“Biz yatırımlara değil, yanlış planlamaya karşıyız”
Açıklamasına yatırımlara karşı olmadıklarını vurgulayarak başlayan Başkan Taylan, şu ifadeleri kullandı: “Biz yatırımlara karşı değiliz. Biz, Dazkırı’nın geleceğini etkileyecek yanlış planlamaya karşıyız. İlçemizde yapılması planlanan Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet binalarının tek bir bina içerisinde toplanarak Esentepe Mahallesi’nde, eski cezaevinin yanında bulunan parsellerin birleştirilmesiyle inşa edilmesinin planlandığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.”
“Bugün alınan kararlar yarının Dazkırı’sını şekillendirecek”
Şehir planlamasının yalnızca bina yapmaktan ibaret olmadığını belirten Taylan, kararların uzun vadeli etkilerine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bir şehir yalnızca yolları, binaları ve meydanlarıyla değil; doğru planlama anlayışıyla büyür. Bugün alınan kararlar, yarının Dazkırı’sını şekillendirecektir. Bu nedenle söz konusu planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bu mesele yalnızca yeni bir bina yapılması meselesi değildir. Bu mesele; şehir merkezimizin geleceği, esnafımızın kazancı, vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine kolay ulaşımı, kamu çalışanlarımızın çalışma şartları ve Dazkırı’nın yarınlarının nasıl şekilleneceği meselesidir.”
“Hazırladığımız proje bağımsız adliye binasını öngörüyordu”
Görev yaptığı dönemde hazırlanan proje ve imzalanan protokol hakkında bilgi veren Taylan, mevcut planlamanın önceki projeden farklı olduğunu ifade etti. “Görev yaptığım dönemde hazırladığımız proje ve imzaladığımız protokol, ilçemizin ihtiyaçları doğrultusunda bağımsız bir Adliye binasının yapılmasını öngörüyordu. Bu planlama ile hem şehir merkezindeki mevcut hareketlilik korunacak, hem adliye hizmetleri kalıcı hale gelecek, hem de yapılacak iş hanı sayesinde vatandaşlarımızın ve esnafımızın ihtiyaç duyduğu ticari alan eksikliği giderilecekti. Üstelik bu modelle belediyemizin bütçesine ilave bir yük getirilmeden kamu yararı gözetilmiş olacaktı.”
“Şehir merkezi ekonomik canlılığını kaybeder”
Yeni planlamanın kamu hizmetlerini kolaylaştırmak yerine daha karmaşık hale getireceğini savunan Taylan, şehir merkezindeki ekonomik hareketliliğin zarar göreceğini dile getirdi. “Bugün ise Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet’in tek çatı altında toplanarak şehir merkezinden uzaklaştırılması planlanmaktadır. Oysa bu anlayışın kamu hizmetlerini kolaylaştırmak yerine daha karmaşık hale getireceği açıktır. Bugün resmi işlemleri için şehir merkezine gelen yüzlerce vatandaşımız; alışveriş yapmakta, lokantalarımızdan faydalanmakta, çay ocaklarımızı, kırtasiyelerimizi ve diğer işletmelerimizi kullanarak ilçe ekonomisine canlılık kazandırmaktadır. Kamu kurumlarının şehir merkezinden taşınmasıyla birlikte bu hareketlilik de büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. Bunun bedelini ise en çok yıllardır emek vererek ayakta kalmaya çalışan merkez esnafımız ödeyecektir.”
“Kamu kurumları şehirlerin kalbidir”
Şehir merkezinden plansız şekilde taşınacak kamu kurumlarının ekonomik ve sosyal hayata olumsuz etki edeceğini belirten Taylan, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Kamu kurumları şehirlerin kalbidir. Doğru planlama yapılarak, yoğunluğu dağıtmak amacıyla kamu kurumlarından farklı yerlerde fayda sağlanabilir. Fakat şehir merkezinden plansız uzaklaştırılan her kamu kurumu, zamanla o merkezin ekonomik ve sosyal canlılığını da beraberinde götürür.”
“Vatandaşlar günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacak”
Planlanan bölgede yeterli ticari altyapının bulunmadığını ifade eden Taylan, vatandaşların ve kamu çalışanlarının çeşitli sorunlarla karşılaşacağını söyledi. “Diğer taraftan yapılması planlanan bölgede vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterli ticari altyapı bulunmamaktadır. Kamu hizmeti almaya gelen hemşehrilerimiz; banka işlemlerinden avukatlık hizmetlerine, yemek ihtiyacından kırtasiye ve diğer günlük ihtiyaçlarına kadar birçok konuda zorluk yaşayacaktır. Bunun yanında hem kamu çalışanlarımız hem de vatandaşlarımız otopark yetersizliği gibi önemli bir sorunla da karşı karşıya kalacaktır.”
“Çardak örneği ortada”
Komşu ilçe Çardak’ta yaşanan uygulamayı örnek gösteren Taylan, benzer bir planlamanın Dazkırı’da uygulanmasının doğru olmayacağını savundu. “Komşu ilçemiz Çardak’ta Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet’in aynı yapı içerisinde hizmet vermesinden kaynaklanan sorunlar kamuoyunca bilinmektedir. Yaşanan tecrübeler ortadayken, aynı planlamanın Dazkırı’da da uygulanmak istenmesi doğru bir yaklaşım değildir.”
“Şehir planlaması geleceği birlikte değerlendirmektir”
Şehir planlamasının kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirten Taylan, şu ifadeleri kullandı: “Şehir planlaması yalnızca uygun görülen bir arsaya bina yapmak değildir. Şehir planlaması; ulaşımı, ekonomik hareketliliği, sosyal hayatı, vatandaş memnuniyetini ve gelecekte ortaya çıkacak ihtiyaçları birlikte değerlendirmektir. Bugün şehir merkezini zayıflatacak her karar, yarın telafisi çok daha zor sonuçlar doğuracaktır.”
“Karar yeniden değerlendirilmeli”
Dazkırı’nın modern kamu binalarını hak ettiğini ancak yatırımların doğru planlanması gerektiğini ifade eden Taylan, yetkililere çağrıda bulundu. “Elbette Dazkırı yeni ve modern kamu binalarını hak etmektedir. Ancak bu yatırımlar ilçemizin gelişimini destekleyecek, şehir merkezini güçlendirecek ve vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak şekilde planlanmalıdır. Bugün yapılacak doğru bir planlama, onlarca yıl boyunca Dazkırı’ya hizmet edecektir. Bu nedenle başta ilgili bakanlıklarımız olmak üzere projede emeği bulunan tüm yetkilileri bu kararı yeniden değerlendirmeye davet ediyorum.”
“Bu çağrı Dazkırı’nın ortak geleceği içindir”
Açıklamasının sonunda konunun siyasi değil, ortak gelecek meselesi olduğunu vurgulayan Taylan, şu sözlerle açıklamasını tamamladı: “Bu çağrı herhangi bir siyasi düşüncenin değil; Dazkırı’nın ortak geleceğinin çağrısıdır. Çünkü makamlar geçicidir… Yapılan eserler kalıcıdır… Ancak yanlış şehir planlamalarının bedelini, o kararı verenler değil; yıllarca o şehirde yaşayacak insanlar öder. Bugün alınacak yanlış bir kararın telafisi yarın çok daha zor olacaktır. Temennim odur ki, yıllar sonra ‘Keşke dinleseydik.’ denilecek bir kararın altına imza atılmasın. Ben demiştim dememek dileğiyle… Dazkırı’mızın geleceği için bu yanlıştan dönülmelidir.”

