Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Beyin sağlığını korumaya erken yaşlarda başlayın’

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskinin azaltılmasında düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku ve sosyal yaşam gibi alışkanlıkların önemine dikkat çekerek, yaşam tarzıyla ilişkili risk faktörlerinin kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer hastalığının ilk belirtilerinden yıllar önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğini belirterek, beyin sağlığını korumaya yönelik alışkanlıkların erken yaşlarda kazanılması gerektiğini söyledi. Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı da artıyor. Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer hastalığıyla mücadele ettiği belirtilirken, bu sayının 2050 yılına kadar 2,5 katına çıkmasının beklendiği ifade ediliyor. Uzmanlar, hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, erken yaşlardan itibaren beyin sağlığını koruyacak yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yapıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Alzheimer riskini azaltmaya yönelik alınabilecek önlemleri ve tanı ile tedavideki yeni gelişmeleri anlattı. Tuncer, yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen yaşam tarzıyla ilişkili bazı faktörlerin kontrol altına alınabileceğini belirtti. Beyin hücrelerinin ilerleyici biçimde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı, yalnızca hastaları değil ailelerini ve yakın çevrelerini de etkiliyor. Hastalığın ilk dönemlerinde yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrarlanması ve tanıdık kelimeleri hatırlamakta güçlük çekilmesi gibi belirtiler görülebiliyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise planlama becerisinde zayıflama, zaman ve mekan algısında bozulma, kişilik değişiklikleri ve günlük ihtiyaçları karşılamada güçlük ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer’ın bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle birlikte kişilerin bağımsızlıklarını kaybedebildiğini ve bakım verenlerin de fiziksel, psikolojik ve ekonomik açıdan zorlanabildiğini ifade etti. Tuncer, Alzheimer’a ilişkin değişikliklerin ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlayabildiğine dikkat çekerek, ileri yaşlarda ortaya çıkan bellek sorunlarının temelinin orta yaşlarda atılmış olabileceğini belirtti. Bu nedenle orta yaş döneminde alınan sağlık kararlarının ilerleyen yıllardaki beyin sağlığı açısından önem taşıdığına işaret etti.

HANGİ FAKTÖRLER RİSKİ ARTIRIYOR?

Uzmanlara göre düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, tedavi edilmeyen hipertansiyon, işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci Alzheimer açısından önem taşıyan risk faktörleri arasında bulunuyor. Obezite, sigara ve alkol kullanımı, sosyal izolasyon, yalnızlık, yetersiz uyku, sağlıksız beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü ve hava kirliliğine maruz kalma da riskle ilişkilendirilen diğer faktörler arasında sıralanıyor.

BEYİN SAĞLIĞI İÇİN 10 ÖNERİ

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilecek yaşam alışkanlıklarını 10 başlıkta topladı. Bunların başında düzenli fiziksel aktivite geliyor. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasının beyin sağlığını desteklediği, tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelerin tercih edilebileceği belirtiliyor. İkinci önemli unsur ise sağlıklı ve dengeli beslenme. Akdeniz tipi beslenmenin; sebze ve meyveler, zeytinyağı, balık, kuruyemiş ve tam tahıllar açısından zengin yapısıyla beyin ve damar sağlığını desteklediği ifade ediliyor. İşlenmiş gıdalar ile aşırı şeker ve trans yağ tüketiminin sınırlandırılması öneriliyor. Yeterli ve kaliteli uyku da beyin sağlığında önemli bir yer tutuyor. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyumanın yanı sıra uyku apnesi gibi sorunların da değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmeyi sürdürmek de öneriler arasında bulunuyor. Kitap okumak, yeni beceriler edinmek, dil öğrenmek ve enstrüman çalmak gibi zihinsel aktivitelerin bilişsel rezervi desteklediği ifade ediliyor.

TANSİYON, ŞEKER VE KOLESTEROL TAKİBİ ÖNEMLİ

Sosyal bağların güçlü tutulması da beyin sağlığını korumaya yönelik öneriler arasında yer alıyor. Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal etkinliklere katılmak ve gönüllülük faaliyetlerinde bulunmak sosyal izolasyonun önüne geçilmesine katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra tansiyon, kolesterol ve kan şekerinin kontrol altında tutulması gerekiyor. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesinin hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Sağlıklı kilonun korunması, sigara ve alkolden uzak durulması da Alzheimer riskini azaltmaya yönelik diğer adımlar arasında gösteriliyor. İşitme kaybı yaşayan kişilerin de durumlarını ihmal etmeden değerlendirme yaptırmaları ve gerekli durumlarda uygun işitme desteklerinden yararlanmaları öneriliyor. Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine mümkün olduğunca daha az maruz kalmak da beyin sağlığının korunması açısından önem taşıyor.

ERKEN TANI VE TEDAVİDE YENİ GELİŞMELER

Alzheimer hastalığında erken tanının tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından kritik olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Tuncer, son yıllarda erken tanı alanında önemli gelişmeler yaşandığını ifade ederek, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) Alzheimer hastalığının tanısına yardımcı olan ilk kan testini onayladığını aktardı. Kandaki Alzheimer proteinlerinin tespit edilmesine yönelik bu tür biyobelirteç çalışmalarının, hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken ortaya konulmasına imkan sağlayabildiği belirtiliyor. Hastalığın seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedavilerin ve biyobelirteçlerin de Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, Alzheimer’ın yalnızca ileri yaşlarda gündeme alınması gereken bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, beyin sağlığını korumaya yönelik alışkanlıkların erken yaşlardan itibaren benimsenmesinin önemini vurguluyor.