Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Arslan: Bu topraklarda halkın iradesi dışında bir güç yoktur!

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Ertuğrul Özkök’ün Macaristan’daki seçimler üzerinden t24’te yayımladığı yazıyı eleştirerek, sosyal medya hesabından konuya ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Ertuğrul Özkök'ün Macaristan'daki seçimler

“Genel yayın yönetmeniyken TÜSİAD ile beraber hükümete ayar verdiği günleri özleyen ve yıllarca attığı manşetlerle ülke dizayn etmeye alışmış emekli dümenci Ertuğrul Özkök, şimdi de Macaristan üzerinden fal bakıyor” diyen Arslan, bu topraklarda halkın iradesi dışında bir güç, sandığın üstünde bir hesap olmayacağını dile getirdi. Milletvekili Arslan, açıklamasına şunları aktardı: “Dün Biden’dan medet umanlar, bugün Soros çocuklarına bel bağlamış. Siz hâlâ öğrenemediniz. Bu topraklarda halkın iradesi dışında bir güç, sandığın üstünde bir hesap yoktur. Sizin hayalleriniz vız gelir, Milli İrade tırıs gider! Alışın, bu irade hep galip gelecek!”
ÖZKÖK’ÜN YAZISINDAN ÖNE ÇIKANLAR
Özkök’ün yayımladığı yazının bir kısmı ise şu şekilde: “Avrupa’nın ortasında, Tuna nehrinin kenarında, bir demokrasi devrimi oldu. Bu İspanya’da Franco, Portekiz’de Salazar diktatörlüğünün sonu kadar önemli bir şeydi. 1989’da Berlin Duvarının yıkılması kadar önemli bir gelişmeydi. Avrupa’nın İkinci Dünya savaşı sonrasındaki en güçlü “tek adam rejimi” sona erdi… Avrupa böyle bir siyasi coğrafyadır işte. 21’inci yüzyıl başı ürünü olan, “Popülist ve Tek adam” rejimlerinden biri çöktü. Hem de kimsenin beklemediği kadar ağır bir seçim hezimeti ile çöktü. Avrupa’nın “Seçilmiş diktatörü” Victor Orban 16 yıldır tam bir diktatör gibi oturduğu iktidar koltuğunu kaybetti… Bu olay 21’inci yüzyılda yükselen popülist otoriter rejimler için sonun başlangıcı olabilir… Yani “Trumpizmin” sonu… Bu aynı zamanda, “Demokrasi önemli değildir”, “Adaletin siyasallaşması halkın umurunda değil”, “İnsan Hakları kimsenin umurunda değil”, “Tek adam daha iyi yönetir” gibi yerleşmeye başladığını sandığımız düşüncelerin de doğru olmadığını gösterdi.”