Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bayraktar: Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, toprağın insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, verimli tarım arazilerinin korunmasının gıda güvenliği, ekonomik kalkınma ve gelecek nesillerin refahı açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak

Her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk pazar gününün Türkiye’de Toprak Bayramı olarak kutlandığını hatırlatan Bayraktar, toprağın sınırlı bir doğal kaynak olduğunu ve kaybedildiğinde yerine konulmasının son derece zor olduğunu belirtti. Bayraktar, yalnızca 1 santimetrelik verimli toprağın oluşumunun yüzlerce yıl sürdüğüne işaret ederek, “Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır” dedi.
‘VERİMLİ TARIM ARAZİLERİ HER GEÇEN YIL AZALIYOR’
Bitkisel ve hayvansal üretimin temelini oluşturan tarım topraklarının korunmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Bayraktar, verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir toprakların ancak bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkün olduğunu söyledi. Artan nüfus, plansız kentleşme, sanayileşme ve altyapı yatırımları nedeniyle verimli tarım arazilerinin her geçen yıl azaldığını belirten Bayraktar, erozyon, yanlış toprak işleme yöntemleri, aşırı kimyasal kullanımı ve hatalı sulama uygulamalarının da toprak verimliliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini kaydetti.
‘TÜRKİYE’DE TARIM ALANLARI 27 MİLYON HEKTARDAN 24 MİLYON HEKTARA GERİLEDİ’
Türkiye’de son 30 yılda tarım alanlarının yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara gerilediğini ifade eden Bayraktar, iklim krizi ve küresel ısınmanın etkilerinin Türkiye’de de derinden hissedildiğini söyledi. Toprakların önemli bir bölümünün kriz boyutuna ulaşan erozyon tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, son 30 yılda betonlaşma ve yanlış kullanım nedeniyle 3 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini dile getirdi. İklim krizi ve aşırı yeraltı suyu tüketiminin özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çölleşme riskini artırdığına dikkat çeken Bayraktar, bu durumun geleceğe yönelik ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.
‘TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASINI HAYATİ BİR SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ’
TZOB olarak verimli tarım arazilerinin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Bayraktar, küresel gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerektiğini söyledi. Toprağın doğrudan sürülmesini azaltan ve organik madde miktarını artıran yöntemlerin yaygınlaştırılmasının önemine değinen Bayraktar, damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesi ve toprağın tuzlanmasının engellenmesi gerektiğini kaydetti. Kimyasal gübre kullanımının optimize edilerek organik gübrelerle toprağın mikrobiyolojik sağlığını destekleyen entegre besin yönetimi modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu süreçlerin yapay zekâ ve uydu teknolojileriyle desteklenen dijital tarım araçlarıyla izlenmesinin önemine dikkat çekti.
‘BİRİNCİ SINIF SULANABİLİR TARIM ARAZİLERİ GELECEK NESİLLER ADINA TİTİZLİKLE KORUNMALI’
Bayraktar, tarımsal işletme yapısını bozarak arazilerin parçalanmasına neden olan hobi bahçelerine yönelik idari denetimlerin artırılması ve mevcut mevzuatın tavizsiz uygulanması gerektiğini belirtti. Konut, sanayi, turizm, madencilik ve altyapı yatırımlarının planlama süreçlerinde önceliğin tarımsal verimliliği düşük alanlara verilmesi gerektiğini vurguladı. Arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılmasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını ifade eden Bayraktar, birinci sınıf sulanabilir tarım arazileri, meyve bahçeleri ve zeytinliklerin gelecek nesiller adına titizlikle korunması gerektiğini söyledi. Toprağın geçmişten devralınan ve gelecek kuşaklara eksiksiz aktarılması gereken en değerli miras olduğunu belirten Bayraktar, toprağın korunmasının yalnızca üreticilerin değil toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti. Verimli toprakların korunmasının gıda güvencesinin, ekonomik bağımsızlığın ve geleceğin en güçlü teminatı olduğunu sözlerine ekledi.