Kurtuluş Savaşı’nı zafere götüren Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında, Afyonkarahisar merkeze bağlı Anıtkaya köyünde Büyük Taarruz’un 28 Ağustos 1922 günkü muharebelerinde şehit düşen 12 subay ve 6 erin mezarlarının bulunduğu Anıtkaya Şehitliğinde anma programı düzenlendi. Törene Vali Vekili Celil Ateşoğlu, Milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven ve Mehmet Taytak, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yalçın Tecimer, anma programları için Afyon’da bulunan komutanlar, Anıtkaya muhtarı Mehmet Ali Tetik, il müdürleri ve Anıtkayalı vatandaşlar katıldı. Törende Binbaşı Onur Kör tarafından Anıtkaya Şehitliği ve şehitleri hakkında bilgiler verildi. Daha sonra söz alan Anıtkaya muhtarı Mehmet Ali Tetik günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Ardından askeri bando takımı eşliğinde kara, deniz ve hava askeri birlikler ile atlı birliklerin katılımı ile tören geçişi yapıldı. Anıtkaya’da gerçekleştirilen tören protokol üyeleri tarafından şehitliğin gezilmesi ve dua edilmesinin ardından sona erdi.

‘KAHRAMAN 5. SÜVARİ KOLORDUSU TAARRUZUN BAŞARILI OLMASINI SAĞLAMAK İLE GÖREVLENDİRİLMİŞTİR’
Binbaşı Onur Kör, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Kahraman 5. Süvari Kolordusu; 26 Ağustos gecesi Ahır dağı geçitlerini tutarak, Sincanlı ovasına ilerleyip, düşmanın geri bölge ile irtibatını kesmek, düşmanı ikmal ve iaşe yönünden zayıflatmak maksadıyla Balmahmut-Dumlupınar arasındaki demiryolunu tahrip etmek ve Yunan ihtiyatları ile Uşak’ta bulunan birliklerine karşı keşif görevi icra ederek Büyük Taarruz’un başarılı olmasını sağlamak ile görevlendirilmiştir. Kolordu, 26 Ağustos günü Ahır dağlarını aşarak; düşman gerisine sarkmış, Eskişehir-Afyon demiryolunu tahribi görevini alan 2. Süvari Tümeni karanlıktan istifade ederek görev yerine intikal etmiştir.
‘BASKIN SONUCU YUNANLILAR, 100 ÖLÜ, 5’İ SUBAY 3 ESİR BIRAKARAK DAĞILMIŞLARDIR’
- Süvari Alayı, Anıtkaya yolunda yürüyüş halindeki 1. Yunan Kolordusuna bağlı birliklerle baskın şeklinde taarruz etmiştir. Baskın sonucunda neye uğradığını şaşıran Yunanlılar, 100 ölü, 5’i subay 3 esir bırakarak dağılmışlardır. Baskında düşmanın kritik öneme haiz araçları da tahrip edilmiştir.
’13. SÜVARİ ALAYI, 17 SUBAY VE 176 ER ŞEHİT VEREREK YUNAN TAARRUZLARINI DURDURMUŞTUR’
Yunan kuvvetlerine yardım için Yenice’de bulunan 9. Yunan Tümeni, kuvvetli bir topçu desteğini arkasına alarak 13. Süvari Alayına karşı taarruza başlamıştır. Bölgede yapılan şiddetli muharebelerde kahramanca çarpışan 13. Süvari Alayı, Alay Komutanı Binbaşı Galip dahil olmak üzere 17 subay ve 176 er şehit vererek Yunan taarruzlarını durdurmuştur. Söz konusu muharebelerde 2 subay ve 32 er de yaralanmıştır.
‘5. SÜVARİ KOLORDUSUNUN MENSUPLARI İLE BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİ MİNNET VE RAHMETLE ANIYORUZ’
- Süvari Alayının komutanları ve erleri gösterdikleri büyük kahramanlıklar ile Büyük Taarruz’un başarılı olmasına canları pahasına hayati katkılar sağlamışlardır. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Kurtuluş Savaşımızı eşsiz bir zaferle sonuçlandıran 5. Süvari Kolordusunun mensupları ile bütün şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyor, manevi huzurlarında saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun.”

‘103 YIL ÖNCE BUGÜN, BU TOPRAKLAR SESSİZ DEĞİLDİ’
Anıtkaya muhtarı Mehmet Ali Tetik ise günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün burada sadece bir tarih sayfasını değil; atalarımızın canıyla, kanıyla yazdığı onurlu bir destanı anmak için toplandık. 103 yıl önce bugün, bu topraklar sessiz değildi. Atların nal sesleriyle, yüreklerin inanç dolu çarpışlarıyla yankılanıyordu. Çünkü burası artık sadece bir köy değil, bir mücadele meydanıydı. Eğret ovasında, yani bugünkü Anıtkaya’da, Türk süvarileri canları pahasına düşmanın önüne atıldı. Sayıları azdı ama yürekleri dağ gibiydi. Düşmanın ilerlemesini engellemek için, şehit olacaklarını bile bile hücuma kalktılar. Çünkü biliyorlardı ki; bu toprak düşerse, vatan düşer. O yüzde tereddüt etmediler. Bugün burada özgürce nefes alabiliyorsak, bunu onların cesaretine ve fedakarlığına borçluyuz.
‘O GÜN TOPRAĞA DÜŞEN HER YİĞİT, BU VATANIN SİNESİNE GÖMÜLDÜ’
O gün toprağa düşen her yiğit, bu vatanın sinesine gömüldü. Mezarı belli olmayan nice kahraman, belki şuan tam da bastığımız yerin altında yatıyor. İşte bu yüzden Mehmet Akif’in o mısraları hiç eskime. ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı… Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.’ Bu topraklar bize altın bir tepsi içinde sunulmadı. Her karışı bir bedelle alındı. Bugün bize düşen; o emanete sahip çıkmak, aramıza nifak sokmadan, birliğimizi bozmadan bu vatanı daha da yüceltmek için çalışmaktır.
‘BİZ BU TOPRAĞI SEVİYORUZ, BİZ BU VATANI KORUYACAĞIZ’
Şehitlerimizin ruhları aramızda. Onlar bugün burada. Belki bizleri izliyor, belki dualarımızı bekliyorlar. O yüzden, sadece bir anma değil bu; aynı zamanda bir söz verme günüdür. Biz bu toprağı seviyoruz, biz bu vatanı koruyacağız. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatanı bizlere emanet eden tüm kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum.”

