AYM kararında nafaka alan eşin ekonomik ihtiyaçlarını kendisinin karşılayabilme kapasitesinin dikkate alınması dahil öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerektiğinin altı çizildi ve şöyle denildi: “Yoksulluk nafakasıyla, boşanan eşlerden geçimini sağlayamayacak durumdaki yoksul eşe diğer eşin ekonomik yönden yardım etmesi sağlanarak maddi ve manevi varlığın korunması amaçlanmaktadır. Bu yönüyle boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanması beklenebilir ise de bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesi kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olmaktadır. Bu durumda kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır.”
DEVLETİN ÇATIŞAN HAKLAR ARASINDA ADİL BİR DENGE KURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Üç üyenin katılmadığı iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek olan kararda, “Buna göre yoksulluk nafakası, kural olarak durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği gibi bazı durumlarda öngörülecek koşulların varlığı hâlinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkân sağlanması da devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucudur. Bu itibarla kuralla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak kaydıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka istemesine imkân tanınması devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir” denildi.

