Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Arslan, TBMM’de Konuştu: “Askeri hekimlik kaldırıldı algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır, bu yanlıştır.”

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Arslan, TBMM Genel Kurulu’nda askeri hastaneler ve askeri sağlık sistemi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Askeri tıp eğitimi ile askeri hastane sisteminin birbirinden farklı kavramlar olduğunu vurgulayan Arslan, mevcut uygulamalar hakkında bilgi verdi. Arslan, “Sanki askeri hekimlik kaldırıldı algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır, bu yanlıştır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Arslan, TBMM Genel Kurulu’nda askeri hastaneler

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda askeri hastaneler ve askeri sağlık sistemi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Grup önerisi üzerine AK Parti grubu adına söz alan Arslan, askeri tıp eğitimi ile askeri hastane sisteminin birbirinden ayrı kavramlar olduğunu belirterek, mevcut uygulamalar ve yapılan düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulundu.

Milletvekili Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Grup önerisi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda, AK Parti grubu adına askeri hastaneler ve askeri sağlık sistemine yönelik değerlendirmelerimizi paylaştık.” ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada askeri tıp eğitiminin tarihsel sürecine değinen Arslan, 1933 yılında çıkarılan Üniversiteler Kanunu ile askeri ve sivil tıp eğitiminin entegre hale getirildiğini, 2016 yılında ise askeri tıp eğitiminin Milli Savunma Üniversitesi bünyesine devredilmesiyle bilimsel etkileşimin artırıldığını ifade etti.

Milletvekili Arslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, özetle asker hastanelerinin yeniden açılması Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin Askeri Tıp Akademisi niteliğiyle yeniden kurulmasından yönelik İYİ Parti grup önerisi üzerine söz almış bulunmaktayım. Öncelikle şunu ayırt etmemiz gerekiyor.

Askeri tıp eğitimi ile asker hastanesi çalıştırılması birbirinden ayrı kavramlardır. Askeri tıp eğitimini incelediğimizde Atatürk’ün önderliğinde 1933 yılında çıkarılan Üniversiteler Kanunu ile askeri ve sivil tıp eğitimi entegre hale getirilmiş, eğitimde bilimsel standartların uyumlaştırılması öne çıkmıştı. Ancak 1980’deki askeri darbe sonrasında askeri tıp eğitimi sivil tıp eğitiminden daha bağımsız bir şekilde yapılandırılmaya başlanmıştır.

2016 yılında askeri tıp eğitiminin Milli Savunma Üniversitesi bünyesine devredilmesiyle sivil tıp eğitimi ile arasındaki bilimsel etkileşim arttı ve eğitim standartları tekrar daha uyumlu hale getirildi. Tekrar hatırlatmak isterim. 1982 öncesi askeri tıp eğitimi sivil tıp fakülteleri ile entegre şekilde veriliyordu.

Sanki askeri hekimlik kaldırıldı algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu yanlıştır. Entegre sistem sayesinde bu yıl Milli Savunma Üniversitesi tıp fakültesinden 2018 öncesi mezun sayısından daha fazla sayıda 110 askeri hekim ayrıca 190 sivil hekim olmak üzere yaklaşık 300 hekim mezun oluyor.

Askeri hekimler Milli Savunma Bakanlığı ve az bir kısmı da İçişleri Bakanlığı atamasıyla 2 yıl zorunlu kıta görevine gidecekler. Sonraki süreçte çokça dile getirilen harp cerrahisi uzmanlık alanı da dahil olmak üzere uzmanlık eğitimine yine gülhanede devam edecekler. Ya da Milli Savunma Bakanlığı tarafından ihtiyaç duyulan kadrolara askeri hekim olarak atanacaklar.

Askeri sağlık teşkilleri söylendiği gibi kapatılmamış yeniden organize edilerek ülkemizdeki sağlık hizmetinin standartlar açısından uyumluluğu hedefiyle Milli Savunma Bakanlığı ile 7 Şubat 2018 tarihli protokol ve İçişleri Bakanlığı ile 16 Mayıs 2018 tarihli protokol ile Sağlık Bakanlığı devredilmiştir. Ancak stratejik bölgelerdeki güvenlik güçlerimize yönelik hastane hizmetleri bu protokollerle S1 ve S2 tipi hastane sistemiyle sağlanmaktadır. S1 sadece Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na hizmet veren Sağlık Bakanlığı hastanelerini tanımlamakta olup Diyarbakır, Şırnak, Marmaris, Van ve Hakkari’de olmak üzere 5 ayrı hastanede sağlanmakta.

Sivil hastaya hizmet vermemektedir. S2 sivil hastalara hizmet veren ancak ihtiyaç halinde tam izolasyonu sağlanmış kat ve bloklarda güvenlik sağlanarak güvenlik güçlerimize hizmet veren Sağlık Bakanlığı hastanelerini tanımlamakta olup Erzurum, Ağrı, Gaziantep, Yüksekova, Şanlıurfa, Kilis, Hatay, İskenderun, Reyhanlı, Elazığ, Derecik ve Gölcük’te 12 ayrı hastanede sağlanmaktadır. Bu şekilde stratejik bölgelerdeki hastanelerimizde güvenlik ve tıbbi hizmet açısından gerekli organizasyon sağlanmaya çalışılmış, Sağlık Bakanlığı’nın dinamik gücü de sisteme katılmıştır.

Ancak konu Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile hizmet standartlarının iyileştirilmesi ya da yapsal değişiklikler için tekrar görüşülmeli, gerekirse yeniden organize edilmelidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933’te kurduğu sistemin, günümüzdeki karşılığı olan Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde askeri tıp eğitiminin sivil tıp eğitimiyle entegre şekilde verilmesi gerektiğini ve darbe anayasasıyla bozulan sisteme geri dönülmesinin tıp eğitimini zayıflatacağını düşünüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”