Türkiye ekonomisinin 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program’ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve 2026-2028 dönemini kapsayan OVP ile temel ekonomik büyüme ve hedefler belirlendi. İhlas Haber Ajansı’nda yer alana habere göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program’ı açıkladı. Yılmaz, üç yıla dair bir perspektifle, her yıl eylül ayının başında güncellenen temel politika belgesi olan OVP’nin, bütçe sürecini başlatmakta, makroekonomik büyüklükler, bütçe dengesi, kamu ödenek tavanları ve öncelikli reform alanlarına ilişkin politika ve tedbirleri ortaya koyduğunu belirtti.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME HEDEFLERİMİZDEN SAPMA OLMAMIŞTIR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı güçlü siyasi iradesiyle ortaya koydukları ve koordineli bir şekilde hayata geçirdikleri ekonomi programını başarıyla uygulandığını vurgulayan Yılmaz, “Bunun somut sonuçlarını da hep birlikte görüyoruz. Geçtiğimiz yıl eylül ayında uygulamaya koyduğumuz OVP’den bu yana küresel ve bölgesel düzeyde pek çok olumsuz gelişme yaşanmış, ticaret politikalarındaki belirsizlikler tarihi zirvelerini görmüş, artan jeopolitik risklerle dünya genelinde büyüme görünümü baskılanmıştır. Bu dönemde yaşanan pek çok menfi hadiseye rağmen temel makroekonomik politika yaklaşımımız kararlılıkla sürdürülmüş; fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizden sapma olmamıştır. Bu dönemde ekonomimiz benzer ülkelere kıyasla olumlu ayrışmaya devam ederek, dış şoklara dayanıklılığını bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu.
‘İŞSİZLİĞİMİZİ TEK HANELİ RAKAMLARDA TUTMAYA DEVAM EDİYORUZ’
Ekonomide büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, enflasyonla büyüme arasında bir çelişki bulunmadığı kaydetti. Yılmaz, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik tarihine baktığınızda, düşük enflasyon olan dönemlerde daha sürdürülebilir ve yüksek büyümelerin sağlandığını görüyoruz. Dolayısıyla enflasyonu düşürdükçe büyüme potansiyelimizin yukarı taşınacağını rahatlıkla ifade edebilirim. Büyüme performansında 2025’in ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 gibi yüksek bir oran gözüküyor ama burada baz, mevsim ve takvim etkileri var. Yıl geneline bakıldığında yüzde 3,3’lük büyüme ve enflasyon hedeflerimizde oldukça tutarlı bir büyüme performansı ortaya koyduk. Daha önce yüzde 4 demiştik ama bu dönemde küresel büyüme geçen yıl yapılan uluslararası tahminlerin altında. Bölgemizde ilave jeopolitik birçok gelişmeyi gördük, tarım sektöründe özellikle don ve kuraklığı da yaşadık, bütün bu etkilerle büyümemiz yüzde 3,3 ama bu hiç küçümsenecek bir rakam değil. Dünyadaki vaziyete, bölgemizdeki gelişmelere baktığınızda enflasyonla mücadele edilen bir ortamda oldukça tatmin edici düzeyde büyümemizi sürdürdüğümüzü ve işsizliğimizi tek haneli rakamlarda tutmaya devam ettiğimizi söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.
‘ENFLASYONLA MÜCADELEDE KARARLI VE BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA İLERLİYORUZ’
Yılmaz Türkiye ekonomisinin temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerlediklerini bildirerek, “Milletimizin sorunu neyse bizim sorunumuz odur. Milletimizin önceliği neyse hükümet olarak bizim önceliğimiz odur. Türkiye ekonomisinin temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerliyoruz. 2024 yılında yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşen enflasyonun, 2025 yılında yüzde 28,5’e, 2026’da yüzde 16’ya, 2027’de yüzde 9’a ve 2028 yılında ise yüzde 8 seviyesine gerileyerek, Program dönemi sonunda tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmesini hedeflemekteyiz. Bu görünüm yalnızca fiyat istikrarına ulaşma yolunda önemli bir aşamaya işaret etmekle kalmamakta, aynı zamanda vatandaşlarımızın alım gücünün korunması, gelirin adil paylaşımı, ekonomik güvenin güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından da kritik bir zemin sağlamaktadır. Geçtiğimiz iki yıllık dönemde bu doğrultuda önemli ilerlemeler kaydettik. 2023 yılında yüzde 65 seviyesinde gerçekleşen enflasyon, 2024 sonunda yüzde 44 düzeyine gerilemiştir. 2025 yılında ise bu oranın yüzde 30’un altına düşmesini bekliyoruz. Tek haneli enflasyon hedefimize yönelik olarak uygulamakta olduğumuz sıkı, kararlı ve koordineli para ve maliye politikaları, önümüzdeki dönemde de aynı disiplinle sürdürülecektir. Bu kapsamda, enflasyonda kalıcı düşüşü sağlayarak fiyat istikrarını tesis etme yönündeki kararlılığımızdan hiçbir şekilde taviz verilmeyecektir” ifadelerini kullandı.
‘HEP BİRLİKTE, DAHA MÜREFFEH, DAHA GÜÇLÜ GELECEĞE’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şöyle devam etti: “Yeni OVP döneminde hayata geçireceğimiz politikalar ve reformlar, Türkiye ekonomisini sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nın fırsatlarına da hazırlayacaktır. Bugüne dek olduğu gibi yeni Orta Vadeli Programımız ile de aynı irade ve aynı kararlılıkla yolumuza devam edecek, ekonomimizin dayanıklılığını artırmayı, sürdürülebilir kalkınmayı hızlandırmayı ve toplumsal refahı daha adil ve kapsayıcı bir temelde güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve vizyonu doğrultusunda ekip ruhuyla, kararlılıkla ve tam bir koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte, daha müreffeh, daha güçlü ve geleceğe daha emin adımlarla ilerleyen bir Türkiye’yi inşa edeceğimize yürekten inanıyorum.”
Basın toplantısına; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz katıldı.
‘Enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerliyoruz’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıkladı. Enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerlediklerini kaydeden Yılmaz, “Türkiye ekonomisinin temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerliyoruz. 2024 yılında yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşen enflasyonun, 2025 yılında yüzde 28,5’e, 2026’da yüzde 16’ya, 2027’de yüzde 9’a ve 2028 yılında ise yüzde 8 seviyesine gerileyerek, Program dönemi sonunda tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmesini hedeflemekteyiz” dedi.

