Altyapıda sistematik bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini aktaran Aydoğuş, Altınordu modeli gibi bir yapılanma kurmak istediklerini, saha tahsisinin artırılması gerektiğini belirtti: “Artık sürekli dışa bağlılık, dışarıdan oyuncu transferleriyle bir yere gelmek değil. Kendi öz yetiştirdiğimiz çocuklarla, kulüp aidiyetini kazanmış çocuklarla yola devam etmek istiyoruz.”
Afyonkarahisar amatör futbolunda mücadele eden Artık Grup Çakırköyspor’un antrenörü Selçuk Aydoğuş, takımın performansını ve bölgedeki futbolun genel durumunu değerlendirdi. Afyonşehir Stüdyoları’nda Hasan Çalışır’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın bu haftaki konuğu, Çakırköyspor’un antrenörü ve yöneticisi Selçuk Aydoğuş oldu. Programda, sezona birinci amatörde başlayıp Süper Amatör Lig’e yükseldiklerini belirten Aydoğuş, yaşadıkları fikstür dezavantajı nedeniyle başlangıçta zorlandıklarını ancak sonrasında toparlandıklarını ifade etti. Çakırköyspor’un sezona Süper Amatör Lig hedefiyle başladığını belirten Aydoğuş, Play-Off’lardan çıkamadıklarını ancak Kocaözspor’un lige katılmaması nedeniyle Süper Amatör Lig’e davet edildiklerini söyledi. Hazırlık sürecinde güçlü bir kadro kurduklarını ifade eden antrenör, fikstürün zorluğu nedeniyle ilk haftalarda moral kaybı yaşadıklarını ancak sonrasında toparlanarak istikrarlı bir performans sergilediklerini aktardı. Ligin ilk yarısını hedeflerinin biraz gerisinde tamamladıklarını belirten Aydoğuş, devre arasında kadroya altı yeni transfer yaparak takımı güçlendirdiklerini dile getirdi. Murat Çekiç’in genel koordinatör olarak göreve getirilmesiyle antrenman programlarının daha sistematik hale geldiğini belirten teknik adam, ikinci yarıya daha iyi bir başlangıç yaptıklarını ifade etti.
‘NE YAZIK Kİ İSTEDİĞİMİZ ANTRENMAN PROGRAMINI ÇOK FAZLA UYGULAYAMIYORUZ’
Takımın haftada iki gün antrenman yaptığını ancak saha konusunda büyük sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen Aydoğuş, Afyon Belediyesi’ne bağlı oldukları için antrenman sahası tahsisinde sorun yaşadıklarını vurguladı. Sezon başında üniversitenin BESYO sahasını kullanmak zorunda kaldıklarını, daha sonra ise haftada sadece iki gün birer saat saha tahsis edildiğini belirtti. Aydoğuş,”Bize buradaki sahaları tahsis etmeye başladıklarında salı ve perşembe günleri bir saat bize saha veriyorlar. Bir saatte inanın yapmamız gereken antrenmanın yüzde 40’lık yüzde 50’lik kısmını yapamıyoruz. Şu anda zaten havalar çok soğuk. Oyuncuların ısınması, sağlıkları açısından o ısınma hareketlerini 15-20 dakika mutlaka yapması gerekiyor. Yani 15-20 dakika ısınmayla geçen bir antrenmanda geriye kalan 40 dakikalık sürede ne verebilirsin, ne yapabilirsin? Bunlar da zaten futbolu bilen kişiler için çok müzmin şeyler. Biz geçen sene 1 saat 15 dakika kullanıyorduk antrenman sahalarını, bu sene 1 saate düşürdüler. Ne yazık ki istediğimiz antrenman programını çok fazla uygulayamıyoruz. Ama takımın yüzde 70’i, yüzde 80’i antrenmanlara gelmeye çalışıyor. Gelen oyuncularımızla 1 saatte yapılabilecek en faydalı antrenmanı Murat Hocanın önderliğinde yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
‘KENDİ ÖZ YETİŞTİRDİĞİMİZ ÇOCUKLARLA YOLA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ’
Kulüp olarak altyapıya önem verdiklerini belirten Aydoğuş, bu sezon U-11 ve U-12 takımlarıyla liglere katılım sağlayacaklarını duyurdu. Hedeflerinin önümüzdeki sezon U-16, U-17 ve U-18 liglerine katılmak olduğunu ifade eden Aydoğuş, bölgedeki kolejlerle ve beden eğitimi öğretmenleriyle iş birliği yaparak yetenekli gençleri takıma kazandırmayı amaçladıklarını belirtti. Altyapıda sistematik bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini aktaran Aydoğuş, uzun vadede Altınordu modeli gibi bir yapılanma kurmak istediklerini ancak bunun için saha tahsisinin artırılması gerektiğini vurguladı. Aydoğuş, “Bunların bize göndereceği genç oyuncularla önümüzdeki sene 16-17-18 liglerine katılıp takımı artık bir futbol fabrikası gibi işleyen bir çark haline getirmek istiyoruz. Artık sürekli dışa bağlılık, dışarıdan oyuncu transferleriyle bir yere gelmek değil. Kendi öz yetiştirdiğimiz çocuklarla, kulüp aidiyetini kazanmış çocuklarla yola devam etmek istiyoruz” dedi.

MAÇLARDA BAŞARILI OLMAK İÇİN TAKTİKLER VEYA ÇALIŞMALAR VAR MI?
Çakırköyspor’un antrenörü ve yöneticisi Selçuk Aydoğuş’un yaptığı değerlendirmelerden öne çıkan satır başları şu şekilde: “Tabii ki. Bunu zaten biraz önce söylediğim gibi senenin başında erken toplanıp takımın ilk önce aile duygusunu birbirine kazandırmamız gerekiyor. Çünkü çok fazla bir arada oynamış oyunculardan kurulu bir takım değildik biz. Sandıklı’dan gelen oyuncularımız vardı, Bolvadin’den gelen oyuncularımız vardı, üniversiteden gelen arkadaşlarımız vardı. Afyon’a kendini kanıtlamış isimler, onlar vardı. Bu takımı ilk önce bir aidiyet duygusuna kavuşturmak için, birleştirmek için arkadaşlarla gerekli toplantıları yaptık sezon başında. Çok fazla bir arada tutarak antrenman yapmaya çalıştık. Onun haricinde hazırlık maçları olarak takım oyununu kazanmalarını sağlamak istedik.Onun dışında ilk 6. hafta, yanlış hatırlamıyorsam 6. hafta Murat Hocamız, Murat Çekiç Hocamızla genel koordinatörlük anlaştıktan sonra antrenman programlarını Murat Hocamız yapıyor.Bizde Mehmet Çiçek ve ben, şu anda Murat Hocanın yardımcıları gibi o bize ne söylerse biz onun söylediklerini takıma aktarmakla mükellefiz.Biz taktik anlayışı olarak sorarsan, kendi benimsediğimiz oyunu, pas oyununu, sabırlı pas oyununu antrenmanlarda çalıştığımız taktikleri rakip takıma kabullendirmek istiyoruz.
ANTRENMANLARDA EN AZ 2-3 SAATLİK BİR ÇALIŞMA SÜRESİ Mİ OLMASI LAZIM?
Maksimum bizim aslında Murat hocayla görüşmelerimizi, Murat hocamızın da istediği haftanın 3 günü en az 1.5 saat antrenman sahası alabilmemiz gerekiyor. Kendi oyunumuzu, kendi felsefemizi sahaya daha iyi yansıtabilmek için. Ama işte biz de dediğim gibi işte Murat hocanın söyledikleri ve yapmak istediklerimiz, arkadaşlar da zaten şu anda çok tecrübeli bir takımız açıkçası.Çok iyi oyunculardan kurulu bir takımız. Bence lig’de en iyi top oynayan takımlardan bir tanesiyiz. Çünkü kendi oyun felsefemizden ödün vermiyoruz. Futbola bir tabir vardır, “bamgüm” derler. Biz hayatta bamgüm bir oyun içerisinde değiliz. Kalecimizden, defansımızdan en uçtaki, forvetimize kadar ne yapmamız gereken, bilen bir taktikle sahaya çıkıyoruz. Bunu da sabırla, zaten ilk maçlarımız, çoğu maçlarımız yani daha doğrusu Susuz maçından sonra, Bolvadin, İsçehisar bu maçlarımız hep 1-0, 1-0 bitti. Çünkü oyun anlayışında bir değişiklik oldu, formasyonda bir değişiklik oldu. Takımdan ayrılan bazı arkadaşlarımız oldu.
ARA TRANSFERDE TAKIMINIZDAN ÇOK GİDEN DE OLDU, GELEN DE OLDU. BU DENGEYİ NASIL SAĞLADINIZ?
Bizim takımımızın belli bir bütçesi var. Biz bir belediye takımı değiliz. Bir ilçe takımı değiliz veya sabit gelirimiz olan bir takım değiliz. Bizim konumumuzda olan bu sene çok fazla takım var. Mahmutköyü, Sarık, Ayvalı, biz hep köy takımlarıyız. Ama ilçe takımlarıyla yarışabilmek için bazı şeylerin üstesinden gelmemiz gerekiyordu. Bu transferleri yaparken belli bir bütçeyi aşmamak zorunda kaldık. Çok fazla kişiyle görüştük sene başından bu yana. Belirli bir kadro planlamamız vardı 25-30 kişilik. Bunların yaklaşık yüzde 70-80’ini sene başında transfer ettik. Bu başarıyı yakaladık aslında transferde. Ama lig başladıktan sonra her takımda olduğu gibi bizim takımda da bazı kan uyuşmazlıkları oldu, görüş ayrılıkları oldu. Bunun doğrultusunda 3-4 kişiyle yollarımızı ayırdık. Daha ligin 5. 6. haftasından. Onun haricinde devre arasına geldiğimizde 2-3 arkadaşlarımıza daha yollarımızı ayırdık. Toplamda 8 kişi takımdan ayrıldı. Sene başında kurduğumuz takımdan. Bunların yerine biz yine aynı kalitede transferler gerçekleştirdik. Bir an önce eksik noktalarımızı kapatıp antrenmanlara arkadaşları çağırdık ki lige’de 2 hafta ara verilmişti. O 2 haftalık arada beraber çalışarak 2. yılın ilk maçıyla beraber yine bir takım havasında lige başladık ve istediğimiz sonuçları da aldık.
AFYONKARAHİSAR AMATÖR LİGİ’NDE EN ÖNEMLİ SORUNLAR NELERDİR?
En önemli sorunlardan birisi ilk önce takımların bir maddi sürekliliğini sağlamış maddi gelirlerinin olmaması. Artık amatörde çok fazla paraların döndüğüne inanıyorum. Çünkü bazı takımlar çıtayı çok fazla yükselttiği için diğer takımların da bu rekabetin içerisinde olması gerektiğinden dolayı insanlar ilk önce bir finansal destek sağlamak zorunda kalıyorlar. Bu takımların belediyelerden bir desteğinin gelmesi gerekiyor ilk önce.
‘SAHALAR İNANILMAZ KÖTÜ DURUMDA, STATDAKİ SAHALARIN BAKIMLARININ BİRAZ DAHA İYİ OLMASI GEREKİYOR’
İkinci olarak sahalar inanılmaz kötü durumda şu anda. Afyon’daki S1-S2 olarak adlandırılan suni çim sahalar standartlara uygun sahalar değil. Bu sahalar küçük sahalar normal standartlarının. Bu sene Federasyon Başkanı Alişan Hoca da göreve geldikten sonra belediyelerinde Burcu Başkan Belediye’ye geçtikten sonra statlar biliyorsunuz belediyeye verdiler statların bakımını. Ondan sonra bize M1-M2-D-5 sahalarını vermeye başladılar çim sahaları. Önceden çok iyiydi bu sahalar ligin başlarında ama şimdi Afyon hava şartlarından dolayı sahalar iyice bozuldu. Şu andaki Afyon amatörünün en büyük sorunu saha problemi benim görüşüm. Gençlerin ulaşım problemi, bu takımların maddi problemleri. Zaten yani şu anda bir transfer sene başında 1700 liraydı. Yani bir takım 20 tane transfer yapsa 34 milyar sadece transferi harcaması gereken tutar. Bu tutarları bile karşılayamayacak takımlarımız var şu anda süper amatörde mücadele eden. Bu insanları bu yüklerin altından bir an önce kaldırmaları gerekiyor. Stat’taki sahaların bakımlarının biraz daha iyi olması gerekiyor. Çünkü orada gençlerimiz sahalara çıkıyorlar. En önemli şey futbol sağlığı. Bir arkadaşımızın ayağı kırıldıktan sonra veya omuzu kırıldıktan sonra o sağlığı geri getiremiyorsun. O sezon o takım için bitmiş gibi bir şey oluyor. Yani onun moral motivasyonu insanı çok fazla etkiliyor. O yüzden en önemli şey soyunma odalarında taktik tahtaları şu anda perişan durumda. Yani insanlar duvarlara yazmış kapılara artık kadroları yazacak soyunma odalarında yer yok. Yani bu soyunma odalarının bir bakımdan geçmesi gerekiyor.
‘BİZE SOYUNMA ODALARINI VERMİYORLAR, YAĞMUR ALTINDA KIYAFETLERİNİ DEĞİŞTİRİYORLAR’
Akşam antrenmana gidiyoruz yağmur yağıyor. Çocuklar dışarıda üzerlerini değiştirmek zorunda kalıyorlar. Antrenman başlamış oluyor mesela. Atıyorum yağmur yağıyor. Bu sene bizim kaç kere başımıza geldi. Soyunma odasını vermiyorlar. Çocukların normal sivil kıyafetlerinin üzerine yağmur yağıyor. Çocuklar antrenmandan sonra giyeceği kıyafetler ıslak oluyor. Yani onlar da insan evladı. Biz de insan evladıyız. Hepimiz Türk futbolu gelişsin. Türk futbolu ilk önce nereden gelişir? Amatörden gelişir. İlk önce amatörün şartlarını biraz daha elverişli hale getirmemiz gerekiyor ki. Ondan sonra yukarılara bakmamız gerekiyor. Ama şu anda herkes bir örnek. Sen de biraz önce aynı örneği verdin. Herkes bir Altınordu örneği veriyor. Şu anda Türkiye’de gösterebileceğimiz ikinci bir takım neredeyse yok.
‘ÖNÜMÜZDEKİ SENEDEN İTİBAREN AFYONSPOR’U DA İYİ YERLERDE GÖRÜRÜZ. ESKİ GÜNLERİMİZE GERİ DÖNERİZ’
Afyonspor’un şu anki halini görüyoruz. Alt yapıdan bu takımda oynayan 10-11 tane pırıl pırıl kaliteli genç yetiştirebilseydik bu takım şu anda maçlara en azından çıkıyor, mücadele ediyor, ligde kalmak için belki bir şeyler yapıyor olacaktı. Ama bizim ne yazık ki Afyonspor’umuzun da alt liglerdeki kategorilerinde sıkıntı var. Orada da bir tane arkadaşımız İbrahim arkadaşımız uğraşıyor. Yani onun da yanında en az 2-3 kişi olması gerekiyor. Şimdi şöyle bir şey söyleyeyim. Afyonspor’un alt diklerdeki takımlarının Afyonspor’daki takımlarla yarışmasına ihtiyacı yok.Bu takımların elit liglerde. Atıyorum yani Afyonspor gelip Çakırköyspor’u yendiği zaman mutlu olmaması gerekiyor. U10’da, U11’de, U12’de, U16’da. Afyonspor’un gidip Eskişehir’le oynaması gerekiyor. Bursa’yla oynaması gerekiyor. Dışarıdaki takımlarla rekabet halinde olması gerekiyor. Ama ne yazık ki biz Afyonlu gençlerimize, Afyonlu gençlerimize rekabet ettiriyoruz. Ondan sonra da işte Afyon futbolu ne yazık ki buralarda. Önümüzdeki seneden itibaren Afyonspor’u da iyi yerlerde görürüz. Eski günlerimize geri döneriz.”

