Özel Eğitim Uzmanı Serdar Argadal, disleksinin toplumda çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirtti. “Disleksi, zeka seviyesi normal ya da üstün bireylerin okuma, yazma gibi akademik alanlarda zorluk yaşamasıdır. Bu çocukların zekasıyla bir ilgisi yoktur. Sadece farklı bir öğrenme yoluna ihtiyaç duyarlar” dedi.
TANI SÜRECİ: ERKEN TEŞHİS BAŞARIYI ARTIRIR
Disleksi tanısının çocuk psikiyatri kliniklerinde konduğunu belirten Akça Koç, süreci şöyle anlattı: “Çocukta belirtiler görüldüğünde devlet hastanelerinin psikiyatri bölümlerine başvurulmalı. Ardından rehberlik araştırma merkezlerine yönlendirilerek bireyselleştirilmiş eğitim programları hazırlanır.”
Uzmanlar, özellikle ilkokul çağında okuma, yazma ve dikkatte yaşanan güçlüklerin bu süreci başlatmak için önemli sinyaller olduğunu söyledi.
DİSLEKSİNİN KARDEŞLERİ: DİSKALKULİ VE DİSGRAFİ
Disleksinin yanı sıra öğrenme güçlüğü başlığı altında diskalkuli (matematiksel becerilerde zorluk) ve disgrafi (yazma becerilerinde güçlük) gibi farklı alt türler de bulunduğunu ifade eden uzmanlar, bu çocukların sadece akademik değil, sanatsal ve sportif alanlarda da desteklenmesi gerektiğini belirtti.
‘HER ÇOCUK TÜRKÇE-MATEMATİK YAPMAK ZORUNDA DEĞİL’
Disleksili bireylerin sadece zorlandıkları değil, başarılı oldukları alanlara da odaklanılması gerektiğini belirten Argadal, “Bazı öğrenciler müzikte, sporda, resimde olağanüstü yetenek gösterebilir. Sadece yapamadıklarına değil, yapabildiklerine de odaklanmalıyız” dedi.
‘DİSLEKSİ GEÇMEZ, YÖNETİLİR’
Disleksinin bir ömür boyu sürebileceğini ancak uygun eğitimle etkilerinin azaltılabileceğini belirten Koç, “Bu durumla yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Tıpkı bazı sanatçılar ve bilim insanları gibi. Doğru destekle disleksi bireyin hayatını sınırlamaz, zenginleştirir” şeklinde konuştu.
RAPOR KORKUSU YERSİZ
Disleksi tanısı sonrası alınan sağlık raporlarının çocukların geleceğini olumsuz etkilemediğini vurgulayan uzmanlar, “Rapor sayesinde çocuklar özel eğitim desteği alabilir, sınavlarda ek süre hakkından faydalanabilir. Bu rapor askerlik, evlilik, üniversite gibi konularda engel değildir” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK ENGEL: ÖNYARGILAR
Öğrenme güçlüğü konusunda toplumda büyük bir bilgi eksikliği ve önyargı olduğunu belirten uzmanlar, disleksi olan çocukların tembel, ilgisiz ya da zeka geriliği olan bireyler olarak görülmesinin büyük bir hata olduğuna dikkat çekti. Bu çocukların sadece farklı bir öğrenme stiline sahip oldukları belirtildi.
CAN YETKİN EĞİTİM MERKEZİ: 26 YILLIK TECRÜBE
26 yıldır özel eğitim alanında hizmet veren Can Yetkin Özel Eğitim Merkezi, disleksi, diskalkuli, disgrafi gibi öğrenme farklılıkları üzerine bireysel ve grup eğitimleri veriyor. Aynı zamanda gecikmiş konuşma, işitme destekleri ve erken çocukluk dönemi eğitimlerinde de hizmet sunuluyor.
VELİLERE ÇAĞRI: KIYASLAMAYIN, GÖZLEMLEYİN, DESTEKLEYİN
Son olarak ailelere seslenen öğretmenler, çocukların farklılıklarının bastırılmaması gerektiğini vurguladı: “Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Onun bireysel gelişim sürecine odaklanın. En küçük bir belirtide bile mutlaka bir uzmandan destek alın. Sevgiyle, sabırla ve anlayışla yaklaşın.”
UNUTMAYALIM: DİSLEKSİ BİR ENGEL DEĞİL, FARKLI BİR YOLCULUKTUR. HER ÇOCUK ÖZELDİR
8 Ekim Dünya Disleksi Farkındalık Günü kapsamında gerçekleşen bu özel yayın, Can Yetkin Özel Eğitim Merkezi uzmanlarının katkılarıyla disleksi konusundaki ön yargıların kırılmasına katkı sağladı.





