Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Batan gemiye lütfen bir yolcu daha almayın

Pandemiden sonra boşanma oranları artmaya başladığını söyleyen Aile danışmanı Müjgan

Pandemiden sonra boşanma oranları artmaya başladığını söyleyen Aile danışmanı Müjgan Gölcük Yağcı: “Evlilikleri iyi gitmiyorsa, evlilikler ilk 3 yılda belli olur zaten, eğer boşanacaklarsa ‘batan gemiye lütfen bir yolcu daha almayın çocuk yaparak’ diyoruz. Çocuk yapalım evlilik kurtulsun, çocuk yapalım adam eve bağlanır, evlilik kurtulsun bu şekildeki cümleler, bu şekildeki söylemler tamamen yanlış.”

Özel Göktuğ Aile Danışma Merkezi’nde danışanlarına hizmet veren Müjgan Gölcük Yağcı, Hisar’a yaptığı özel açıklamada, aile ve toplumsal ilişkileri değerlendirdi, dünyayı sarsan Kovit-19 pandemisinin aileyi nasıl etkilediğini anlattı. “Pandemiden sonra boşanma oranları artmaya başladı” diyen Yağcı, “Bunun en önemli sebeplerinden biri insanların birbirinden beklentiye çok fazla girmeleri ve tahammüllerinin kalmamış olması. Onun için de bireyler evlenirken öncelikle iyi günde kötü günde bir arada olması gerektiğini bilmeliler” diye konuştu.

BÖLGEDE TEK, TÜRKİYE’DE 26 KURUMDAN BİRİSİ

Aile Bakanlığı’na bağlı çalışan ve bölgede tek olan Özel Göktuğ Aile Danışma Merkezi’nde danışanlarına hizmet veren Müjgan Gölcük Yağcı, insan ilişkileri konusunda çok önemli bilgiler paylaştı. Yağcı, Türkiye’deki 26 kurumdan birisi aile danışma merkezinde kadın-erkek ilişkileri başta olmak üzere, aile, çocuk davranışları üzerinde hizmet verdiklerini anlattı.  Yağcı, Göktuğ Aile Danışma Merkezi’nde bir aile danışmanı, bir psikolojik danışman, bir pedagog, üç çocuk gelişimi uzmanının görev yaptığını kaydetti.

İKİ GENCİN ÇIKTIKLARI YOLDA ÜÇÜNCÜ KİŞİYE GEREK YOK

Günümüzde değişen aile yapılarını anlatan ve toplumca dayatılan rollerin insanları zorladığına dikkat çeken Müjgan Gölcük Yağcı, örnek olarak köy evliliği ve şehir evliliği diye bir kavram kalmadığını söyledi.  Bazı insanların gelenekler konusunda takıntılı tavırlar sergilediklerini aktaran Yağcı, “Aileler de kültür çok önemlidir. ‘İllaki bu adet bu gelenek olacak, illaki gerçek olacak’ denildiğinde gençlerde de ailelerinde de huzursuzluklar ortaya çıkabilir. İki gencin çıktıkları yolda üçüncü kişiler veyahut aileleri onlara rehber olmalıdırlar. Önemli olan arayı bozmak değil, rehber olabilmektedir” dedi.

‘ÖNCELİKLE BİR EVLİLİKTE SAYGI ARANMALIDIR’

Ailenin baskısıyla yapılan evliliklerin çok sağlıklı olmadığını dile getiren Yağcı,  “Yaşın geçiyor evlen, askerden geldin yuvanı kur” cümleleri ile gençlerin çok karşılaştıklarını belirtti. Yağcı, şöyle devam etti: “Ailesinin bulduğu kızla veya sırf kendi gönlünü kaptırdığı erkekle evlenildiği zaman tabii ki bir yere kadar gidiyor. Hem modernliği hem gelenekselliği içinde barındıran, sevginin olduğu ve özellikle saygı temelli evlilikler daha uzun süren evliliklerdir. Çünkü öncelikle bir evlilikte saygı aranmalıdır. Saygıyı sevgi ile taçlandırırsak mutlu evlilikler olur, eğer biz bunu sabırla taçlandırırsak uzun süren evlilikler olur, eğer biz bunu anlayış ve hoşgörü ile taçlandırırsak mutlu çocukların olduğu mutlu aileler olur.”

HER AİLENİN MUTLULUK SIRRI KENDİNDE SAKLIDIR

Mutlu bir ailenin sırrının her aileye kendine özgü olduğunu belirten Yağcı, açıklamasında şunları dile getirdi: “Her ailede sırlar vardır. Mutluluk aileye özgüdür. Mutluluğun dili yoktur, o sessiz bir köşede oturur. Ta ki o aile gidip onu bulana kadar. Yani acının hüznün bir dili vardır ifade edersin ama mutluluğun dili o ev içerisinde kahkahalarla mutluluk gözyaşı döküldüğünde anlaşılır diyoruz.”

EVLİLİK OKULLARI OLMALI

“Pandemiden sonra boşanma oranları artmaya başladı. Bunun en önemli sebeplerinden biri insanların birbirinden beklentiye çok fazla girmeleri ve tahammüllerinin kalmamış olması. Onun için de bireyler evlenirken öncelikle iyi günde kötü günde bir arada olması gerektiğini bilmeliler. Mutlaka evlilik okulları olmalı ve mutlaka bireylerin en kötü zamanlarda bile birlikte olabileceklerini anlamalılar. Birde tahammül artıyor, insanlar birbirlerini değiştirmek için uğraşıyorlar. Yani evliliklerdeki en büyük problem evlenince değişir nasılsa benim dediğimi yapar şeklinde beklentiye giriyor. Bireyler birbirlerini değiştirmeye çalışmamalıdırlar. Bireyler birbirlerini kendilerine benzetmeye çalışmak yerine farklılıklarını kabul etmeye çalışmalılar. Bence evliliklerin en büyük problemlerinden biri bu aslında birden çok problemleri var.  Ekonomik sebeplerde bunların en başında gelen problemlerde ‘neden onun var da benim yok, neden onda varda bende yok‘ bunlar en belirgin problemler ama ne olursa olsun bir evlilik müessesi varsa bizim istediğimiz bir şeyleri paylaşabilmek o evlilik müessesinin yıkılmaması için çaba göstermek” dedi.

Yağcı, “Mesela Sosyal medya en büyük problemlerden biri, sosyal medyada izlediği diziler yada filmlerde yada medyada gördüklerine özenti çok fazla. Bireyler kendilerini başkalarıyla kıyaslıyorlar ve özenti çok fazla olanı olduğu gibi kabul etmek yerine kendi olmayanı daha fazla istemeye başlıyorlar. Bana uygun mu değil mi? Gerçekten benim için ya da bizim ailemize uygun mu bunu yapabilir mi eşimin maddi durumu uygun mu ya da bu davranışı yaparsam üzülür mü kırılır mı? Bundan ziyade ben istiyorum bencillik temelli gidiyor bazı şeyler onun için empati yeteneğimiz güçlü olmalı eğer evliysek ne karda empati yeteneğimiz güçlüyse boşanma oranlarımız o kadar azalır.”

‘SADECE SORUNU OLAN AİLELERİN GELDİĞİ BİR MERKEZ DEĞİLİZ’

Bize sadece boşanma ya da problemi olan kişiler müracaat etmiyorlar. Ailede güzel giden bir düzen vardır. Ailede bazı konularda üçüncü bir göze ihtiyaç vardır. Bizim ailemizde biz akşamları beraber oturup bir aile toplantısı yapamıyoruz. ‘Sizce eşimin telefonla uğraşması, çocuğumuz ödevleriyle tek benim ilgilenmem’ gibi aileye farklı açıdan bakmak için müracaat eder bize insanlar. İlla ki problemi olan sorunu olan ailelerin geldiği bir merkez değiliz. Sadece biz iyi bir aileyiz daha iyi bir aile olabilmek için daha faydalı eşler olabilmek için, çocuklarımıza daha faydalı ebeveynler olabilmek için yapmamız gereken daha neler olabilir bizim ailemizde diyerekten farklı bir bakış açısıyla bakmak için bize müracaat ederler. Bu sadece problemli aileler müracaat ediyor gibi algılanıyor maalesef bu yanlış bir algı pozitif olan daha güzelini isteyen ailelerin de müracaat ettiği merkeziz biz. Boşanmaya yönelikte danışanlarımız var bunlar da yok diyemem.”

Göktuğ Aile Danışma Merkezi SAHİBİ Müjgan Gölcük Yağcı’nın açıklamaları yarın da devam edecek

 

Kübra Ergün (Özel)