artırarak hücre canlılığını anlamlı ölçüde azalttığı kanıtlandı

AKÜ’den üç bilim insanı dünyanın en değerli ve şifalı ballarından

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Büyükben, Prof. Dr. Ömer Hazman ve Prof. Dr. İbrahim Erol, Rize’de Anzer Yaylası’nda üretilen, dünyanın en değerli ve şifalı ballarından birisi olarak kabul edilen Anzer Balı kullanarak yaptıkları çalışmada elde edilen nanopartiküllerin akciğer kanseri hücreleri üzerinde seçici antikanser etki gösterdiğini buldu. Konuya ilişkin AKÜ’nün sosyal medya hesabından ‘Nanoteknoloji ile Anzer Balına Bir Dokunuş’ başlığıyla yapılan bilgilendirme şöyle:
ANZER BALININ BİYOKİMYASAL VE HÜCRESEL ETKİLERİ KAPSAMLI BİR ŞEKİLDE İNCELENDİ

AKÜ’den Prof. Dr. İbrahim Erol, Prof. Dr. Ömer Hazman ve Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Büyükben’in yer aldıkları çalışma ile doğal kaynaklar kullanılarak elde edilen biyouyumlu nanomalzemelerin sağlık ve çevre alanlarındaki potansiyelini gözler önüne serdi. AKÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından da desteklenen araştırma, geleneksel kimyasal yöntemlere çevre dostu ve biyogüvenlikli bir alternatif olan yeşil sentez yaklaşımı benimsenerek, zengin içeriğiyle bilinen Anzer balı aracılığıyla gümüş nanopartiküller başarılı bir şekilde elde edilip, yüzey, yapısal ve elektriksel özelliklerinin karakterizasyonunun ardından, biyokimyasal ve hücresel etkileri kapsamlı bir şekilde incelendi.

ANZER BALI KAYNAKLI NANOPARTİKÜLLER SEÇİCİ ANTİKANSER ETKİSİ YARATIYOR
Çalışmanın literatüre sunduğu en dikkat çekici bulgular arasında, sentezlenen Anzer balı kaynaklı nanopartiküllerin gösterdiği seçici antikanser etkisi yer alıyor. Bu nanopartiküllerin, sağlıklı fibroblast (L929) hücrelerinde toksik etki yaratmadığı ve biyouyumlu kaldığı; buna karşılık A549 akciğer kanseri hücrelerinde oksidatif stresi artırarak hücre canlılığını anlamlı ölçüde azalttığı kanıtlandı. Bununla birlikte, laboratuvar ortamındaki yara iyileşme modellerinde, nanopartikül uygulanan grupta yara kapanma oranının yüzde 73.89’a ulaştığı ve bu yapıların hücre göçü ile çoğalmasını belirgin şekilde desteklediği tespit edildi.

ÇALIŞMA ÇEVRESEL UYGULAMALAR AÇISINDAN DA UMUT VAAT EDİYOR
Elde edilen nanopartiküllerin medikal potansiyelinin yanı sıra, özellikle mantarlara (C. albicans) ve diğer patojenlere karşı güçlü bir antimikrobiyal etki gösterdiği de belirlendi. Çevresel uygulamalar açısından da umut vaat eden bu yapılar, metilen mavisi boyasını 90 dakika içinde yüzde 21 oranında bozarak çevre iyileştirme sistemleri için yüksek bir fotokatalitik verimlilik sergiledi. Anzer balının benzersiz fitokimyasal yapısının nanoteknoloji ile buluşturulduğu bu araştırma; kendine has dielektrik özellikleri, seçici antikanser aktivitesi ve çevre dostu yapısıyla yeni nesil biyomedikal uygulamalara zemin hazırlıyor.” Haber Merkezi