Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ ve beraberindeki partililer, Afyon Basın Cemiyeti (ABC)Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Dilek’i ziyaret ederek yeni görevinin hayırlı olmasını temenni etti. Ziyarette basının toplumdaki yeri ve yerel basının güçlendirilmesine yönelik istişareler yapılarak, yerel basının önemi, basın özgürlüğü ve siyaset-basın ilişkileri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Anahtar Parti İl Başkanı Aladağ, parti teşkilatlarının yeni bir kadro yapısıyla yola çıktığını belirterek, halkın artık eski yüzlerden sıkıldığını, bıktığını ifade etti. Aladağ, “Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Teşkilatı olarak kadromuz yeni, ekibimiz yeni. Buradaki amacımız da şu; yeni insanlar, en azından yıpranmamış, temiz yüzlü. Halkımız artık eski yüzleri görmekten yoruldu. Çünkü baktıkları zaman şu oldu, eski hep geldi, anlattı, anlattı ama siyasetin getirdiği, artık onların da kendilerinde değil, genel merkezlerin getirdiği noktada. Doğru dedikleri yanlış oldu, yanlış dedikleri doğru oldu. Biz bunu yapmamaya çalışıyoruz. O yüzden yeni yüzlerle devam edeceğiz. Tabii ki sizlerin de desteğiyle, basın bu işin en başı geliyor. Çünkü biz ne kadar insanlara ulaşıp gidebilsek de 20 kişiye, 100 kişiye gideriz ama bir basın aracı, basın mecrası binlerce insana gidiyor, ulaşabiliyor. Sizler de sağ olun, desteğinizi esirgemiyorsunuz bizlerden. Allah razı olsun. O yüzden Afyon Basın Cemiyeti’ni hem ziyaret edelim hem de teşekkür edelim diye geldik. Halkımız artık siyasette yıpranmamış, temiz yüzler görmek istiyor. Eski siyaset anlayışı, halk nezdinde inandırıcılığını büyük ölçüde kaybetti. Biz bu döngüyü kırmak, siyaseti yeniden halkın hizmetinde konumlandırmak istiyoruz. Bu süreçte basın mensuplarının desteği bizim için son derece kıymetli. Çünkü basın, doğru bilgiyi toplumla buluşturan en etkili araçtır” diye konuştu.
DİLEK: GAZETECİLER KAMU GÖREVİ YAPIYOR
Afyon Basın Cemiyeti Başkanı Hakan Dilek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, basın mensuplarının sahada büyük fedakarlıklarla görev yaptığını belirtti. Dilek, “Sizin sermayeniz nasıl insansa, bizim de sermayemiz sizlerden gelecek haber. Bizim çalışan arkadaşlarımız hakikaten en üst seviyedeki insana en alttaki seviyedeki insanın durumunu, derdini, sıkıntısını ve haberini duyurabilmek için çabalıyor. Bazen haberleri köpürtmek gerekir okutabilmek için. Ama son günlere geldiğimiz zaman bazı siyasi partilerde basın emekçilerinin dışlandığını görmekteyiz, haberlerine müdahale edildiğini görmekteyiz. Bu bize de yakışacak ve onu yapan insana da yakışacak bir şey değil. Sonuçta arkadaşlarımız fikir işçisidir. Az önce de söylediğim gibi, en üst seviyedeki insana, en alt seviyedeki insanın haberini anlatabilmek önemli. Bazı gruplarda kimilerini dışlıyorlar. Geçen hafta sonu biz yaşadık böyle bir durumu ve tepkimizi de koyduk. Bizi davet ediyorsanız, orada olmak zorundayız. Bizi davet edip, çağırıp, daha sonra ‘basına kapalı’ dediğiniz zaman tepkiyi de koymak zorundayız. Buradaki en büyük özellik de bu. Böyle bir tepki koymadığımız zaman sanki o kişilerin yevmiyeli elemanıymış gibi, personeliymiş gibi anlaşılıyor galiba. ‘Gel gel, git git’ dediklerinde bunları yapacakmışız gibi anlıyorlar sanırım ama böyle bir şey mümkün değil. Çalışanlarımızın emeklerini korumalıyız, haklarını savunmalıyız. Çünkü sokak onlar var. En büyük sıkıntıyı onlar görüyor. Darbeyi onlar görüyor. Gazetecinin zaman mefhumu yok. Yeri geliyor eşinden, çocuğundan fedakarlık ediyor. Kamu görevi yapıyorlar bir nevi” ifadelerini kullandı.
‘ŞEFFAF SİYASET İÇİN ÖZGÜR BASIN ŞARTTIR’
Basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ve basının görevini doğru yapmakla yükümlü olduğunu belirten Aladağ, gazetecilere karşı ‘taraflılık’ yaftasının yakıştırılmasının yanlış olduğunu vurguladı. Aladağ ayrıca siyasetin kişisel menfaat değil, toplumsal hizmet anlayışıyla yapılması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Basın özgürdür, sansür uygulanamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Şeffaf siyaset için özgür basın şarttır. Gazeteciler, en doğru bilgiyi kamuoyuna aktarmakla yükümlüdür. Basının görevi ne birinin lehine ne de aleyhine hareket etmektir; basının görevi hakikati anlatmaktır. Gazeteciler en doğruyu anlatabilmek için uğraşıyor. Orada kimsenin olayını çarpıtayım veya başka yöne çekeyim veya birinin aleyhinde kullanayım değil. En doğru ne? O doğru haberi yaprak duyurmaya ve yönlendirmeye çalışıyor. Ama artık siyaset öyle bir şeye geldi ki; taraf veya tarafsızlık. Yani bendense benden, değilse benden değil. Bu anlayışın olmaması lazım. Çünkü basın özgür bir kuruluş, özgür bir alan. Buradaki olay ne? En doğru haberi nasıl ulaştırabilirim amacı var. Ama senin bu çocuk oyuncağın değil. Onu oraya al, bunu buradan çıkar, bunu buraya gönder. Vay divan toplantısında neymiş, basına kapalıymış. Bunu toplantının başında dersin ki, biz toplantımızı yapacağız, başında konuşacağız. Sonraki süreçte de toplantımız basına kapalı olacak. Senin basına kapatmanın amacı ne? Ne gizliyorsun ya da neyi anlatmamaya çalışıyorsun veya içinizdeki sıkıntıları mı kapatmaya çalışıyorsun?
‘AFYONKARAHİSAR, HALKIMIZ VE ÜLKENİN DAHA İYİ BİR NOKTAYA GELMESİ İÇİN SİYASET YAPIYORUZ’
Ancak geldiğimiz noktada, siyasette ‘bizdense iyi, değilse kötü’ anlayışı hakim olmaya başladı. Bu, basının ve demokrasinin ruhuna aykırıdır. Her basın mensubu, görevini özgürce yerine getirmeli; hiçbir şekilde yönlendirmeye, sansüre ya da baskıya maruz kalmamalıdır. Siyaset koltuk yarışı değil, bir bayrak yarışıdır. Bu koltuklar, halka hizmet etmenin araçlarıdır. Bugün biz bu görevi üstlendiysek, yarın daha iyi yapacağına inandığımız bir arkadaşımıza gönül rahatlığıyla devrederiz. Önemli olan görev süresince halk için çalışmak, şeffaf, katılımcı ve vicdani bir yönetim anlayışı sergilemektir. Artık basından sonra siyaset de çok başka bir noktaya gelmeye başladı. Siyaset koltuk davasına döndü, bireysel menfaatlere döndü. Biz siyaseti ne için yapıyoruz? Afyonkarahisar, halkımız ve ülkenin daha iyi bir noktaya gelmesi için yapıyoruz. Arkadaşlarımıza da söylüyorum. Bu koltuk bir bayrak yarışı. Yavuz Başkan bize tevdi etti, biz bu bayrağı taşıyoruz. Benim eksik kaldığım bir noktada veya yanlışım varsa siz beni uyarmak zorundasınız. Bugün bu koltuğu daha iyi yere getirecek bir arkadaşımız varsa ben rızayla veririm. Çünkü koltuğun bana getireceği hiçbir şey yok.”
Ziyaret sonunda, hem Anahtar Parti heyeti hem de Afyon Basın Cemiyeti yönetimi, yerel basının güçlendirilmesi, basın mensuplarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve karşılıklı saygıya dayalı iş birliğinin sürdürülmesi yönünde ortak temennilerini dile getirdi. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Anahtar Parti heyetinden ABC yönetimine ‘hayırlı olsun’ ziyareti
Anahtar Parti İl Başkanı Aladağ ve beraberindeki heyet, Afyon Basın Cemiyeti Başkanı Dilek’i ziyaret ederek, yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Ziyarette, basının özgür olduğunu, engellenemeyeceğini ve sansür uygulanamayacağını vurgulayan Aladağ, “Basın özgürdür, sansür uygulanamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Şeffaf siyaset için özgür basın şarttır. Gazeteciler, en doğru bilgiyi kamuoyuna aktarmakla yükümlüdür” dedi.

